Muhsin Yazıcı

Kazanan insanlık olacaktır

Emile Zola’yı tanırsınız. Ünlü Fransız romancı. Yazdığı romanlar artık klasik olmuştur. 1840 yılında Paris’te doğmuş, 1902 yılında Paris’te ölmüştür.


Ama onu ölümsüz kılan, romanlarından daha çok, yaşamında verdiği adalet mücadelesidir. Fransız ordusunda Alfred Dreyfus adında bir yüzbaşı, Almanlara casusluk yaptığı öne sürülerek yargılanır, suçlu bulunur, Guyan açıklarındaki Şeytan Adası’nda hapse atılır.
Avukatı, Emile Zola’ya gider, Yüzbaşı Drayfus’un suçsuz olduğunu, bir komploya kurban gittiğini anlatır. Devamı…

Günün sorusu: Günde ne kadar su içeceğimize nasıl karar vermeliyiz?

Günde birkaç litre su içmenin sağlığa iyi geldiği, enerjiyi artırdığı, cildi güzelleştirdiği, kilo kaybetmeyi kolaylaştırdığı, hatta kanseri önlediğine dair iddiaları çok duyuyoruz.

Son yıllarda İngiltere ve ABD’de su tüketimi artış gösterdi. İnsanlara yanlarında sürekli su taşımaları, gün boyunca 8 bardak yani yaklaşık 2 litre su içmeleri tavsiye ediliyor. Devamı…

Oxford Üniversitesi’nin araştırması: Ekran önünde geçirilen süre gençlerin psikolojisini fazla etkilemiyor

Araştırmaya göre ekran önünde geçirilen sürenin ergenlik çağındaki gençlerin psikolojisi üzerindeki etkisi oldukça sınırlı. Psikiyatrist Bernadka Dubicka ise “Gençlerin psikolojisini, ekran önünde geçirilen süreden çok izlenen içerik etkiliyor” diyor.

İngiltere’de Oxford Üniversitesi tarafınan yapılan bir araştırma, ekran önünde geçirilen sürenin ergenlik çağındaki gençlerin psikolojisi üzerindeki etkisi oldukça sınırlı olduğunu ortaya koydu. Devamı…

Bol bol teşekkür edin

Araştırmalar genelde minnet duygusu yoğun olan insanların ruhsal açıdan da sağlıklı kişiler olduklarını ortaya koyuyor. Ayrıca bu kişilerin yaşam doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu, daha düzenli uyudukları ve daha sağlıklı oldukları saptandı.

Teşekkür etme konusunda biraz cimri iseniz, bu konuyu bir kez daha düşünmenizi öneririz. Çünkü teşekkür etmek, minnet duygunuzu bir şekilde göstermek sadece başkalarına değil aynı zamanda kendinize de sunabileceğiniz en büyük armağan. Devamı…

Düşünce Özgürlüğü Üzerine Düşünceler / Hayrettin Ökçesiz

“Freiheitsliebe ist eine Kerkerblume.” (1)

(Özgürlük aşkı bir zindan çiçeğidir.)

  1. Heine

I

Ünlü Latin komedi yazarı Terentius’un “Nae iste magno conatu magnas nuges dixerit” diyen(2)  sözüne  bakıp, “hiç kimse aptalca şeyler söylemekten arınmış değildir” diyerek, önce teselli vermek ister gibi görünen, fakat hemen  ardından “asıl talihsizlik bunları büyük bir coşkuyla sunmaktır” (3) diyerek, o acımasız gülünme korkusunu içimize salan Montaigne bu hakikatiyle kimimizin düşünme ve açıklama edimine ciddi bir engel yaratıyor olsa da burada daha çok, vahameti karşısında bu kaygıyı önemsiz bir kuruntu saydırabilecek daha kalın, daha yüksek duvarların varlığından söz etmenin yerinde olacağını düşünüyorum. Devamı…

Güç zehirlenmesi

En büyük aptal kimdir diye sorulunca “kendini vazgeçilmez sanandır” demiş Viktor Hugo

