Muhsin Yazıcı

Güçlü müsün güçsüz mü? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Güçlü müsün güçsüz mü? / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Bazı insanlar, duygusal anlamda güçlüdürler.

Başlarına gelen olumsuzlukları ve talihsizlikleri, çok zorlanmadan göğüsleyebilirler.

Bazı insanlarsa, en küçük terslikte dağılıp giderler.

Güçlülerle güçsüzler arasındaki en büyük fark, zorluklara verdikleri tepkide yatar:

Güçlü. ‘’Bunun altından kalkabilirim! Başa çıkabilirim! Zor ama imkânsız değil! Her şeyin bir çaresi var!’’ der.

Güçsüz ise şöyle konuşur: ‘’ Bunun altından kalkamam! Başa çıkamam! Çok zor! Çaresizim!’’

Güçlüler gerçekçidir, hayatın pek çok zorlukla dolu olduğunu bilir.

Değiştirilemeyecek şeylerle vakit kaybetmez; değiştirebileceği şeylere odaklanır!

Mutluluğun, sorun yaşamamak değil, sorunlarla başa çıkabilmek sanatı olduğunun bilincindedir.

Güçsüz ise hastalık, ayrılık, kaza, yaşlılık, ölüm gibi kaçınılmaz zorlukların varlığını kabullenmekte zorlanır.

Gerçekçi değildir!

Hazırlıksızdır!

Yalnızca korkar!

Güçlü, olumsuz düşüncelerin beyninin kontrolünü ele geçirmesine izin vermez.

Olumsuz düşünmek, insanın enerjisini tüketir, problem çözme becerisini azaltır.

Güçsüzün giderek daha da güçsüzleşmesi, depresyonun karanlık kuyularına yuvarlanması ve hastalanması işte tam da bu nedenden kaynaklanır: olumsuz düşünmek!

Güçlü, kendisine acıyarak zaman harcamaz.

Hayatında neyin değişmesi gerektiğini fark eder, değişimi gerçekleştirmek için sorumluluk üstlenir.

Hedef belirler ve o hedefe odaklanır.

Kendisini geliştirir, öğrenmeyi bir yaşam tarzı haline getirir.

Değişime açıktır; değişimin emek ve zaman alacağı gerçeğini aklından çıkarmaz.

Hiçbir zaman, ‘’Değişmek için artık çok geç’’ demez.

Hatalarını tekrarlamaz!

Güçsüz, kendisine acır.

Terslikler için başkalarını suçlar.

Değişime inanmaz, direnir.

‘’Çok geç kaldım!’’ der.

Gerekli emek ve sabrı göstermez.

Kendisini geliştirmez, merak etmez, öğrenmez!

Kolayca yılar, bıkar.

Hatalarından ders çıkarmaz, tekrar tekrar aynı hatayı yapar.

Öyle ki, hataları zamanla yanlış seçimler silsilesine dönüşür ve kaderini oluşturur.

Kurtarılmayı umar.

Sihirli bir tedavi metodu, yeni bir doktor, anlayışlı bir sevgili gelip, onu bu kör kuyulardan çıkarsın diye bekler!

Güçsüz, en ufak bir zorluk için bile yakınır.

Güçlü, en küçük bir güzelliği bile fark edip şükran duyar.

Güçsüz, ömrünü başkalarına imrenerek, onların başarılarını kıskanarak geçirir.

Güçlü kendisini başkalarıyla karşılaştırmaz.

Her insanın zorluklarının, imkânlarının, yaşam yolculuğunun farklı olduğunu bilir.

Gerçek başarının emek ürünü olduğu görür; başarılı insanlardan ilham alır.

Güçsüz, başkalarının kendisi için ne düşündüğünü, ne söylediğini çok önemser.

Normalliğin ölçüsü başkalarıdır.

Kendisini başkalarının değer yargılarıyla değerlendirir ve yönetir.

Onları sürekli memnun etmeyi, bir görev bilir.

Güçlü, başkalarının yorumlarına ve düşüncelerine dikkat eder, onları akıl süzgecinden geçirir ama kendi değerleriyle hayatını yön verir.

Başkalarının düşüncelerinin, yalnızca düşünce sahiplerini bağladığını, onların beyinlerinin bir yansıması olduğunu görür.

Güçsüz, başkalarına kolay kolay güven duymaz.

Geçmişte kendi seçimleri ile değil başkalarının etkisiyle yaşadıkları haksızlıklar ve yanlışlıklar, onları şüpheci kılar.

Güçlüyse, insanlarla arasına sağlıklı bir sınır çizer ama başkalarının içindeki iyiyi görme konusunda da beceriklidir.

Akılcı bir güven duygusu taşır.

Davranışlarınızı değiştirmeniz için gereken önemli ipuçlarını bu yazıda sizlerle paylaştım.

Tüm bu farklı özellikleri okuduktan sonra, eminim kendinizin güçlü mü güçsüz mü olduğunuz hakkında bir fikre sahipsinizdir artık.

Zaman akıp giderken, geride hakkı verilmiş bir yaşam bırakmak istiyorsanız, güçlü olmanın ne denli önem taşıdığını fark etmişsinizdir, umarım!

Bundan böyle, yapmanız gereken ilk ve en önemli şey, zorluklar karşısında doğru sözcükleri seçmek olmalı:

‘’Yapacağım!’’, ‘’Başaracağım!’’, ‘’Üstesinden geleceğim!’’

Sözlerinizin niteliği düşüncenizi, düşüncenizin niteliği davranışlarınızı değiştirecektir!

Mühendis ve otomotiv sanayiinin öncüsü Henry Ford, o ünlü sözünde çok haklıdır:

‘’İster başaracağınızı düşünün, ister başaramayacağınızı!

Haklısınız!’’

Doç. Dr. Şafak Nakajima

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.