Muhsin Yazıcı

İş işten geçmeden İran’la savaşı durdurmalıyız

Trump yönetimi, John Bolton liderliğinde, ABD’nin egemenliğini korumak için felaket peşinde koşuyor.

ABD’nin İran’a saldırı tehdidi gayet gerçek. Trump yönetimi John Bolton liderliğinde, İran’ın kötülükleri hakkında hikayeler uyduruyor. Saldırı için bahaneler uydurmak kolay. Bunun tarihte birçok örneği var.

İran’a yönelik saldırı, dünyanın patronuna karşı gösterdiği “başarılı meydan okumaya” son vermesi için, ABD’nin ezici kuvvetini sergilediği uluslararası programın unsuru. ABD’nin Küba’ya 60 yıl boyunca işkence yapmasının başlıca nedeni de buydu. Devamı…

Dalkavukluk, ahtapotun kolları gibi her tarafı sarmaya başladı

Kurumların en tepesi her yere ve her şeye egemen olmaya başlayınca, yukarıdan aşağıya doğru kademem kademe her yerde (İdarede, bürokraside, belediyelerde, kurumlarda, dairede, üniversitelerde, şirkette, sokakta, kafede…) dalkavukluk derecesinde bağlılık artıyor…

Sayıları da, etkileri de gün gittikçe etkinleşiyor…

Otoriteye teslimiyet ve yaltaklanmak olarak da değerlendirebileceğimiz el etek öpme, dalkavukluk Türk siyasetinin temel hastalıkları arasındadır. Devamı…

Günün fıkrası: Hakim Bey, bizim köyde “göte göt derler”

Can Yücel’in şiirlerinde geçen “göt” sözcüğünden dolayı bir köylü mahkemeye vermiştir.

Can Yücel, mahkemedeki sözlü savunmasını ‘bizim köyde göte göt derler’ diye bitirir evet, ancak öncesinde bir de fıkra anlatır mahkemede,

Fıkra:
Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı köylüler. Koca devletin koca doktoruna.

Doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere.

Köylüler tabi ‘tamam dohtor bey’ diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Devamı…

Fesin kavukla, şapkanın fesle mücadelesi

 “İdeal ele geçince, ideal olmaktan çıkar, yaşanır bir şey olur… Bazı şeyler, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. Adam fesi atar, şapkayı giyer ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanlardaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz, onunla boğuşursunuz. Yeni bir zihniyet, yeni bir ahlak yerleştirinceye kadar boğuşursunuz ve sonunda başarılı olursunuz. Önemli olan boğuşmaktan yorulmamak, umutsuzluğa düşmemektir. Milletler böyle ilerler. Yorulan, umutsuzluğa kapılan yenilir. Biz biliyoruz ki, inandığımız şey doğrudur, yenidir, ileridir. Öyleyse; eskiyi, geriyi, işe yaramazı mutlaka yeneceğiz demektir. Çünkü ilerlemenin başka çaresi yoktur. Yaşamak kanunu budur”.                     

Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1933

 

Kastamonu Gezisi

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te ünlü Kastamonu gezisine çıktı. Yöreye ilk kez geliyordu. Yöre halkı onu, “yetenekli bir köylünün görmeden yaptığı bir resimden! İri yarı, pala bıyıklı, elinde iki metrelik bir kılıçla gavurları kesen bir savaşçı”olarak biliyordu. Oysa bambaşka bir insanla karşılaşmışlardı. “Askere benzer bir yanı yoktu, fes yerine başına geçirdiği o şey, ne olabilirdi?”2 Herhalde, gavurluğun göstergesi şapka değildi!.. Devamı…

Kedilerin tırnaklarının sökülmesi yasaklanmalı mı?

Birçok Avrupa ülkesi ile Brezilya, İsrail, Avustralya ve Yeni Zelanda’da kedilerin tırnaklarının sökülmesi yasak.

New York, ABD’de kedilerin tırnaklarının sökülmesini yasaklayan ilk eyalet olabilir. Bu işlemi tıbbı ihtiyaçlar haricinde yasaklayan yasa tasarısı eyalet meclisinden geçti. Yasa, New York Valisi Andrew Cuomo’nun onayıyla yürürlüğe girecek. Devamı…

Evlilik erkeklerin ömrünü uzatırken kadınlarınkini kısaltıyor

İngiltere’de yapılan bir araştırma, evliliğin erkeklerin ömrünü uzatırken, kadınların yaşamını kısalttığını ortaya koydu.

London School of Economics’te görev yapan davranış bilimleri uzmanı Paul Dolan’ın son araştırmasına göre, en mutlu ve en uzun yaşayan grubun “bekar ve çocuksuz kadınların” olduğu tespit edildi.

