Muhsin Yazıcı

İnsanlığın çok ciddi bir sıkıntısı var: Hemen vazgeçiyoruz

Gözlemlerime dayanarak söylüyorum, çok ciddi bir sıkıntımız var: Hemen vazgeçiyoruz!

Konusu hiç önemli değil; genelde süreç benzer işliyor. Bir şeye heves ediyoruz, “Çok istiyoruz” diyoruz, cesaret ediyor, adım atıyoruz, sonrasında ise üç kere denedikten sonra “istediğimiz ve beklediğimiz” sonucu alamayınca hemen sıkılıp vazgeçiyoruz. Devamı…

3 saniyeden fazla süren tokalaşmaya dikkat edin!

Science Focus’un haberine göre, İngiltere’deki Dundee Üniversitesi Sosyal Bilimler Okulu Psikoloji Bölümü’nden Dr. Emese Negy’nin önderliğindeki çalışmada yüksek lisans öğrencileri, 36 katılımcıyla işleri ve kariyer hedefleri konusunda mülakat yaptı.

Katılımcılar, daha sonra ikinci bir araştırmacıyla tanıştırıldı. Bu araştırmacı da bazı katılımcılarla 3 saniyeden az (normal), bazılarıyla 3 saniyeden fazla (uzun) tokalaşırken bir kısmıyla ise hiç tokalaşmadı. Çalışmada tokalaşmanın öneminden haberi olmayan katılımcıların, buna yönelik tepkileri incelendi. Devamı…

Ege’nin Antik Öyküleri: Fakir Miletli İle Zeus

Felsefenin Başladığı Yer: Milet (Miletus)

Günün birinde, fakir bir Miletli ile gök tanrısı Zeus Milet agorasında bir konu üzerinde tartışmaya başlamışlar. İşin doğrusu bir ölümlü ile bir Tanrının hem de üstelik bir Baştanrının tartışması görülmüş duyulmuş bir şey değildir ama her şeyden önce “filozoflar kenti” olarak ünlenen Milet özgür düşüncenin başladığı, pozitif bilimlerin temellerinin atıldığı bir kenttir. Devamı…

Çocuklar, Okullarda Demokrasiyi Nasıl Deneyimleyecek?

Hemen hemen bütün ülkelerde eğitim sistemi ve sistemin temel taşı olan okullardan özgür, eleştirel düşünebilen, sorumluluk sahibi, sosyal sorunlara duyarlı, insanları seven ve demokratik değerlere sahip bireyler yetiştirmesi beklenir.

Bu anlamda halkın egemenliğine dayanan bir yönetim şekli olarak tanımlanan demokrasi, bir toplum tasarımı olarak da eğitimle doğrudan ilişki içindedir. Eğitim ve eğitimli insanlar olmadan ne demokrasi yeşerebilir, ne de yaşanabilir. Devamı…

Günün önerisi: Şu Çılgın Türkler / Okumanın tam zamanı

Bu şahane kitap 20. yy.ın sömürgecilerine karşı bir ulusun verdiği onur mücadelesini anlatıyor. Bu topraklarda geçen, hiçbir satırı kurmaca taşımayan; tamamı Türk, Yunan, İngiliz devletleriyle uluslararası kurulların raporlarında, yerli/yabancı gazetelerde ve o günleri yaşamış insanların belleklerinde/anı kitaplarında belgelenen olaylar…

Sadece belgelere atıfta bulunan dipnotlar kırk yedi sayfa sürüyor! Bu coğrafyayı,tarihi, bu Anadolu’yu bilmeyen yabancı bir göz okuduğunda yazar fazla abartmış diyebilir, yaşananlar öyle olağanüstü. Devamı…

Ulukaya Şelalesi: Aşk Acısının Dindiren Şelale

Şelaleyle ilgili mitolojik hikayeye göre, geçmişte bölgede yaşayan uzun boylu ve iri vücutlu Selamnos, ormanlık alanda karşılaştığı, çevrede güzelliğiyle ünlü Hera’ya aşık olur.

Hera’nın ailesinin karşı çıkmasına karşın bir süre sonra evlenirler.