Biz de şunu ekleyelim: “Her şeyi bildiğini sanandır”

Zalimlerin çarkı dönüp, güç arttıkça artan güce boyun eğen kitlelerin varlığı zalime cesaret verirmiş. İşte o cesaret kaçınılmaz yenilgiyi hazırlar. Yenilgi aslında gücün vardığı tepe noktadır. Buna bilim insanları “güç zehirlenmesi” diyorlar. Devamı…

Bilinsin istedik

Türkiye kendini geri bırakmak üzere dizayn edilmiş bir devlettir.

Türk sisteminde kişiler, kurumlardan güçlüdürler. Kişisel çıkarlar, kamu yararına kıyasla, önce gelir.

Amerikalı yatırımcı Warren Buffet’in bir sözü vardı:

“Amerika, refah düzeyini, hukuk, piyasa ekonomisi ve liyakate verdiği öneme borçludur.”

Bu sözü ters çevirerek Türkiye’nin durumu özetlenebilir:

“Türkiye, gerilik düzeyini hukuksuzluğuna, merkezden emirle yönetilen ekonomisine ve liyakate önem vermemesine borçludur.”

Çalışma hayatının yeni aktörü yapay zeka olacak

Yapay zeka sistemlerinin, endüstri 4.0 ile 5G teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla ekonomi de dahil olmak üzere çalışma hayatının pek çok alanında etkisini artıracağı öngörülüyor.

Yapay zeka sistemlerinin, endüstri 4.0 ile 5G teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla ekonomi de dahil olmak üzere çalışma hayatının pek çok alanında etkisini artıracağı tahmin ediliyor. Devamı…

Eğitimde bizden bir şey olmaz, çünkü

Eğitimde Fırsat Eşitsizlikleri Olabildiğince Üst Düzeyde Yaşanmaktadır

Okuyan Nasıl Okuyor

Doç. Dr. Mustafa Sever eğitim üzerine önemli araştırmalar yapan ve kamuoyu tarafından daha yakından tanınması gereken, eğitim konuları ile ilgili farklı kitapları ve çalışmaları olan değerli bir eğitim bilimci akademisyen. Dombıra, zil çalmayan okul, okul zilleri ve okul kültürleri adlı yazımızı Sever’in son araştırması ışığında kaleme almıştık. Bu yazımızda da Sever’in altını çizdiği bir başka noktayı ele almaya çalışacağız. İçinde varsa okur-okumaz eğitim felsefesi, okuyan nasıl okuyor… Devamı…

Bir öykünün düşündürdükleri

Memleketin birinde, örneğin Mozambik’de çok zengin bir adam şehirdeki yoksullardan kurtulmak istiyormuş.

Çok yüklü miktarda paranın üstüne zehir sürerek fakirlere dağıtmak üzere bir yardım kuruluşuna göndermiş.

Bir süre sonra şehrin valisi, 30 vekil ve 7 muhtar ölmüş. Fakirlerden kimseye bir şey olmamış.

Aşırı söylemler şiddeti besliyor

Son dönemde dünyada yükselen aşırı sağın ve merkezde yer alan siyasetçilerin dahi yabancı düşmanlığı üzerine kurdukları siyasi söylemleri kullanmaları dünyadaki şiddeti beslediği konusunda şüphemiz yok. Tüm şiddetin tek sebebi bu söylemler diyemeyiz tabii ki ama bu söylemler şiddeti kesinlikle besliyor.

Radikal din ve ırk üzerine oluşturulan dil sonuçta hiçte küçümsenmeyecek düzeyde insanları şiddete itiyor.

Yaz Tarih!… Sen Şahitsin!…

Sen şahitsin… 17 yılda yaptıklarıyla övünenlerin kaydını tuttuğun için sen şahitsin.

Biz öyle biliriz. Tarihin namusudur tarafsızlığı…

Biz öyle biliriz, Tarihin tek tutkusudur gerçekleri kayda geçirmek…

Biz öyle biliriz; iki farklı sayfası vardır tarihin… Ak ve kara.

