Muhsin Yazıcı

Kendine inanmak / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Kendine inanmak / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Etrafınıza bir bakın!

İki tür insan göreceksiniz:

Büyük bir sıkıntıları olmasa da, başlarına bir felaket gelmişçesine omuzları çökük, bıkkın ve her şeyden yakınanlar,

Ya da, tüm olumsuzluklara rağmen dik durabilen, çözüm odaklı, canlı insanlar.

Bu iki grup insanın arasındaki en büyük fark, kendilerine olan inançlarının düzeyidir.

Kendine inanmak, bir insanın sahip olabileceği en büyük iç kaynaktır.

Hayatta başarılı olan, ortaya bir değer koyan insanlar, kendilerine inanırlar.

Kendilerine inanan insanlar, daha iyimser ve coşkuludurlar.

Koşulları ne kadar zor olsa da, akıllarına koyduklarını gerçekleştirme kararlılığından kolay kolay vaz geçmezler.

Bu duruşları, delilik veya cahil cesareti değildir.

Yeteneklerine, karakterlerine güvenden kaynaklanan bir inançtır.

Kendilerinden memnundurlar.

Yetersizliklerinin farkındadır ve eleştiriye açıktırlar.

Memnun olmadıkları, yetersiz buldukları yanları içinse, hayıflanmak yerine, onları düzeltmek, geliştirmek için çaba sarf ederler.

Enerjik, karizmatik ve heyecan vericidirler.

Bu özellikleri, onların daha da başarılı olmalarını ve iyi ilişkiler kurmalarını sağlar.

Peki, neden insanların büyük bir çoğunluğu, hayatı zorlaştırdığını bile bile, kendilerine inanmayı başaramaz?

Kendine inanmamak, elbette bir seçim değildir.

Bu durum, kendisini sürekli eleştiren bir benliğin, yıkıcı iç sesin ürünüdür. Bazen aileden veya toplumdan beslenir.

İçimizdeki yıkıcı ses bize durmaksızın yetersiz, çirkin, başarısız, değersiz, aptal olduğumuzu söylerse, bir süre sonra kendimize inancımız yok olacaktır, ister istemez.

Her olumsuz iç ses, kötü değildir; bazen bizi, yanlışlarımız için uyarır.

Yıkıcı iç ses ise objektif olmaktan uzak ve hoşgörüsüzdür.

Siz de kendinize inancınızın yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, yapabileceğiniz pek çok şey var:

• Öncelikle, düzenli bir günlük tutmak için bir defter edinin.

• Günlüğünüze, iç seslerinizi not alın! Olumsuz olanların verdiği mesajı anlamaya çalışın! Haklı mı, haksız mı irdeleyin! Haklıysa hatanızı düzeltin; haksızsa, neden haksız olduğunu, yıkıcı iç sesinizin karşısına yazın!

• Özellikle geliştirmek istediğiniz bir yanınız varsa, şimdiye dek o yanınızın gelişmemiş olmasıyla neler kaybettiğinizi düşünün!

• Geliştirmek istediğiniz özelliklerinizle ilgili olarak o gün boyunca ne tür çabalar sarf ettiğinizi günlüğünüze yazın!

• Eğer kendinizi geliştirmek için çaba harcamanın yanı sıra, yıkıcı iç sesinizi, yapıcı bir iç sesle değiştirirseniz, hayatınızın nasıl değişeceğini, nasıl bir insan olacağınızı gözünüzde canlandırın!

Tüm bunlar, sınırları belirsiz bir mutsuzluk bulutu içinde kaybolmak yerine, kendiniz ve yaşamınızla ilgili olarak gerçekten ne yapmak istediğinizi bulmanıza, gelişmenize ve giderek kendinize inanmanıza yardımcı olacaktır!

Biliyorum; zor görünüyor!

Ama unutmayın; Lao Tzu’nun dediği gibi:

‘’En büyük yolculuklar, küçük bir adımla başlar!’’

-Yorum kutusunda, kendine inancı sayesinde başarılı olduğuna inandığınız insanları ve olayları paylaşabilirsiniz!

Doç. Dr. Şafak Nakajima

www.muhsinyazici.com

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.