Çiftin evliliğinin ilk yıllarındaki mutluluk, Selamnos’un anlaşılamayan ve uzun süren rahatsızlığı nedeniyle zayıf, çelimsiz ve çirkin hale gelmesiyle bozulmaya başlar. Devamı…

Boratav: Emperyalist cephede kaos var

Emperyalizmin “ağababası” olan ABD zayıflamıştır. Amerika devleti, dış siyasette dağılmıştır. Dışişleri Bakanlığı, Pentagon, CIA uyumsuzluğu vardır. Neo-con / Evangelist fanatizmi her üçünü de kuşatır. Bu kurumlar, karşıt akımlar birbirleriyle çatışır. Bu kargaşaya yekpare bir ”yüce akıl atfetmek”, Amerikan emperyalizminin gücünü abartıyor.

Korkut Boratav ile bu ayki söyleşimizi emperyalizm ve bağımlılık ilişkisi üzerine gerçekleştirdik. Emperyalizmin gelişimi ile birlikte bağımlılık ilişkilerinin aldığı biçim ve emperyalist cephenin bugünkü konumu üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşi anti-emperyalist mücadele çizgisinin hatlarını da çiziyor. Son dönemlerde iktidarın iki yüzlü ABD politikasından yola çıkarak gündeme taşınmaya çalışılan sözde anti-emperyalizm tartışmalarının doğru zeminde yapılması açısından da okunması gereken bir söyleşi. Devamı…

Rus Ayısı, ABD Kel Kartalı ve İngiliz Aslanı ile yatağa girmek

Lozan görüşmeleri sırasında İngiliz delegasyon başkanı Lord Curzon’un İsmet Paşa’ya,

-“Tüm isteklerimizi reddettiniz, hepsini cebime koydum. Ülkeniz yanmış yıkılmış, toparlanmanız için paraya gereksiniminiz var. Yarın para diye bize geleceksiniz. O zaman cebime koyduğum isteklerimizi bir bir çıkarıp size kabul ettireceğiz” dediği bilinir.

İsmet Paşa’nın yanıtı da ilgi çekicidir.

-“Eğer gelirsek yaparsınız”

İsmet İnönü sonraki yıllarda,

-“Büyük devletlerle dostluk ayı ile yatağa girmektir. Bu dostluklar sırasında bu sözleri hiç unutmadım” demişti.

Günün önerisi: Balık tüketirken dikkat edilmesi gerekenler…

Balık türleri besin değeri açısından değerli olduğu kadar da damak zevkine hitap eden bir lezzet sunuyor. Ancak balık tüketiminde bazı kalıplaşmış hatalar hem besin değerlerini kayba uğratıyor hem de sağlık açısından tehlike oluşturabiliyor… Peki balık tüketirken nelere dikkat edilmeli?

Eylül ayında sezonun açılmasıyla beraber tezgahlarda çokça görmeye başladığımız, ancak tüketim olarak yetersiz kalan bir besin: Balık. Protein içeriği yüksek A, D, K ve B grubu (B1, B2, B3, B6, B12) vitaminlerinden zengin; omega-3, iyot, selenyum, fosfor, çinko ve magnezyumun da iyi birer kaynağı. Yapılan bilimsel çalışmalar, içerdiği çok sayıda vitamin ve mineraller sayesinde düzenli balık tüketiminin; hafıza, göz ve kemik sağlığımızı güçlendirdiğini; koroner kalp hastalıkları riskinive total kolesterolü düşürdüğünü; kolon, meme, rektum kanserlerine karşı koruyucu olduğunu; içeriğindeki omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin beyin ile sinir sistemini güçlendirerek bağışıklık sistemini koruduğunu gösteriyor. Devamı…

Bilimsel olarak siyaset hasta ediyor: ‘Sol görüşlüler daha çok stres altında’

Amerika Birleşik Devletleri’nin Nebraska-Lincoln Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, siyasetin insan sağlığına olan etkilerini ortaya koydu.

Araştırmanın sonuçlarına göre siyaset, insan sağlığına zarar veriyor; uykusuzluk ve mutsuzluğa sebep oluyor. Araştırma sol görüşlü olanların daha stresli olduklarını da ortaya koydu. Devamı…

Doğan Kuban: İstanbul ülkeyi çökertecek, kalkınmaya engel noktaya ulaştı

Çelişik gibi görünen bu söz, İstanbul’un birçok alanlarda örnek ve öncü olduğunu yadsımak için değildir. İstanbul’un başını alıp gitmesi, ülkeye yayılması gereken çağdaş davranışların, teknolojinin önünü kesiyor. Halkı ve işverenleri kendine çekip, çağdaş etkinlikleri inhisarına alıyor.