Ak sayfaya yurduna ulusuna hizmet eden, halkını aldatmayan, iyiden güzelden ve doğrudan yana olanları kaydeder. Biz öyle biliriz. Devamı…

Seçim Fıkrası: İnsana oy verin, insana

1970-80-90-20’li yıllarda bazı parti logoları hayvan figürleri içermekteydi.
Adalet Partisi: Kır at…

Güven Partisi: Koyun…

Milliyetçi Hareket Partisi: Üç hilal, ama partinin en önemli destekçisi durumundaki Ülkü Ocakları’nın amblemi Bozkurt…

Anavatan Partisi’nin: Arı

Liberal Demokrat Parti’nin: Yunus

Demokratik Sol Parti’nin: Güvercin

Hangi partiydi hatırlamıyorum ama o yıllarda bir partinin ambleminde de, elinde kürekle çalışan bir insan resmi vardı.

O partinin genel başkanı radyodan seçmenlere şöyle seslenirdi:

-“Değerli vatandaşlarım; Yok atmış, yok koyunmuş, yok kurtmuş bırakın bu hayvanları yahu! İnsana oy verin, insana!…”

Günün sorusu: Tehlike sokakta mı evde mi?

Anne-babalık kavramı farklı boyutlar kazandı, roller değişti. Çoğu anne-baba hâlâ “ dijital ebeveyn’ olduğunun farkında değil…

Eskiden sokakta, bahçede oyun oynarken merak ettiğimiz çocuklarımız, artık daha çok evin içinde. Ama kaygılarımız daha çok. Telefonda, tablette, bilgisayarda neler izlediklerini, hangi oyunları oynadıklarını, kimlerle iletişim halinde olduklarını bilmiyoruz. Devamı…

Araştırma: Beyin 90’lı yaşlara kadar yeni hücre üretebiliyor

Avrupalı nörologlar, beynin hafıza ve ruh halini yöneten kısmı olan hipokampüsün 90’lı yaşlara kadar yeni beyin hücresi üretebildiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, Alzheimer hastalığının baş göstermesiyle ise üretilen yeni hücre sayısı azalıyor.

Bilim insanları, insan beyninin 90’lı yaşlarına kadar yeni hücre üretmeye devam edebildiğini ortaya koydu.

İspanya’da yapılan araştırmaya göre beynin hafıza ve ruh halini yöneten kısmı olan hipokampüs, yaşlılıkta dahi taze hücre üretebiliyor.

Ancak Alzheimer hastalığının baş göstermesiyle, beyindeki yeni hücre sayısı azalıyor. Devamı…

Din adına yapılan katliamlar

Ahlak dinin tekelinde değildir. Ahlaklı olmak için dine gereksinim yoktur. Ahlakın tarihi dinin tarihinden daha eskidir. Ancak dinlerin de bir ahlak anlayışı vardır. Dinler de insanlara merhametli olmayı, vicdanlı olmayı, adil olmayı öğütlerler.

Ancak nasıl oluyorsa, din adına hareket ettiğini iddia eden bazı odaklar, ahlakı yerle bir ediyorlar, her türlü merhametsizliği, vicdansızlığı ve zulmü gerçekleştiriyorlar, insanları katlediyorlar.  Devamı…

Çocuklarınıza sevginizi göstermenin 50 farklı yolu

Psikolog Serap Duygulu, çocuklarınıza sevginizi göstermenin 50 farklı yolundan bahsediyor. Bütün kültürlerde, bütün toplumlarda ve bütün geleneklerde asla değişmeyen ortak bir dil vardır: Sevgi! Sevgi ile yapılamayacak şey, aşılamayacak zorluk yoktur.

