Muhsin Yazıcı

Kütüphaneler yanarsa insanlık yanar / Aydın İleri

Kütüphaneler yanarsa insanlık yanar / Aydın İleri

Ülke gündemi ne olursa olsun, hangi koşullar olursa olsun kütüphanelerimizin, eğitim, kültür ve sağlık kurumlarımızın dokunulmazlığı olmalıdır…

Kütüphaneler ve kitaplar bütün bir insanlığı birleştirir, sınırları kaldırır, insanlığın yazılı kültür mirasını günümüz teknolojisi eşliğinde, kitap ve kitap dışı belgelerle bütün bir uygarlığın ortak kullanımına sunar. Kütüphaneler kitapları koruyan, düzenleyen ve hizmete sunan paylaşımcı kurumlardır. Kütüphaneler içinde, “yaşam boyu eğitim merkezi” “halkın üniversitesi” olarak kabul edilen “Halk Kütüphaneleri” her yaştan insana cinsiyet, ırk, din ayrımı yapmadan farklılıklara saygı duyarak hizmet sunan toplumların en demokratik kültür-sanat ve paylaşım merkezleridir.
Kütüphane raflarında çok kültürlülük hakimdir, raflarında ayrım yapılmaksızın her kültürün basılı eserleri yer bulur. Her dilden her düşünceden her dinden kitaplar raflarda yan yana toplumun hizmetine ücretsiz ve eşitçe sunulur.

Halk kütüphaneleri insanları ve toplumları birleştirici özelliğiyle toplumsal barışa hizmet eden kurumlardır. Kuruldukları yerellerin yerel bilgi ve belge merkezi, hafızasıdır. Kütüphanelerinin kamu kurumları, STK’ler ve bireyler tarafından korunması ve desteklenmesi işlevli ve nitelikli olması için olmazsa olmazdır.
Kütüphanelerin tarihi insanlık tarihi ile başattır. Kitaplar taş tabletle başlayan yazı serüveni günümüzde “e-tablet”le dijitalleşerek günümüzdeki modern haliyle kütüphanelerde yerini e-kaynaklarla almıştır. Kütüphaneler günümüze gelene kadar kuruldukları dönemlerde, kuruldukları yerlerde çıkan savaşlarda, işgallerde zarar görmüş, yakılmış, yıkılmış, yağmalanmıştır. Kimi zaman uygarlığın, zenginliğin ve gücün en önemli simgesi olan kütüphaneler, zaman zaman savaş nedeni bile olmuştur. Çıkan savaşlarda kütüphaneler; zarar verilerek, yok edilmesi öncelikli olan hedefler arasında yer almıştır.

İskenderiye Kütüphanesi, Ninova Saray Kütüphanesi, Bağdat Kütüphanesi tarihte yakılan, yıkılan bazı kütüphane örnekleridir. O kadar uzak tarihe gitmeden çok yakın tarihimizde dün gibidir hafızamından hiç silinmeyen görüntüler; Saraybosna’da, Irak’ta, Mısır’da bombalanan, yakılan, yıkılan, yağmalanan hasar gören kütüphaneler, müzeler, arşivler…

Kitapları yakanlar insanları da yakar!

10 Mayıs 1933’de meydanlarda kitapları yakılan Alman şair, Heinrich Heine daha 1821 yılında şöyle yazmıştı: “Bugün kitap yakanlar, yarın insanları da yakarlar.” Malesef Heine’in kehaneti gerçekleşti. Hem kendi coğrafyasında hem de ülkemizde gerçekleşti. Önce kitapları sonra insanları yaktılar.
1933 yılının Ocak ayında Nazilerin iktidara gelmesinden sonra ülkede iktidara muhalif yazarların, aydınların kitapları kütüphanelerden, kitabevlerinden ve evlerden toplatılarak 10 Mayıs 1933 günü başlayarak yüz bine yakın kitap kamyonlarla yüklenerek meydanlarda lise öğrencilerine yaktırıldı. Kitapların yakıldığı ilk gün Berlin opera meydanında 70 bin kişi kitaplar alev alırken alkışlarla izledi.
“Kitap Soykırımı” 34 üniversite kentinde tekrarlandı. En acısı, kitapları toplatılıp yakılan yazarlar kitaplarının yanmasını göz yaşlarıyla izledi.

Türkiye’de en çok darbe dönemleri kitaplar yakıldı
Türkiye’de de kitap yakma örnekleri 1940 yıllara dayansa da genellikle “Askeri darbelerle” birlikte gelen bir gelenek oldu. Kitabı her zaman devlet yok etmedi. Bazen insanlar korktukları için, başları derde girmesin diye kitaplarını yakmak zorunda kaldı. 12 Mart döneminde özellikle İstanbul’un “ev ev aranması” sırasında pek çok kitap “suç unsuru” sayılabileceği için sahipleri tarafından yakıldı. 12 Eylül’deki askeri darbenin ardından da onbinlerce kitap hem devlet tarafından, hem de sahipleri tarafından yakıldı. 12 Eylül döneminde Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan bir yasa ile “müsadere edilen kitapların” imhasına olanak tanınması kitap kıyımını doruğa çıkardı. Ağırlıkla sol düşüncedeki on binlerce kitap yakılarak ya da SEKA’ya gönderilerek 39.000 gazete ve dergi imha edildi.

Kütüphanelere, kitaplara, insana kıymayın efendiler
7 Ekim 2014 akşam saatlerinde, yaklaşık 50 yıldır halka hizmet veren Siirt İl Halk Kütüphanesi kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı. Kütüphane binası içeriden ve dışarıdan zarar gördü. Camları kırıldı, kütüphane donanımları ateşe verildi. Kütüphane tümden kullanılmaz hale geldi. Kitaplar direkt hedef alınmamış olsa da yangına müdahale edilmese, bina kitaplarla beraber tümden yanabilirdi. Çocuk bölümündeki kitaplarından 2 raf çocuk kitabı ve bazı kaynak kitaplar yandı. Kütüphanenin arşiv bölümü yanarak tümden hasar gördü. Kütüphanedeki kitapların toplamında %5-10 arası bir hasar oluştu.
8 Ekim 2014 sabahı kütüphanede sağlam kalan tüm kitaplar kütüphane çalışanlarınca zor koşullar altında kolilenerek binadan tahliye edildi.
Ülke gündemi ne olursa olsun, hangi koşullar olursa olsun kütüphanelerimizin, eğitim, kültür ve sağlık kurumlarımızın dokunulmazlığı olmalıdır. Kitabın ve kütüphanenin değeri insanlığın ortak değeri ve kültürel mirasımızdır. Uygarlık tarihinde, savaşlarda kütüphaneler, arşivler, müzeler yakılıp yıkıldı, yağmalandı.
 Kaybeden hep insanlık oldu.

Kütüphaneci meslektaşlarımıza ve ülkemize geçmiş olsun dilekleriyle ülkemizde kitapların, kütüphanelerin ve insanların yakılmadığı, öldürülmediği günler diliyoruz.
Kitapların ve kütüphanelerin aydınlığı kararmasın. Kütüphaneler yanarsa insanlık yanar. Kütüphanelere, kitaplara, insanlara kıymayın efendiler…

 

http://www.birgun.net/haber-detay/kutuphaneler-yanarsa-insanlik-yanar

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.