Muhsin Yazıcı

Zor İnsanlar – 9 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Zor İnsanlar – 9 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Davranış biçimlerine göre saldırgan, pasif ve pasif saldırgan olarak üç gruba ayırıp, saldırgan ve pasif olanlarıyla başa çıkmada neler yapması gerektiğini önceki bölümlerinde anlattığım ‘’Zor İnsanlar’’ yazı dizisinin bugünkü bölümünde, pasif saldırganlarla ilgili çözüm yollarını ele alacağım.

Konunun bütünsel kavranışı önemli olduğundan, sayfamda yer alan önceki bölümleri de okumanızı tavsiye ederim.

Şimdi, pasif saldırganlığın ne olduğunu kısaca hatırlayalım:

Her şey yolunda gitse bile mutlu olmayan, karamsar,

İğneleyici ve dolaylı mesajlarla konuşan,

Somurtan ve küsen,

İşleri sürüncemede bırakan, erteleyen,

İnatçı,

Alaycı ve aşağılayıcı konuşan,

İnsanları ayırıcı ve kamplaştırıcı,

Sıklıkla verdiği sözü tutmayan,

Başkalarının çabalarını sabote eden,

Sorumluluklarını yerine getirmemek için mazeretler üreten,

Yolunda gitmeyen şeyleri abartan,

Sürekli hakkının yendiğinden ve anlaşılamadığından şikâyet eden,

Eleştiriye kapalı,

Haklı olduğunuz halde sizi özür dileme durumunda bırakan ve

Kendi başarısızlıklarından hep başkalarını sorumlu tutan insanların davranışları, pasif saldırgan davranış olarak kabul edilir.

Onlardan uzaklaşma şansınız varsa, bu şansı elbette değerlendirebilirsiniz!

Ama bazen bu mümkün olmaz ve en yakınınızdaki insanların pasif saldırgan davranışlarıyla hayat boyu mücadele etmek ve bundan zarar görmek durumunda bulabilirsiniz, kendinizi.

Pasif saldırganlarla başa çıkmada ilk unsur, onları tanımanızdır.

Yaptıklarının, tanımlanmış bir davranış bozukluğu olduğunu görmeniz, gereksiz yere kendinizi suçlamayı sonlandırmanıza büyük katkıda bulunacaktır.

Sakin kalmanız ve onlarla mesafenizi korumanız önemlidir.

‘’İnsanları kamplaştırarak kendi çıkarları için kullanma’’ benzeri oyunlarına katılmayınız.

Suçlayıcı bir dil kullanırsanız, hemen kurban rolüne geçer ve sizi haklı olduğunuz halde haksız duruma düşürürler.

O nedenle, sözcüklerinizin temiz, net ve onu birey olarak suçlamak yerine kusurlu davranışlarına odaklı olmasına dikkat edin.

‘’Ne inatçı şeysin sen!’’ yerine, ‘’Tatil tarihi konusundaki bu ısrarının yanlış olduğunu düşünüyorum!’’ gibi.

Pasif saldırganlar dolaylı yollardan sizi incitecekleri ve sonra da bunu inkâr edecekleri için, mesajlarına iyi kulak verin.

Sonra da, sakladıkları kötü niyetli gerçek mesajı teşhir edin:

‘’Bana aslında vermek istediğin mesajın …….. olduğunu hissediyorum ve bundan rahatsızım!’’

Bu söylem, bir dürüstlük çağrısıdır!

Gerçek mesajı teşhir konusunda yeterince ısrarlı olmanız, sizinle diyaloğunda bu metodun çok işlemediğini, kötü niyetini fark ettiğinizi ona kavratmanıza yardım eder.

Size gerçekten değer veriyorsa, kendisini düzelteceklerdir.

Onlara, kendilerini güvende hissedebilecekleri konuşma ortamları yaratın.

Çünkü pasif saldırganların büyük çoğunluğu, gerçek duygularını, sevinç ve öfkelerini rahatça ifade edemedikleri ortamlarda yetişmişlerdir.

Okulların, toplumsal değerlerin ve devlet yapısının baskıcı ve saldırgan olduğu durumlarda, insanlar kendileri gibi olamadıklarından, duygularını dolaylı yollardan ifade etme yolunu izlemek zorunda kalırlar.

Ağır ayrımcılığa uğrayan, büyük çoğunluğu barışçıl, kendi halinde insanların, renk renk giysileri ve bayraklarıyla yapmaya çalıştıkları gay yürüyüşüne bile biber gazı ve su sıkarak saldırılması, farklılıklara tahammülsüz, başkalarının var oluş biçimlerine müdahale hakkını kendinde gören bir toplumda yaşadığımızı teşhir etmesi açısından güzel bir örnektir.

Pasif saldırgan kişilerin, gerçek duygularını tanıma ve özgüvenle kendilerini ifade edebilme konusunda eğitilecekleri bir ruhsal gelişim programından yararlanmaları mümkündür.

Yazı dizimizin son bölümünde, zor olmayan insan tanımını yapacak ve öyle olmanın yolları üzerine konuşacağız.

Doç. Dr. Şafak Nakajima

 

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.