İstanbul ulaştığı megalopolis boyutlarıyla, ülkenin vücudunun taşıyamayacağı bir koca kafa haline dönüşen, ekonomik etkinliğin yurt yüzüne dengeli yayılmasına engel olan ve Anadolu halkının topraklarını terk ederek ülke tarımını dış dünya pazarına dönmeye zorlayan, ve sonuçta uluslararası sermayenin aşağı düzeyde bir ortağı olarak fakir halkı tüketici olmaya teşvik eden, giderek Türkiye’nin sömürülen bir topluma dönüşmesine neden olacak bir emme basma mekanizması olarak çalışmaktadır. Devamı…

Naci Görür: Dünkü depremin sebebi gaz kaçağı olabilir ama bunu araştıracak ekip ve ekipmanımız yok

Marmara Denizi’ndeki fay hattı üzerine yaptığı araştırmalarla bilinen Prof. Dr. Naci Görür, dün meydana gelen ve İstanbul genelinde hissedilen depreme ilişkin değerlendirmede bulundu. Görür’ün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama şu şekilde:

“Orta çukurlukla Çekmece gölleri arasında uzanan fay kolu ilk kırılmasını beklediğimiz faydır. 70-75 km uzunluktadır, kırıldığında en az 7,2 büyüklüğünde deprem üretir. Bu kol kilitlenmiştir. Yani hiçbir hareket belirtisi ve üzerinde deprem yoktu. Bu kol enerji biriktiriyordu. Bu nedenle ilk bunun kırılacağını düşünüyorduk. Dünkü deprem işte bu kolun en batı ucunda, yani orta çukurluğun hemen doğusunda oldu. Bu nedenle dikkate alınması gereken bir deprem. Söz konusu kolu belli ölçüde etkileyebilecektir. Devamı…

Hava döndü: İnsanlık bu defa çok da şanslı olmayabilir

İklim krizi derinleşti, insanlık bu kez çok da şanslı olmayabilir.

İklim krizine bağlı felaketlerin en kötüsünün henüz yaşanmadığını belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ayşe Uyduranoğlu, “Gidişat böyle olursa insanlık bu defa çok da şanslı olmayabilir” dedi. Devamı…

Öğrencilerin yüzde 40’ı okuduğunu anlayamıyor

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 4. sınıf öğrencilerine yönelik araştırmaları, eğitimin ilk basamağındaki durumu gözler önüne serdi.

Öğrencilerin yüzde 40’ı Türkçede, okuduğunu anlama sorularında başarısız oldu. Çocukların yarıdan fazlası da matematik ve fen bilimlerinde akıl yürütmekte zorlandı.

MEB, 4. sınıf öğrencilerinin Türkçe, matematik ve fen bilimleri derslerinde kazandıkları bilgi ve becerilerini izlemek amacıyla yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladı. Devamı…

İnsanlar zehirli bitkileri pişirmeyi nasıl öğrendi?

1860’ta Robert Burke ve William Wills Avustralya’nın güneyindeki Melbourne’den kuzeydeki Carpentaria Körefezi’ne doğru yola koyuldu. Amaçları, Avustralya’nın o güne dek hakkında fazla şey bilinmeyen iç bölgelerini keşfetmekti.

Ancak keşif planlandığı gibi gitmedi. Burke, Wills ve yanlarına katılan İrlandalı asker John King dönüş yolunda yiyeceklerini tüketmişti.

