Muhsin Yazıcı

NÖBETÇİ MİLLET

NÖBETÇİ MİLLET

Yaradan hey Yaradan!

Dört yıl değil bin yıl geçse aradan

Sensin ateş diye kanımızdaki

Sesin ışık diye önümüzdeki

!Ey yanımızdaki

Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan

Sınırsız mavi umman hey!

Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın

Sen her köpürüp taşmanda;

Her konuşmanda

Milletin alın yazısını yeniden yazardın.. 

Bakışların inanmayanı ezerdi

Sağ kolun bir tırpana benzerdi:

Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.

Cümlelerin ya örsten kalkardı

Ya çıkardı kından.

Başak saçların sarkardı harman alnından:

Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.

Milyonlar katılırdı sözlerine

Mıknatısa koşan zerreler gibi.

Köhne kanaatler, köhne küreler gibi

Sözünde çarpışıp düşerdi.

Tam sustuğun gün kıyamet oldu

Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:

Rab, gökte “dinleyin” derdi meleklerine;

Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;

Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:

Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.

Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine

Tamamlayabilmek için tavafını

Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını

Tutuyor nöbet.. Bu millet:

Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan,

Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan,

Bu, Timur’u, Atilla’yı, Oğuz’u

Bu, Yıldırım’ı, Fatih’i, Yavuz’u

Bu, seni yetiştiren ulu millet.

Vakar ve haysiyetle dimdik

Uyanık, tetikAnıtkabrinde tutuyor nöbet.

Dünya dönüp dolaşıp

Boğazlaşıp dalaşıp

Ergeç ve ancak

Milli misaklarda karar kılacak. 

Ey en büyük usta!

Düşünen olmadı bu hususta

Senden evvel ve senden ileri.

İlk müjdeyi, ilk haberi

Senden almıştı cihanTa o zamandan

Anlayamadığına yansın.

Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği

Uğrunda milyonların seve seve öleceği

En büyük maksat için

Dünyaya ilk karşı koyansın.

Nasıl içimizdeysen bütün varınla

İşte öylece dünya davalarındasın!

O ışık saçların, o alev sözlerinle

O gök gözlerinle sen. 

Ey ıssız geceler içinden

Bize eşsiz sabahı getiren!

Ey asırlardır dul bayrağın eşi,

Ey geceyarılarımızın güneşi,

Ey ışık saçlar,Ey yele kaşlar,

Ey çekilmiş hançer bakışlar,

Ey fikri döven şakaklar,

Ey kalem parmaklar,

Ey ay-yıldızlı el,

Ey en güzel,

Ey en büyük,

Ey Atatürk!

Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy,

Dağlansın ateşinle bu soy.

Oy Atatürk oy! 

İrkilmez Ata çocuğu irkilmez:

Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez

Biz varken senin hisarının burçları:

Bakışlarımız kılıç uçları,

Bekliyoruz devrimini biz.

Çökmeyeceğiz diz.. 

İsterse hayat zehrolsun,

İsterse refah kahrolsun,

İsterse kurşun düşsün yanımıza, belimize,

İsterse geçinmek için, bir dilim

Kuru ekmek geçmesin elimize.

Halel gelmez bizim ateşimize;

Dünya düşse peşimize,

Yer sarsılsa yerinden,

Ne senden geçeriz, ne senin eserinden …                             

Behçet Kemal ÇAĞLAR

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.