Muhsin Yazıcı

Cumhuriyet Öncesi Eğitim Tarihi – 1

  • TÜRK EĞİTİM TARİHİ
  • Öğretim: Teşkilatlı ve düzenli olarak genellikle bir öğretim kurumunda bir öğretmenler tarafından öğrencilere araç-gereç kullanılarak bilgi aktarılması ve öğretilmesi çalışmalarının tümüdür.

  • Eğitim: Kişinin zihni bedeni, duygusal toplumsal yeteneklerinin davranışlarının istenilen doğrultuda geliştirilmesi ya da ona bir takım amaçlara dönük yeni yetenekler, davranışlar bilgiler kazandırılması yolundaki çalışmaların tümüdür. Eğitim, hayat boyu sürer; planlı ya da tesadüfî olabilir.
  • Türklerin Müslüman Olmadan Önce:
  • Türklerin 10. yüzyılda Müslüman olmalarından önce tarih sahnesine çıkmış en önemli devletleri; Hunlar Göktürkler ve Uygurlardır.
  • Eğitim Temel Özelliklerini Şu Şekilde Sıralayabiliriz:
  • Yaşama biçimlerinin etkisiyle, töreyle alp insan tipi bilge insan tipi, köklü bir bilim sevgisi, cesur, çocuk sevgisi vb. bunları sayabiliriz.
  • Hunların eğitim anlayışını yaşayış biçimi şekillendirir. Atlı göçebeden meydana gelir. Bunun yanında savaşçılık, yöneticilik, ilişkin değerler eğitime damgasını vurmuştur. Bağımsız yaşama vardır bu töreye bağlıdır.Töre de Hunlarda önemi büyüktür.
  • Göktürklerin yaşam biçimi Hunlara benzemektedir. Hunlardan farkı 38 harfi gelişmiş bir alfabe ile işlenmiş bir dile sahip olmaları yazılı eserler bırakmalarını sayabiliriz. Göktürklerin bırakmış olduğu Orhun Anıtları 3 şahsiyet adına dikilmiştir. Bunlar; Kültiğin, Bilge Kağan ve Tonyukuk’tur. Türkçenin tarihi bilinen eski yazılı belgeleri, Orhun Anıtları kabul edilmektedir. Anıtlarda; Türk milletinin, geçmişteki felaket ve yıkımlardan ders olması, bağımsız yaşamanın değerini bilmesi bazı olumsuz davranış ve alışkanlıklarını bırakması gerektiği üzerinde duruluyor. Göktürkler yazıyı toplumun her alanında kullanmışlardır.
  • Uygurlar yerleşik hayat benimsenmiştir ve bu eğitime farklı yansımalara neden olmuştur. Özellikle Manihaizm benimsemişler ve savaşçı özelliklerini kaybetmişlerdir.14 harfi Soğd alfabesini kullanmışlardır. Basım tekniğini bulmuşlardır. Bu sayede kitapları daha kolay çoğalttıkları için okuryazar oranı arttı. Uygurların bilgi ve kültür düzeylerinin artması sonunda kâtiplik bürokratlık danışmanlık tercümanlık yapmışlardır.
  • Türklerin Müslüman Olmadan Sonra:
  • Türklerin kitle halinde 10. Yüzyılda ilk yarısında Karahanlılar devletinde kendi istekleri ile Müslüman olmuşlardır. Türklerin tek Tanrı düşüncesi, savaşçı yoksulları doyurma, kurban törenleri, bilim sevgisi gibi gelenekleri; İslamiyet’in Tanrı anlayışı, cihat zekât, sadakat, kurban, bilim anlayışı ve uygulamalarıyla benzerlikler gösterdiği için bu dini benimsemeleri zor olmadı.
  • İlk Müslüman Türk Devleti’nin İtil Bulgar Devleti olduğu da ileri sürülmüştür.
  • Türklerin İslamiyet’i benimsemeleri eğitime yeni özellikler kazandırmıştır.
