Muhsin Yazıcı

Zor İnsanlar – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Demek cehennem bu! Hiç aklıma getirmezdim böyle olacağını… Acı, ateş, kızgın ızgara, hepsi sizsiniz demek… Kızgın ızgaranın ne gereği var: Cehennem başkalarıdır.’’

20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Fransız filozof Jean-Paul Sartre’a göre, insan, insanın cehennemidir.

Haklıdır da!

Mutluluk ve başarımız, büyük ölçüde başka insanlarla kurduğumuz ilişkilerin niteliğine bağlıdır.

Çünkü bizler, sosyal varlıklarız.

İlişkilerimizin içinde şekilleniyoruz.

Anlayışlı, sevmeyi ve dayanışmayı bilen, açık ve dürüst insanların yanında mutlu oluyor, aksi durumlarda ise, ruhen ve bedenen hastalanıyoruz.

Geçtiğimiz hafta ‘’Zor İnsanlar’’ başlıklı yazımda, ‘’zor insan’’ tanımını yapmış ve bu insanların hemen her zaman yakınımızda ve hatta içimizde olabileceğinden söz etmiştim.

Birçok okur, zor insanlar karşısında kendisini çaresiz hissettiğinden, bazıları ise böylesi insanları bırakıp gitmenin en doğru yol olduğundan söz etti.

Elbette akla yakın olan, bize hayatı cehennem eden zor insanlardan uzaklaşmak.

Zor insan eğer alışveriş yaparken karşılaştığımız kaba bir tezgâhtarsa mağazayı terk ederek, telefonda bizi taciz eden bir pazarlamacıysa, telefonu kapatarak veya saygısız bir komşuysa ilişkiyi keserek, hayatımızdan çıkarılabilir.

Ama ya zor insan annemiz, babamız, kardeşimiz, eş veya sevgilimiz, patronumuz, meslektaşımız ya da çok eski bir dostumuzsa?

Onlarla da ilişkimizi kesmemiz, zor olsa da mümkündür!

Ama bu durum, hayatın normal akışını etkileyecek, çoğu kez de ağır bir bedel olarak iç huzurumuzu kaçıracaktır.

Unutulmaması gereken, zor insanlardan tamamen kurtulmanın imkânsız olduğu gerçeğidir!

Çok sevdiğim bir Hint atasözü şöyle der:

‘’Dünyanın her yeri dikenlerle kaplı! Diken batmaması için ya dünyadaki tüm dikenleri kesip biçip yok edeceğiz veya ayağımıza sağlam bir çizme giyip dolaşacağız!’’

İlk seçenek pek gerçekçi değil; çizme gerekli!

Bu yazı dizisiyle amacım, yakınınızdaki dikenlerden korunmanız için, hangi çizmeyi seçmeniz gerektiği konusunda size yardımcı olmak!

Onları tanımamız, onları değiştirebileceğimiz anlamına gelmez.

Tanımak, onlarla başa çıkmada doğru yöntemleri bulmamıza yardımcı olur.

Kendimizi suçladığımız, yetersiz ve beceriksiz gördüğümüz durumlarda, gerçeği aydınlatır.

Zor insanın -sevgi, güven, dostluk, anlayış, dayanışma gibi- vermeyeceği veya veremeyeceği şeyler için gereksiz beklentilere girmemizi engeller.

Başkalarının çıkardığı zorluklar karşısında tepki verirken, aslında sandığımızdan çok daha özgür olduğumuzu bize gösterir.

Duygu ve düşüncelerimizi, zor insanın esiri olmaktan çıkartır.

Nerede ne kadar özveride bulunacağımız, nasıl direneceğimiz ve ilişkide koşulları ne şekilde yeniden yapılandıracağımız konusunda bize yol gösterir.

‘’Çaresiz boyu eğme’’ ile ‘’ağır bedel ödeyerek terk etme’’ uçları dışında çözüm alternatifleri sunar.

Zor insanları kabaca üç gruba ayırmamız mümkündür:

• Saldırganlar (düşmanca davrananlar)

• Pasifler (İlgisiz ve sorumsuzlar)

• Pasif saldırganlar (Hilekâr, kendi çıkarları için başkalarını kullananlar)

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.