Dolan, ‘Sonsuza Kadar Mutlu: Mükemmel Yaşam Efsanelerinden Kurtulmak’ adındaki kitabında, “Erkekseniz size evlenmenizi tavsiye ederim, ama kadınları için aynı şeyi söyleyemem” ifadelerini kullanıyor. Devamı…

Utangaçlık neden kaynaklanır?

İnsanlarda utangaçlık özelliğinin gelişmesinin ardında evrimsel nedenler yatıyor olabilir.

Bir partiye gittiğinizde diğer insanlarla tanışıp konuşma fikri sizi korkutuyor mu? Ya da kitle önünde konuşma veya sunum yapacağınızı düşünmek bile sizi terletiyor mu? Öyle ise yalnız değilsiniz.

Akindele Michael utangaç bir çocuktu. Nijerya’da çoğu zamanını aile evinde geçiriyordu. Anne ve babası ise hiç de utangaç değildi. Akindele kendi utangaçlığını evin korunaklı ortamında büyümesine bağlıyor. Peki gerçekten öyle midir? Devamı…

Günün fıkrası: Muhtarlık bile yapamaz / Bu bir Binali Yıldırım fıkrasıdır

Binali Yıldırım, bütün mevkilere atama ile gelmiştir. Recep Tayyip Erdoğan ile 1994 İstanbul Büyükşehir’den beri kader arkadaşlığı yapmıştır. Kendisini her derde deva joker olarak görmektedirler.

2014 yılı yerel seçimler vardır.

Reis: “Gel Binali, seni İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı atadım”

Binali: “Emredersiniz efendim.”

Seçimler yapılır. Binali Bey kaybeder. Devamı…

Yalan propaganda çarkı dönmeye başladı

Peygamberimiz vefat ettiğinde din elde gitmemiş

Hz Ebu Bekir

Hz Ömer

Hz Osman

Hz Ali vefat ettiğinde din elden gitmemiş

Yüzbinlerce sahabe vefat etmiş din elden gitmemiş

Haçlı seferleri olmuş din elden gitmemiş

Fatih Sultan Mehmet ölmüş din elden gitmemiş.

İddia şu;

AKP İstanbul’u kazanamazsa din elden gidecekmiş.

Okyanusbilimi Uzmanı Profesör Cemal Saydam: “Kanal İstanbul Projesini Rafa Kaldırın Demiyorum, Unutun Diyorum”

Okyanusbilimi uzmanı Prof.Dr. Cemal Saydam, hükümetin çılgın projelerinden ‘Kanal İstanbul’u masaya yatırdı. Dünyada sadece İstanbul boğazlarında görülen özellikleri sıralayan Saydam, “Projeyi rafa kaldırın demiyorum, unutun diyorum” diye sesleniyor. Saydam’ın bilimsel analizlerini okurken çok şey öğreneceksiniz..


Kanal İstanbul ile ilgili olarak benden görüş soranlara öncelikle ben bir soru yöneltiyorum.
Diyelim ki İstanbul Boğazı’nda, Arnavutköy’de bir yere oturdunuz ve Boğaz’ın o eşsiz manzarasını seyrediyorsunuz. Derler ya “Denize bakarken bir şey düşünmezsiniz” diye. İşte o anlardan biridir gözleriniz önünde oluşan ve alır sizi götürür başka diyarlara. Devamı…

Müslümanlık azalıyor ama ‘İslami ülkeler’ yükseliyor, nasıl oluyor?

Dini referans alarak siyaset yapan AK Parti iktidarıyla ülkenin geldiği durum ortada.

Ekonomi, eğitim, adalet, tarım, bilim, sanat, ahlak, insanlık, vicdan… Ülke her alanda ciddi tahribatla karşı karşıya.

Bu tablo dindar-muhafazakar çevrelerde derin bir sorgulamaya neden oldu.

Gelinen durumla ilgili sorgulama sadece İslamcı yazarlar ve kimi siyasetçiler arasında değil, toplumda da yapılıyor.

İnancın insana ahlak kazandırdığı, dini terbiye almış insanların daha adil, daha vicdanlı, daha dürüst olduğu anlayışına yönelik bir tartışma bu. Devamı…

Bak sen şu düşünüre!!!

Nagehan Alçı isimli gazeteci demiş ki: Atatürk bir diktatördü.

Bu hanımefendiye o kadar okulda tek bir hocası olsun hatırlatmadı mı(?), gelmiş geçmiş tüm Türk Tarihi’nin soydan kandan atadan babadan oğula gelmeyen tek ve ilk sivil devlet başkanının adının: Mustafa Kemal Atatürk, olduğunu.