  • İlk kez medrese denen planlı düzenli güçlü bir örgün eğitim – öğretim kurumu olan bir okul ortaya çıkmıştır.
  • Araplı, İranlı vb. düşünür ve eğitimciler; eğitim-öğretim konularından eserler yazmışlardır.
  • Eski değerler ve töre değişme yoluna girmiştir.
  • Gazi ve veli insan tipleri ortaya çıkmıştır.
  • Arapça ve Farsça aydınların dili üzerinde giderek artan bir etkide bulunmuş ve bilim dili Arapça olmuş.
  • İÇ ASYA MÜSLÜMAN TÜRKLERİ,
  • KARAHANLI
  • İç Asya Müslüman Türkleri ve Kararanlılar eğitim temel özellikleri şunlardır:
  • 1. Müslüman olmaları ve yerleşik olmaları eğitime olumlu yansıma yapmıştır.
  • 2. Devlet adamları eğitimi desteklemiştir.
  • 3. Medreseler kurulması eğitim için büyük atılım olmuş ve ülkenin her bir yanı yayılması da ayrıca önemlidir.
  • 4. Farabi, İbn-i Sina gibi düşünürler bu zamanda yetişmiştir
  • 5. Eğitim bilimine ilişkin ilk açıklama başta Farabi olmak üzere bu dönemde görebilmekteyiz.
  • Farabi’nin Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?
  • Aristo’dan sonra İKİNCİ ÖĞRETMEN denir.
  • Farabi paraya şöhrete önem vermemiş ahlaki bir hayat sürmüştür.
  • Yüzden fazla eser vardır
  • Mantık, Felsefe, Fizik, Kimya gibi…
  • Farabi’nin eğitim görüşleri
  • Eğitimin amacı, mutluğu bulmak ve bireyi topluma yaralı hale getirmektir,
  • Farabi eğitimciyi üçe ayırmıştır bunlar; Aile reisi, aile fertlerinin; öğretmen, çocuk ve gençlerin devlet başkanlarını, milletinin eğitimcisidir.
  • Öğretim ve eğitimi ayırır: “Öğretim, milletler ve şehirlerde nazari (kurumsal) erdemler var etme demektir. “Eğitim ise, milletlerde ahlaki erdemleri ve iş sanatlarını var etme yöntemidir.
  • Öğretimde kolaydan zora gidilmesini istemiş.
  •  Bir şey öğretilmeden ötekini geçilmeyeceğini söylemiş.Sorunlar tek tek incelenmeli demiştir.
  • Öğretmen öğrencilerle Sokrat gibi tartışmalıdır.
  • Öğretmen Mantık ve Felsefe’ye yer verilmelidir.
  • Öğrencinin öğrenme isteğini sürdürme çalışılmalıdır.
  • Çocuklar karar verme ve sorumluluk alabilecek düzeyde yetiştirilmelidir.
  • Disiplin ne sert ne yumuşak olmalıdır. Farabi, araştırma yöntemlerine ilişkin görüşlerine gelirsek eğer; bilimsel meseleleri çeşitli yöntemlerle çözümlenmesi gerektiğini söylemekle, bilimsel yöntem alanında değerli görüş ortaya koyar. Ayrıca şüphe de arayış yöntemi olmalıdır.  Farabi hükümdarın siyasi eğitimine ilişkin görüşüyse; hükümdarları Milletin eğitimcisi olarak görmekte bazen ikna bazen zorlam yöntemine başvurulmalı demektedir.
  • İbni sina Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?
  • İbni Sina eğitim tarihindeki yeri tartışılmaz fakat Türkiye’de pek az tanındığından dolayı eğitim görüşlerine pek önem verilmemiştir.
  • İbni Sina Farabi’den sonra ÜÇÜNÇÜ ÖĞRETMEN denmiştir.
