Muhsin Yazıcı

Teklik anlayışı ve şiddet

Birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasında bir insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir…

Artık farklı bakan, düşünen suçludur…

Teklik, gelişmenin, tartışmanın, bilimin, hoşgörünün karşıtıdır. Yani insan olmanın karşıtıdır.

Teklik şiddt üretir…

İŞİD/DEAŞ, Hitler, Stalin, Polbot hepsi teklik peşinde gittiler… İnsanoğluna düşünülemeyecek derecede acılar yaşattılar.

İslam coğrafyasında teklik egemen olduğundan bilim, sanat, estetik gelişmiyor. Farklı ortaya çıkan ne varsa anında yok ediliyor… Açın İslam tarihine bakın farklı düşünenlere ne olmuş. 1650’li yıllardan sonra Osmanlı Devleti’de teklik anlayışı egemen olunca gelişme durmuş ve sonunda yıkılmıştır. Osmanlı Devleti’nde Semerkant’tan gelen bilim insanlarının yerini Mısır Uleması alınca medreseler teklik anlayışına mahküm olmuştur. 1580’li yıllarda gözlemevi şeyhülislamın fetvası padişahın emri ile yıkılmıştır.

Ve günümüzde teklik anlayışı yeniden topluma giydirilmeye çalışılıyor. Günümüz dünyasında bunun mümkün olmadığını görmeleri için toplum büyük bedeller mi ödüyecek yaşayıp göreceğiz.

Muhsin Yazıcı

Önce insan sonra…

Sol düşünce ve hareket, ırkçılığın her türüne, İslam ve Müslüman karşıtlığından istim alanı da dâhil olmak üzere karşıdır.
Çünkü Sol, Müslümana Müslüman olmaktan önce insan olarak bakar.
Ama siz, insana, insan olmaktan önce Müslüman olarak, alnı secde görüyor mu(?) görmüyor mu(?) diye sorarak bakartınız!
O yüzden değil mi ki Alnı secdeye varıyorsa yeter diye her tarafa tereddütsüz doldurduğunuz kadroların ihanetine, saldırısına, darbesine uğradınız?!

İşin ehline değil, bizden mi(?) diye baktınız…

Bizden diye bakılanlar meğer birer kriptoymuş… Birer truva atı olduklarını anladıklarında kale içeriden işgal edilmişti.

Aslında kral çıplak dolaşıyordu. Herkes herkesi piyasa dolaşımında geçer akçe gibi kullanmaya çalıştılar. Çıkarlar çatıştığında büyük elin marifetiyle bilinen 15 Temmuz olayı gerçekleşti…

Muhsin Yazıcı

Gençler kaçıyor

Ülkenin en parlak gençleri yurtdışına gitmenin yollarını arıyor. Yabancı liselerin mezunlarının yaklaşık yarısı yurtdışındaki üniversitelere başvurdu.

Eğitim için yurtdışına gitmek isteyen gençlerin oranı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 30 oranında arttı. Aileler çocuklarını lise düzeyinde yurtdışına yollamak için seçenek arıyor. ABD geçen yıllara göre daha az talep görürken, Kanada ve Almanya üniversite öğrenimi için en çok istenen ülkeler. Devamı…

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu diyor ki;

Değişim; farkına varmakla başlar.

İlk adım o.

Benim insanımın niyeti kötü değil. Bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor.

İnsan öyle bir yaratık ki, farkına vardıktan ve kendine hedef koyduktan sonra kendini yeniden inşa edebilir. Önemli olan güçlünün haklı olduğu değil, haklı olanın güçlü olduğu bir toplum inşa etmektir.

Böyle bir toplum inşa edebilecek gücümüz olduğuna inanıyorum. O zaman şiddet de mekânı terk edecektir.

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu diyor ki;

Sorun aslında birey olamamaktan başlıyor. Kendine özgü sosyolojik, tarihsel nedenlerden ötürü bizim kültürümüzde bireyin önemi yok. Bizim kültürümüzde “Sen kimsin” diye sorduklarında “Sen kimlerdensin” demek isterler. “Nerelisin, ne iş yaparsın” demek isterler. Bireyin düşünce ve duyguları önemli değildir. Mevki, makam, güç sahibi insanların düşünce ve duyguları önemlidir.

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu: Korku kültürü değişmeli

Şiddet her yerde; otobüste, parkta, okulda, evde, sokakta… Her birimiz başka bir şeyden korkar olduk. Kimimiz sokakta rahat dolaşamıyor. Kimimiz etek boyundan korkuyor, kimimiz bir kavganın orta yerinde kalıp bıçaklanmaktan… Bunu en çok hissedenler de kadınlar ve çocuklar… Peki neden, nasıl bu hale geldik, nereye gidiyoruz? Psikolog Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’na göre korku kültürü şiddeti üretiyor. Devamı…

Kimin doğrusu geçerli

Kiminle nasıl konuşacağımızı, ne söyleyeceğimizi, nasıl düşüneceğimizi, hangi konuda nasıl bir üslup, yaklaşım benimseyeceğimizi belirlemek istiyorlar.

Bu grubun içinde Atatürkçü de var, İslamcı da, Alevi de var, Sünni de, Kürt hareketine mensup Kürt de var, ülkücü de, sağcı da var solcu da.

Bir türlü insanların özgürce, kendi iradeleri ile davranacakları eğitimi ve ortamı oluşturmanın çabasına giremedik.

Her birey, kurum ya da siyasal iktidarlar mutlak doğruyu yaptıklarını sanıyorlar.

