Muhsin Yazıcı

Zor İnsanlar – 8 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 8 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Zor İnsanlar’’ yazı dizisinin daha önceki haftalarda yayınladığım bölümlerinde, zor insanın tanımını yapmış, üç farklı zor insan modelinin özelliklerini ve saldırgan zor insanlarla başa çıkmanın yollarını anlatmıştım.

Bu yazıda ise, pasif insanlarla yaşanan zorluklarda neler yapılabileceğini ele alacağım.

Bütünlüklü bir bilgi sahibi olabilmeniz için, önceki bölümleri de mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Sessiz, sakin, istek ve ihtiyaçlarını dile getirmeyen, başkalarına ‘’hayır’’ diyemeyip onların beklentilerini karşılamaya çalışan insanlar, nasıl zor olabilir?

Durum, sanıldığı gibi değildir!

Onların, gerçekten ne istediklerini bilememek, taleplere karşı koyamadıkları için aşırı sorumluluk üstlenip sonra da ortadan kayboluvermelerinin, kararsızlıklarının yarattığı güvensizlikle başa çıkabilmek, her zaman çok kolay değildir!

Örneğin, pasif bir yöneticinin, çalışanlar arasındaki sorunları kararlılıkla çözemeyip, yanlış yere haklıyı cezalandırması, ciddi sonuçlar yaratabilir.

Pasif arkadaşınız, davetinize katılmayı istemediği halde, reddetme cesareti gösteremediğinden, geleceğini söyleyip, gelmeyebilir!

Bazılarında pasiflik, arkada yatan aşırı tembelliği kamufle eder.

Önemli zamanlarınızda, onların yanınızda olup olmayacaklarına tam emin olamazsınız.

‘’Evet’’leri gerçek bir evet mi, ‘’hayır’’ları gerçek bir hayır mı; akıl erdiremezsiniz!

Adı konmamış bir rahatsızlık duyarsınız, pasiflerin yanında!

Pasif insanlarla beraberseniz, onlardan beklentilerinizi azaltmalı, çıtanızı makul bir seviyeye çekmelisiniz.

Beklentinizi gerçekçi zeminde, çok net sınırlarla belirtmeniz, istediğiniz şeyi kafalarında büyüterek, korkmalarını engelleyebilir.

Yüksek beklenti, onların daha fazla kaçınmasına ve güveninizi sarsmasına yol açacaktır.

Pasif insanlar, bağımlı ilişkiler kurmaya yatkındırlar.

Öyle ki, baştan hoşunuza giden itirazsız dostlukları, zamanla size özel alan bırakmayacak kadar yapışkan bir yakınlık çabasına dönüşebilir.

Baştan aranıza sağlıklı bir sınır çizmek, hem onların bağımlılık eğilimlerini zayıflatır, hem de sizi özgürleştirir.

Karşılıklı oluşacak gönül kırıklıklarını ve öfke patlamalarını engeller.

Pasif insanların size gerçek duygularını ifade edebilecekleri düzeyde içten ve açık bir ortam yaratmanız, aranızdaki ilişkiyi dengede tutar.

Baskıcı aile ve toplumlar, duygularını tanımayan, kendi istek ve ihtiyaçlarını özgürce ifade edemeyen bireylerin yetişmesine zemin hazırlar, maalesef!

Böyle insanların çoğunlukta oldukları toplumlarda, gerçek demokrasi gelişmez.

İlkeleri olmayan, kararlarının arkasında duramayan, kolay yönetilen bu tür insanların olduğu yerlerde, kabalık ve zorbalık, haksızlık ve hukuksuzluk her alanda hâkim olur.

Bireyleşme olmadığı için, özgün niteliklere sahip insanların ortaya çıkması zorlaşır.

Sıradanlık ve vasatlık, her yanı sarar.

Pasif insan olmak da zordur!

Kendilerine saygılarının olmaması ve başkalarının da onlara saygı ve güven duyamaması, pasifleri zorlayan ruhsal engellerdir.

Pasif insanların kişiliklerini geliştirmeleri, duygu ve düşüncelerini tanıyıp, ifade edebilme becerileri kazanmaları için, ruhsal gelişim eğitimlerinden yararlanmaları mümkündür.

Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.