  • İbni Sina eğitim görüşlerine gelirsek bildiğiniz gibi İbni Sina tıp alanında çalışmaları çoktur yani İbni Sina Kanun ve Şifa adındaki eserleriyle tıp bilimini o dönemde doruk noktalarına çıkarmıştır.
  • Ahlak ve fazilet eğitimine ilişkin görüşleri ise; İbni Sina’ya göre ahlak ve fazilet önemlidir. Ahlak’a ve fazilete önem vermeyen hayatın ne önemi vardır demiştir.
  • İbni Sina ahlaki davranışlara ve fazilete ulaşmak için şunlara dikkat etmiştir; nefsin isteklerine uymamak, gazap, hırs… eseri ortaya çıkacak davranışları yok etmek, yalan söylememek, insanlara önem vermek.
  • İbni Sina bilime ve Beden eğitimi önem vermiştir. Ayrıca çocuk sağlığı ve çocuk eğitiminde durmuştur.
  • İbni Sina eğitim ve öğretimin altı türünden söz etmekte bunlar;
  • Zihni Öğretim, Sinai Öğretim, Telkini Öğretim, Tedibi Öğretim, Taklidi Öğretim, Tehbini Öğretim.
  • İbni Sina’nın Eflatun, Aristo ve yeni eğitim düşünürleri ile karşılaştırılması ve genel değerlendirilmesi
  • Eflatun ve Aristo karşılaştırılması
  • 1. Eflatun ve Aristo; çocuğu toplumun üyesi olarak görmüşler, eğitimi devletin görevi olarak görmüşler.
  • 2. Eflatun ve Aristo; ilk eğitimi çocuk için zorunlu görmüşlerdir. Sanat ve bilimle uğraşmayı sadece hür insanlara ön görürler.
  • 3. Eflatun ve Aristo; meslek ve din eğitimini programa almazlar. İbni Sina din ve meslek eğitimine önem vermektedir.
  • BALASAGUNLU YUSUF’ un Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?
  • Karahanlılar döneminde yaşamış ve yazdığı Kutadgu Bilig adlı kitapla Türk tarihindeki yeri ayrıdır. Farabi ve İbni Sina etkisinde kalmıştır.
  • Kutadgu Bilig: Mutluluk veren bilgi anlamına gelmekte olup Türkçe Uygur yazısı ile manzum olarak (6645 beyit) yazılmıştır. Kutadgu Bilig göre devlet yönetiminde vezir, kâtip, hazinedar, hükümdara öğütler verilmiştir. Ayrıca ahlaki davranışlar, çocuk eğitimi hakkında da birçok bilgiye yer verilmektedir.
  • KAŞGARLI MAHMUT’ un Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?
  • Büyük eser olan Divan-ü Lügat-it Türk adlı eseriyle Türkçenin ilk lügatini düzenleyen ve onu öğreten olarak eğitim tarihimizde önemli bir yer tutarlar. Arapçanın bilimde kullanıldığı vakit Türkçenin ne kadar zengin bir dil olduğundan bahsetmiştir. Divan yalnızca zengin bir sözlük değildir. Türk toplumlarının lehçeleri yaşayışları, inanışları, töreleri, atasözlerini de kapsar. Türklerin ilk dünya haritası da buradadır. Bu eser, yazıldığı dönemde çok ileri ve kökleri eskilere giden büyük bir Türk varlığını gösterir. Divan’da; Ailede çocuğun bakımı, yetiştirilmesi, Türk bilgi geleneği üzerinde durması, Türkçeyi öğretim yöntemi.
  • Ahmet Yesevi ve Edip Ahmet bin Mahmut Yükneki’nin Türk eğitim tarihindeki yeri nedir ?
  • Ahmet Yesevi ilk Türk tarikatını kurmuş ve Divan-ı Hikmet adında eseri vardır.
  • Edip Ahmet Atabetü-l Hakayık adındaki nasihatnamesi ile İslami esasları öğretmeye çalışmıştır.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.