Muhsin Yazıcı

Duygusal Sağırlık / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Duygusal Sağırlık / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘Uzay Yolu’ dizisinin Mr. Spock’unu hatırlayanlarınız olacaktır.

Atılgan adlı uzay gemisinin, yarı insan yarı Vulkan’lı bilim subayıdır, o.

Mr. Spock, Vulkan tarafının mantığı ile insan tarafının duygusallığı arasında bocalar durur.

Bu mütevazı ve bilgili adam, hem kendi içinde hem de başkalarıyla kurduğu ilişkilerde, duygusal sığlığı nedeniyle gerilim yaşar.

Sizin de başınıza gelmiştir!

İletişim kurmaya çalıştığınız bir insanın, soğuk, katı, adeta bir duvar gibi olmasından daha bıktırıcı ne vardır?

Hele bu insan, ebeveyniniz, çocuğunuz, sevgili ya da eşinizse!

Özünde iyi bir insan olduğunu ve size önem verdiğini bildiğiniz halde, duygularınızı paylaşırken onun tarafından yeterince hissedilemediğiniz duygusuna kapılıyorsanız, duygusal yoğunluğunuzun karşılığını alamıyorsanız, ‘Aleksitimi’ kavramını tanımanızda yarar olabilir.

İlkin 1970’li yıllarda tanımlanan aleksitimi, çok sayıda araştırmaya konu olmuş bir kişilik özelliğidir.

Aleksitimi, duygularını fark edemeyen, tanımlayamayan ve soyut düşünmede zorlanan kişilerin durumuna verilen bir isimdir.

Aleksitimikler, duygularıyla, bedensel hisleri arasındaki ayrımı yapamazlar.

Hayal güçleri oldukça sınırlıdır ve çoğunlukla yaratıcı değildirler.

Yüzleri ve bedenleri, duygu ya da coşku işareti taşımaz.

Erkek psikolojisinin, otizmin hafif bir formu gibi tanımlandığını göz önüne alırsak, aleksitiminin erkeklerde kadınlardan daha fazla olduğunu söylemek şaşırtıcı olmaz.

Derin bir iç dünyaları olmadığı için, aleksitimiklerin düşünceleri, içeriden değil, daha çok dışarıdan gelen uyaranlarla harekete geçer.

Siz dürterseniz tepki verirler.

Dürtü bitince, tepkileri durur.

Aleksitimikleri saptamak için onların, Toronto Üniversitesi tarafından geliştirilen bir değerlendirmeye verdikleri yanıtlardan bazı örnekler, nasıl hissettiklerini anlamanıza yardımcı olabilir:

• Çoğunlukla ne hissettiğimi tam olarak bilemem

• Duygularımın ayrımına varamam (örneğin, kızgın mı, korkmuş mu, yoksa üzgün mü olduğumu bilemem)

• Duygularımı başkalarına anlatmak için uygun kelimeler bulmakta zorlanırım

• Duygularıma neyin neden olduğunu anlamak, benim için güçtür

• Bedensel hislerimle (çarpıntı, terleme, titreme, vb.) duygularım arasındaki farkı ve bağı anlayamam

• Duygularımı başkalarına sözle ifade edemem

• Duygusal konular yerine günlük olaylar üzerine konuşmayı tercih ederim

• Başkalarının duygularını anlamak, benim için çok zordur

• Karşımdakinin aşırı yoğun duyguları, bana şaşırtıcı gelir ve yorar

• Hayal kurmakta zorlanırım

• Sadece işlevsel düşünürüm; bir şey yararlı ya da yararsızdır, gerekli ya da gereksizdir, o şeyin duygusal anlamı benim için pek önem taşımaz

• Heyecan ve haz arayışına girmem…

İyi ve başarılı bir ömür sürmede, duygusal zekânın, IQ’dan daha fazla önem taşıdığının anlaşıldığı günümüzde aleksitimikler, kaçınılmaz zorluklarla karşılaşırlar.

Duygusal hayatları kısır, insan ilişkileri zayıftır.

Ruhsal dünyalarını paylaşamamak, karşılarındakini mutlu edememek stres düzeylerini arttırır.

Bedensel hisleriyle duygularını ayırmakta zorlandıkları için, huzursuzdurlar ve ruhsal sıkıntılarını daha çok bedensel yakınmalar şeklinde ifade ederler.

İfade edilemeyen duygular, bedende bir çıkış yolu bulur.

Baş, karın, bel ağrıları, anksiyete (endişe) bozuklukları, yüksek tansiyon, panik atak gibi, psikosomatik yakınmaları olabilir.

Çocukluk yıllarında sevgi ve şefkatin az olduğu, duyguların yeterince değer görmediği, doğru ifade edilemediği ailelerde yetişmiş olmak, aleksitimiye yol açabilir.

Duyguları tanımlamak için gereken sözcük dağarcığına sahip olmak ve hayal gücünü beslemek, derin insan ilişkileri, okuma ve eğitimle kazanılan becerilerdir.

Duygusal ve kültürel eğitim, aleksitimiklerin bu alandaki açıklarını telafi etmelerine katkıda bulunabilir.

Eğer:

İçsel değil maddi zenginleşmenin revaçta olduğu..

Çocukların eline ipad ve akıllı telefonların tutuşturulduğu…

Bırakın gençleri, artık ileri yaşlardaki insanların bile bilgisayarların önüne zincirlenmiş mahkûmlar haline geldiği günümüzde,

Gerçek değere sahip kitaplar okumuyor,

Gerçek insan ilişkileri kurmuyorsanız, aleksitimi sizin için, egzotik bir sözcük olmaktan çıkabilir.

Kimbilir belki de o, çok yakınlarınızda bir yerlerde ve hatta içinizdedir!

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.