Muhsin Yazıcı

Yalan

 

Yalan 

Padişahın biri:

 

– “Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!” demiş.

Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana; 
– Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü. 
– Bunun neresi yalan?..

Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!.. 
-Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!.. 
– Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!.. 
– Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü! 
– Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir. 
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.

Bir gün keloğlan gelmiş; 
– Sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!.. 

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.