Bir dere kenarında mahsur kalmışlardı. “Dereden ayrılamadık, iki devemiz de öldü, yiyeceklerimiz tükendi. Hayatta kalmaya çalışıyoruz” diye yazmıştı Wills. Devamı…

Türkiye eğitime en az harcayan 3’üncü ülke

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının yarısı kadar bütçe ayırıyoruz. Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar her öğrenci için yıllık 5 bin 633 dolar harcanıyor. OECD ortalaması ise 10 bin 502 dolar…

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2019 yılı eğitim raporu, Türkiye için iç açıcı bir tablo ortaya koymadı. 2016 verileriyle hazırlanan rapora göre, Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar her bir öğrenci için yıllık 5 bin 633 dolar harcanıyor. Devamı…

Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşal Rütbesi ile Gazi Unvanı Verilmesi

TBMM’nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ”Mareşal” rütbesi ile ”Gazi” unvanı verişinin 98. yıldönümü törenlerle kutluyoruz.

Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya, Millet Meclisi, 19 Eylül 1921’de kanunla ”Müşir” (Mareşal) rütbesi ile ”Gazi” unvanı verdi. Mustafa Kemal’e, Milli Mücadele’nin başında Erzurum’da bulunduğu sırada, kendisini İstanbul’a çağıran Saray ile 8-9 Temmuz 1919 gecesi yaptığı telgraf görüşmesinde; resmi memuriyetine son verildiği bildirildi. Devamı…

İşin içinde başka iş var… Evrim eğitimi neden kaldırıldı

Yazar Yusuf Fidan’ın Türk eğitim sistemini incelediği kitabı “Eğitimde Çöküş” Destek Yayınları’ndan çıktı.

Türk eğitim sisteminde inanç eksenli ve piyasacı eğitim anlayışının sistemin çöküşünü beraberinde getirdiğini belirten Yusuf Fidan, bu eğitim anlayışının nasıl oluştuğunu anlattı. Dini vakıf ve cemaatlerin yapılan protokollerle okullara sokulmasını ve benzer uygulamaların önünde hiçbir engel kalmadığını söyleyen Fidan, seçmeli din dersleri ile okulların “imam hatipleştirildiğini” belirtti. Devamı…

Prof.Dr. Niyazi Kahveci diyor ki;

“Batılılar düşünürken Müslümanlar düşünmemektedir. (…) Batılılar, akıllarına ve düşünlerine hitap edilebilir vasıfta iken Müslümanlar, ancak duygularına hitap edilebilirlerdir. Bu nedenle masal, hikâye ve efsane anlatımlarına çok itibar etmektedirler. Kuran’ın bile duygulara hitap eden efsanelerini sevmekte, düşünlerine hitap eden ayetlerine itibar etmemektedirler.
Bu niteliğinin somut sonucu olarak Batılılar kendi düşün ürünleri ile ortaya çıkmakta, Müslümanlar ise onların karşısına kendi ürünleri ile değil, Allah’la, onun ürün ve eserleri ile çıkmaktadırlar. Sonuç elbette Müslümanların mağlubiyeti olmakladır.”

Prof. Dr. Niyazi Kahveci, Çağımız ve Türkiye, Sinemis Yayınevi. S.15

L’Oreal Türkiye ve UNESCO işbirliği ile 2019’un bilim kadınları seçildiler

Bu 6 genç bilim kadınına dikkat. Kimi kanser üzerine sürdürüyor araştırmasını, kimi güneş enerjisi, kimi antibiyotik kullanımının yerini alacak bir proje yürütüyor bakterilerin davranışlarını inceleyerek, kimi kanserli hücrelerin 3 boyutlu modellemeleri üzerine…

Üniversitelerinde ders veriyorlar, araştırma yapıyor, projelerini sürdürüyorlar. Çoğunun ya bebeği ya küçük çocuğu var. Ortak noktaları azimleri, bilim tutkuları.. Devamı…

Ölüler hakkında tüyler ürperten araştırma

Avustralya’da bir adli tıp araştırması, ölülerin temenni edildiğinin tersine huzur içinde uymadığını ortaya koydu. Bir ‘ceset çiftliğinde’ hızlandırılmış kameralarla yapılan çekimler, ölü beden kurur ve ve çürürken uzuvların hareket ettiğini gösterdi.

‘Ceset çiftliği’ diye tabir edilen ve 70 ölü beden üzerinde inceleme yapan Avustralya Tafonomi Deneysel Araştırma Tesisi’nde (AFTER) kurulan hızlandırılmış kameralar, ölümün üzerinden bir yıldan uzun süre geçtiğinde bile bedenlerin hareket ettiğini saptadı. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.