Muhsin Yazıcı

Platon Diyor ki: Oyunuzu kullanın! / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Platon Diyor ki: Oyunuzu kullanın! / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar, bilgeliği sevene kadar insanoğlu, sorunların bittiğini görmeyecektir!’’

Filozof, matematikçi ve günümüzdeki modern üniversite oluşumunun başlangıcı olarak kabul edilen Atina Akademisi’nin kurucusu Platon (Eflatun), haklıdır!

Siyaset; bilge, erdemli ve duyarlı bireylerin elinde olmadıkça, halkın yoksulluk ve eğitimsizlik sorunları çözülemeyecektir!

‘’Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, her 6 kişiden biri yoksul durumda bulunuyor.’’

‘’Türkiye’de eğitim ortalaması 6,5 yıl.’’

‘’Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından yapılan ve ülkelerin eğitim düzeyinin gösteren PISA test sonucuna göre Türkiye 65 ülke arasında; Matematikte 44. Fen Bilgisinde 43. ve Okuma Bilgisinde 42. sıradadır.’’

Eğitimsizliğin bedeli büyüktür. Bu gerçeği Platon, şöyle dile getirir:

‘’Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri doğru seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Bu nedenle, güzel sözlü lafazanlar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.’’

Doğrudur!

Eğitimsizlik sorunu, temel bir mesele olarak ele alınmaz ve çözümü için çaba harcanmazsa, içinden çıkılmaz bir kısır döngü yaratır.

Kadınlara ve azınlıklara yönelik şiddet durdurulamaz, hatta giderek artar!

‘’İnsan Hakları Derneği verilerine göre, Türkiye’de her 4 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor. Üniversite mezunu kadın çalışanların dahi % 75’i en az bir kez şiddet mağduru.’’

Sosyal devletin en temel politikalarından biri olması gereken sağlık, vahşi kapitalist çarkların içine atılırsa, beraberinde öğüttüğü hastayla doktoru karşı karşıya getirir!

Doktorlar hastalara gereksiz ameliyatlar yapar, hastalar doktorları döver veya öldürür.

‘’Sağlık Bakanlığı’nın istatistik yıllığına göre, Türkiye’de 12 yılda tam anlamıyla bir ameliyat patlaması yaşandı. 2002’de 1 milyon 598 bin 362 olan ameliyat sayısı, 2014’te 14 milyon 742 bine yükseldi. Türk Tabipleri Birliği artışı ‘performans’ sistemi ve ‘ciro’ kaygısına bağladı. Verileri değerlendiren Türk Tabipleri Birliği Genel Başkanı Bayazıt İlhan, ”Veriler her 5 kişiden birinin ameliyat olduğunu gösteriyor” dedi.’’

‘’Jinekoloji ve kulak burun boğaz hekimlerinin % 80’i, hastalarından şiddet gördüğünü belirtiyor. Bu şiddet fiziksel, sözlü ya da psikolojik olabilir. Aile hekimlerinin tamamı ‘şiddet gördünüz mü?’ sorusuna ‘evet’ yanıtını verdiler.”

Platon’a göre:

‘’Devlet işleri, içten gelen bir sevgi, edep ve kâmil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.’’

Aksini söylemek mümkün mü?

Kâmil bir akıl, edep ve sevgiyle yoğrulmuş politikalar olmadığında, yediğimiz gıdadan soluduğumuz havaya kadar her boyutuyla sağlığımızı etkileyen, bizi depresyondan kansere tüm hastalıklara açık hale getiren çevre kirliliğine,doğa talanına ve hayatlarımızı mahvolmasına izin veririz.

Kâr hırsıyla gözü dönmüş canilerin elinde, hayvanlar yerlerinden yurtlarından edilir, acımasızca katledilir.

‘’Ülkenin dört bir yanında, doğayı tehdit eden projelerin inşaatları hızla devam ediyor. Her saniye onlarca ağaç kesiliyor. 
Türkiye’nin değişik bölgelerinden 10 proje bittiğinde, 10 milyondan fazla ağaç kesilmiş olacak.’’

‘’Türkiye’nin % 89’u erozyon ve buna bağlı çölleşme riskiyle karşı karşıya. Otlar, çalılar, ağaçlar, sert esen rüzgâra ve akıp giden suya inat, toprağa tutunmaya çalışıyor. Toprağı savunan son bitkiler de giderse çölleşme kaçınılmaz olacak.’’

İşçi ölümleri akıl almaz oranlara ulaşır.

‘’Türkiye , iş kazalarında Avrupa birincisi. SGK istatistiklerine göre 2013 yılında meydana gelen iş kazası sayısı, 2012 yılına göre 
% 291 oranında arttı. İş kazası sonucu ölüm 2012 yılına göre % 83 oranında artış gösterdi.’’

Siyasetin; politikacıların insaflarına terk edilebilecek, onlar için maddi-manevi çıkar sağlayacak bir meslek değil, yaşamlarımızı nasıl sürdüreceğimize, geleceğimizin ne olacağına dair en hayati kararların alındığı, hepimize ait bir platform olduğunu görmek zorundayız!

İyinin ve adaletin hâkim olduğu bir dünyada yaşamak istiyorsak, siyaseti tanımalı ve kararlarda sorumluluk üstlenmeliyiz!

Siyasetçinin niteliğinin ve toplumun yönünün nasıl olması gerektiğine dair ilkeleri, yine Platon’dan dinleyelim:

‘’Edep, devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince, bunun neticesi olarak iyilikler çoğalır, edeplilik iyi olarak görülüp beğenilir.

Böylece halk da, iyiliklerin kabulünde birleşir.

İşte olması gereken istikamet, budur!’’

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.