Bugün çıkıp konuşabilme özgürlüğüne sahipse ve bu ülkenin kurucusuna diktatör diyebiliyorsa, M. Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimlere bir baksın. Devamı…

Günün öyküsü: İpin ucu kaçınca..

Adamın biri palavracılıkta hayli nam salmış. Oğlu da babasının bu palavralarından utandığından bir gün oturup kendisini uyarmış.

-“Baba birileriyle konuşurken palavralarında endaze tanımıyorsun. Annemle birlikte ele güne rezil oluyoruz. Bu huyundan vazgeç artık.”

Babası da:

-“Bu durumun elim değil” söyleyince…

Oğlu bir formül bulmuş. Birileri kendilerine misafirliğe geldiğinde babasının ayak başparmağına bir ip bağlayacak, babası atmaya başladığında ipi çekecekmiş. Devamı…

Tarih öncesi insanlar kendilerini nasıl tedavi ediyordu?

Yazılı tarihten önce, insanların atalarının çok sayıda tıbbi mantar, bitki ve diğer doğal araçlardan faydalandığına inanmak için nedenler mevcut. Doğal ilaçların kullanımı, büyük ihtimalle modern bilim insanlarının bu ilaçların biyokimyasal yapısını anlamalarından çok daha önceye, milyonlarca yıl geriye uzanıyor.

Alexander Fleming’in 1928 yılında penisilini keşfetmesinden uzun zaman önce, insanlar enfeksiyonla mücadele etmek için antibiyotik kullanıyorlardı.

1800’lü yılların sonlarında, Fransız doktor Ernest Duchesne, eyerlerde büyüyen küfü kullanarak yaraları iyileştirilen sağlıklı Arap çocuklarıyla karşılaştı. Devamı…

Prof. Dr. Selçuk Şirin ‘Yetişin Çocuklar’ı ve eğitimi anlattı: Babalar çocuk yetiştirmede yok!

“Biz tüm sorumluluğu anneye yüklüyoruz. Türkiye’de babalar çocuk yetiştirmede yok. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar da mutsuz”

Newyork Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin ile yeni kitabı Yetişin Çocuklar’ı konuştuk.

Okulöncesinden ergenliğe, Türkiye ve dünyada pek çok bilimsel çalışmaya imza atan, ABD Bilimler Akademisi’nin çocuk yetiştirme komisyonunda görev alan Selçuk Şirin, bu kitabın hikâyesini şöyle anlatıyor: “20 yıl önce yazmayı tasarladığım bu kitabı ve notlarımı kendi çocuklarımı yetiştirmeye başlayınca rafa kaldırdım. Devamı…

Bu bir Binali Yıldırım fıkrasıdır: Binali Yıldırım icadı robot

Binali Yıldırım, YSK kararı ile yenilenen İstanbul seçimleri için çalışmaya başlamıştır. Ama önünde büyük bir engel vardır. Rakibi Ekrem İmamoğlu YSK tarafından mağdur edildiği de ortadadır.

İstanbul / Avcılara yaptığı bir ziyarette aynen şöyle der:

-“Sandık başkanı ve üyeleri bakıyor seçmene, diyelim ki AK Parti’nin adayına verecek gibi anladığı seçmene Büyükşehir pusulalarını vermiyorlar” Devamı…

Okumaya hiç vaktimiz yok ama her gün bir roman okuyoruz

‘Yoğunluktan’ veya ‘vakit bulamadığımız’ için hiç kitap okuyamayan bir insana dönüşünce, sadece öğrencilik yıllarımızda veya yaşamımızın bir bölümünde okumuş olduklarımızla yaşamımız boyunca ‘aydın’ bir insan kalamayız

Nietzsche’nin bir besteci arkadaşı, mektuplaşmalarında, düşünürün, 1882’den önce yazdıkları ile sonraki yazıları arasındaki üslup farkına dikkat çeker ve bu radikal üslup değişikliğinin nedeni hakkında bir tahminde bulunur. Nicholas Carr’ın, Alman iletişim uzmanı Friedrich Kittler’den aktardığına göre, arkadaşının tespit ettiği sebebe hak verir Nietzsche. Devamı…

Ağaçların ‘sosyal ağlarının’ haritası çıkartıldı

Araştırmacılar her orman veya korunun altında, ağaçların ve bitkileri birbiyle bağlayan köklerden, mantarlardan bakterilerden oluşan karmaşık bir ağ olduğunu tespit etti.

Yaklaşık 500 milyon yıllık bu ağ internet için kullanılan “world wide web – dünya çapında ağ” terimine atıfla “wood wide web” diye adlandırılıyordu. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.