Bu, o kadar kültürler üstü, o kadar evrensel bir dildir ki, bu dili öğrenmek ve konuşmak için kelimelere ihtiyacınız yoktur. Sadece duygularla konuşabilir ve hissedebilirsiniz. Bu dil asla yanlış anlaşılmaz, asla başarısız olmaz, asla yetersiz kalmaz. Sevgi dili dediğimiz bu iletişim biçimi herkes için çok önemlidir ama özellikle çocuklar için inanılmaz bir önem taşır.  Devamı…

İnsanlığın yükselen sesi

İnsanlığın yükselen sesi, bu kez Yeni Zelanda’dan geldi.
Başbakan Jacinda Ardern, yaşanan terör felaketinin ardından felaketin masum kurbanlarına koştu.
İki camiye giren terörist silahlarıyla 50 Müslüman’ı öldürmüş, daha çoğunu yaralamıştı.


Kadın başbakan, başını örttü, ölenlerin evlerine koştu, yakınlarına sarıldı, dertlerinin ortağı oldu. İlk meclis toplantısında da Kuran okuttu.
İnsanlığın yükselen sesini bu kez Yeni Zelanda’dan duyduk.  Devamı…

Telefon bağımlısı ebeveynler dikkat

Ebeveyn ile çocuk arasındaki duyarlı etkileşim çocuğun dil gelişimi için zorunlu. Ancak araştırmalar mobil teknolojinin ortaya çıkışıyla ve akıllı telefon bağımlılığının artması ile birlikte bu iletişimin tehlikeye düştüğünü ortaya koyuyor.

Mobil cihazlar, bulaşıcı bir hastalık gibi dört bir yanımızı sardı. Nereye baksak herkes telefonunun ekranına bakıyor. Bağımlılık dediğimiz şey sadece tütün, uyuşturucu veya alkolü içermiyor. Eğer birkaç dakikada bir telefonunuza göz atma gereği duyuyorsanız ve telefonsuz, bırakın evden çıkmayı odadan bile çıkamıyorsanız kötü haberimiz var: Siz de bir bağımlısınız. Bill Gates ve Steve Jobs’un bile teknolojinin ne kadar bağımlılık yaratan bir şey olduğunun farkına vararak çocuklarının teknoloji kullanımını sınırladıklarını biliyoruz. Devamı…

Günün fıkrası: 40 yıllık çaça feryat ediyor….

Köylü, pazarda satamadığı kazını şalvarının içine saklayıp sinemaya girer.

Yanındaki koltukta bir kadın oturmakta ve elindeki külahtan fındık yemektedir.

Fındığın kokusunu alan kaz, şalvardan kafasını çıkarıp fındıktan bir tane kapar.

Kadın feryat etmeye başlayınca, film durdurulur, ışıklar yakılır ve görevliler, kadının yanına gelip ne olduğunu sorarlar! Devamı…

30 Ağustos Zaferi İki Kişiyi Çok Üzmüştü!

İngiltere Başbakanı Lloyd George’a haber geldiğinde oturduğu yerden sıçramıştı:

“Doğru olamaz!” diye adeta isyan etti.

Haberi getiren Miss Frances Stevenson “Şimdi Dışişleri Bakanlığı yazdırdı Efendim” dedi.

“Lanet olsun!” diye haykırdı Lloyd George.

Kendisine iletilen notu bir kez daha okudu.

Sonra büyük bir çöküş içinde bir süre sessiz kaldı.

“Askerler uyarmıştı” diye mırıldandı kendi kendine, “Ama ben, Yunanlıların kazanacağına inandım! Adamları teşvik ettim… Şimdi yalnızca Yunanlılar yenilmedi, benim politikam ve saygınlığım da darbe aldı! Bir çıkış yolu bulmalıyım…” Devamı…

Golan Tepeleri: Trump’ın ‘İsrail’in egemenliğini tanımanın zamanı geldi’ dediği bölge neden önemli?

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 52 yıl sonra İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasının zamanının geldiğini söyledi. İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’de işgal, 1981’de ilhak etmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmada Trump’ı eleştirdi. Erdoğan, “Golan Tepeleri’nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz. Trump’ın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir” dedi. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.