20.08.2017

Muhsin Yazıcı

Sıra dışı çalışanların farkını ortaya çıkaran 10 özellik

Günümüzde artık her alanda olduğu gibi iş hayatında da aranılan kişinin özellikleri değişim gösteriyor. Liderler tarafından sıra dışı bir çalışan olarak görülmek istiyorsanız artık iş hayatındaki deneyiminiz, performansınız gibi özellikler kesinlikle yeterli değil. 500 kişi üzerinde yapılan uluslararası bir araştırmaya göre liderlerin %78’i artık çalışanlarının kişiliğine göre sıra dışı olup olmadığına karar veriyor. Bu noktada sıra dışılığı kişinin IQ’sundan ayırmak önemli. Devamı…

Cipolla’nın aptalları / Doğan Kuban

Carlo Cipolla ünlü bir İtalyan ekonomi tarihçisidir. Avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. Aynı döneme ilişkin başka önemli yapıtları arasında, sömürülenler, cahiller ve aptallar bağlamında duyarlı olan bu entelektüel ve zeki yazarın “fatihler, korsanlar, tüccarlar”  üzerine de çok güzel bir kitabı var.

1988’de yayınlanan Allegro ma non troppo” (Hızlıca, ama fazla hızlı değil) adlı küçük kitabının ikinci bölümünde aptallığın yasalarını anlatır. Bu küçük yapıt klinik araştırmaların sonuçları ve yazarın tarihi araştırmalarına dayanan ilginç bir toplumsal analizdir. Devamı…

Üstün zekalı çocuklara akademik atölye

TÜZDEV’in, üstün yetenekli çocuklar için kurduğu ‘TÜZDEV Akademi’nin atölye çalışmaları eylülde başlıyor.

Türkiye Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitim Vakfı’nın (TÜZDEV) üstün yetenekli çocukların özel eğitim ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirdiği TÜZDEV Akademi, 2017-2018 dönem atölye çalışmalarına Ankara, Kayseri ve İstanbul’da eş zamanlı olarak eylül ayında başlayacak. Akademide 6-12 yaş arası üstün yetenekli çocuklar için drama, eğlenceli bilim, resmen matematik, akıl haritaları, lisan ve robotik atölyeleri yapılacak. Devamı…

MEB’den “şişirilmiş not” için soruşturma talimatı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),  TEOG kapsamında 8’inci sınıf öğrencilerine şişirilmiş not veren özel okulları tespit çalışmalarında da sona yaklaştı. 213 temel liseye nakil gelen öğrencilerin yıl sonu başarı notlarında bir önceki yılda öğrenim gördükleri okullardaki puanlarına göre ciddi artışlar tespit edilmesi üzerine bu liselere soruşturma açılması talimatı verildi. Kusuru bulunan okullara öncelikle para cezaları, tekrar halinde ise kapatma kararı uygulanacak.  Devamı…

Türkiye’nin temel sorunları

1) Din-Tarım toplumu olmaktan çıkamamış…
2) Feodal azgelişmişliğin değerler sistemini aşamamış…
3) Endüstrileşmesini tamamlayamamış, çevre ülke olmanın ekonomik bağımlılığından kurtulamamış…
4) Kentleşmesini doğru düzgün gerçekleştirememiş, kentlerini, kentsel yaşam biçimini gecekondulaşmaya kurban etmiş…
5) Eğitimini çağdaş dünya ile rekabet edecek bilimsel, teknolojik ve ideolojik düzeye taşıyamamış…

Prof. Dr. Emre Kongar

Ruh geldinse üç kere tıklat…

Avrupalı yer bilimciler Kızılderilelrin yaşadığı bölgede araştırma yapmaktadırlar. Dağlık bir bölgede yolculuk yapmak için Kızılderili bir rehberle yolculuğa çıkarlar. Bir zaman sonra Kızılderili rehber mola verir oturur. Yola çıkmak isteyen bilim insanlarına daha beklemeleri gerektiğini belirttiğinde nedeni sorulur. Kızılderili rehberin verdiği yanıt: “Biz hızlı yürüdük, ruhlarımız geride kaldı. Ruhlarımızın bize yetişmesi için bekliyoruz” der… Devamı…

İnsan sağlığı için obeziteden daha büyük tehdit

Yalnızlık, insan sağlığı için aşırı kilodan daha büyük tehdit oluşturuyor, bu faktörün insanlar üzerindeki etkisi de yıldan yıla büyüyor.

ABD’nin Brigham Young Üniversitesi bilim insanları, yalnızlığın ve sosyal izolasyonun insan sağlığı için obeziteden daha büyük tehdit oluşturduğunu, etkisinin de yıldan yıla büyüdüğünü tespit etti. Devamı…

Bizden hatırlatması

Atom Teorisi, Görelilik Teorisi, Hücre Teorisi neyse, Evrim Teorisi de odur. O kadar kesinlik kazanmıştır. Bu ve benzeri teoriler bilimsel kapsam olarak çürütülmeye açıktır, ama gelinen nokta, kazandıkları müktesebat olarak çürütülmeleri de olanaksıza yakındır.

Dini inançlarını bilimin önüne koyanların varacağı yer hiçliktir…

Dünya çapındaki tüm bilimsel araştırmaları indeksleyen Web of Science veri tabanına göre, Evrimsel Biyoloji kapsamında değerlendirilen sadece 2016 yılında 75.000’i aşan araştırma makalesi yayımlandı. evrin Teorisine karşı olduğunu ve bilimsel olmadığını söyleyenlerin kaçı bu kadar bilimsel araştırma yapıldığını biliyor?