Muhsin Yazıcı

PISA sonuçları ve yankıları

PISA sonuçları ve yankıları

Bu yazının son kısmında PISA 2012 sonuçlarına dayalı bazı çözümlemelere yer vereceğim. Öncelikle PISA’nın ihtiyatlı olarak ele alınmasında yarar olduğunu düşünüyorum.

Zira uluslararası saygın bilim adamları PISA araştırmasını gerek sosyo-politik arka planı, gerekse istatistiksel analizlerinin yapıldığı Örtük Özellikler Kuramı ve özelliklede bu kurama bağlı Rasch modelinin teknik ayrıntıları bakımından ciddi eleştirilere tabi tutuluyor. Ülkemiz açısından da bu eleştirileri dikkate almak kaydıyla işlevsel bir fotoğraf sunduğu söylenebilir.

Türkiye PISA sınavına bu kadar hazırlıksız, bu denli umursamaz biçimde girdiği halde özellikle düşük gelir grubundaki ailelere mensup çocuklarımızın başarılarında ciddi bir artış var.

Başarılı olan ülkelere bakıldığında eğitim bakanlıklarında yüzlerce kişinin çalıştığı özel PISA merkezleri bulunduğunu, bir-iki yıl önceden öğretmenleri, öğrencileri kurslara tabi tuttuklarını, sınava girecek okul müdürlerini başka ülkelerde kampa aldıklarını, Pasifikteki bazı ülkelerin örneklem manipülasyonu yaptıklarını gözlem ve şikâyetlerden biliyoruz.

Bizim ülkemizde bu konuyla ilgili daimi çalışan iki kişilik bir grup bile yok. Daha önce EARGED kısmen ilgilenirdi, onu da lağvettik. Bu arada ülkemizde yapılan sınavların ayrıntılı sonuçları yayımlanmıyor. Oysa bu istatistiklerden uluslararası sınavlardan bile daha gerçekçi veriler elde edilebilir. PISA 2012 araştırmasından birkaç çarpıcı başlık şöyle özetlenebilir:

 

  • Okul öncesi eğitim alan öğrenciler bir adım önde: Okul öncesi eğitim alanlar akranlarına göre matematik testinde ortalama 50 puan daha öndeler.
  • Yüksek milli gelir başarının ön koşulu değil. Ortalama kişi başı milli geliri 20,000$ olan ülkeler için bir eşik söz konusu. Bu miktarın altında kalan ülkelerin başarısı genel olarak daha düşük. Ancak kişi başı milli geliri 20,000$’dan daha yüksek olan ülkelerin başarısı yüksek olmayabiliyor.
  • Öğrencilerimizin yaklaşık ¾’ü sosyal, kültürel ve ekonomik olarak düşük düzeyde: OECD geneline bakıldığında öğrencilerin sadece %15’i sosyal, kültürel ve ekonomik düzey açısından düşük seviyede yer alırken, Türkiye’de bu oran %69.
  • Öğrencilerimiz temel becerilerden yoksun: 2003’te matematik alanında her 100 öğrenciden 52’si temel becerilere sahip değilken bu sayı PISA 2012’de 42’ye geriliyor. Benzer bir iyileşme fen ve okuma alanlarında da gözlemlenebiliyor. Ancak Güney Kore’de bu oran sadece %9. Bunun bir sonucu olarak, Türkiye’deki öğrencilerin büyük bir çoğunluğu OECD ülkelerindeki akranlarından 1,5 öğretim yılı geride kalıyor.
  • Kimler Başardı?: 39 OECD ülkesi arasında Türkiye’nin de içinde bulunduğu sadece 3 ülkede hem matematik başarısı hem de eğitim eşitliği artıyor. Diğer yandan Türkiye, ekonomik olarak zor koşullarda olup da başarılı olan öğrenci oranı bakımından ilk sıralarda yer alıyor. 
  • Öğrenci hangi okula giderse gitsin başarılı olur mu?: Türkiye’deki bir öğrencinin yüksek veya düşük başarı gösteren okullardan birine gitmesinin başarısında %62’lik bir değişime neden oluyor. Yani iyi öğrenciler bir arada bulunduğu için iyi zannedilen okullara giden çocukların başarılı olma ihtimali çok daha yüksek. Okullar arasındaki eşitsizlikler ne yazık ki en fazla Türkiye’de hissediliyor.
  • Anne babanın üniversite mezunu olması öğrenci başarısında önemli mi?: Türkiye anne-baba eğitim seviyesi en düşük ülke olarak OECD sıralamasında en sonda yer alıyor. Türkiye’deki anne-babalar ortalama 8,7 yıl eğitime sahipken, OECD ülkelerinde anne-babalar ortalama 13,5 yıl eğitim görüyorlar. Türkiye için kaygı verici diğer bir bulgu da öğrencilerin yarısından çoğunun anne-babasından en az birinin 8 yıldan az eğitim görmüş olması. Anne-babasından en az biri üniversite eğitimi almış öğrenciler ise dörtte bir oranında. (Bu konuda düşünce kuruluşu TEDMEM’in ilgili raporundan yararlanılmıştır.  

Prof. Dr. Ziya Selçuk / Tedmem Direktörü

http://www.egitimtercihi.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.