Muhsin Yazıcı

Cezayir Devrimi ve Fransızların Cezayir Soykırımı -1

Cezayir Devrimi ve Fransızların Cezayir Soykırımı -1

Fransızlar, Cezayir’i sömürge emperyalizmin başlamasından çok önce ele geçirmişlerdi. Cezayir’in ele geçirilmesini daha önce ilk kez I. Napolyon tasarlamıştı ama bunu gerçekleştiren X. Charles oldu.

Her şey 1827 yılında Cezayir Dayısı Hüseyin Paşa ile Fransız konsolosu General De Faulle arasında geçen sert bir tartışma ile başladı. Bu tartışma Cezayirli tarımcıların Fransa’ya gönderdikleri buğdayların parasının ödenmesi ile ilgiliydi.

Hüseyin Paşa, konsolosun küstahça tavırlarına dayanamayıp elindeki yelpaze ile suratına vurmuş, sonra da kovmuştu. Bu durumu mükemmel bir bahane olarak kullanan Fransız hükümeti, yapılan bu davranışı kendi şahsına yapılmış kabul etti ve Cezayir’i kuşattı. Yaklaşık 3 yıllık bir savaşın ardından 5 Temmuz 1830 tarihinde Hüseyin Paşa’nın Fransızlara kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda kalmasıyla, 1514 yılından beri Osmanlı egemenliğinde olan Cezayir’in artık bir Fransız sömürgesi olduğu ilan ediliyordu. Fransızlar bu istilayı “uygar dünyanın çıkarları adına yaptıklarını”, Cezayir’in ele geçirilmesiyle Cezayir korsanlığına son verdiklerini öne sürüyorlardı.

Fransızlar sömürge yapmak için Cezayir’e geldikleri 1830 yılından, ellerinde bulundurdukları 1962 yılına kadar olan sürede insanlık tarihinin en büyük suçlarından birini işlediler. 132 yıllık bu işgal süresinde Cezayir’in tüm kaynaklarını yağmaladılar, 1.5 milyonu 8 yıl süren Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında olmak üzere yaklaşık 5 milyon Cezayirliyi soykırımıma tabi tuttular. Cezayir halkını sosyal, kültürel, dilsel ve Cezayir yönetimini de yapısal olarak Fransızlaştırmak planı çerçevesinde Cezayir’de ne kadar Arap-Berber, İslam ve Türk kültürü varsa bunun sistemli bir şekilde, pasif (zamana yayarak yok etme) ve aktif (o anda yok etme) soykırımcı yöntemler kullanarak, Fransızlara ait olmayan her türlü kültür ve yapılanmanın yok edilmesini kendilerine ilk hedef seçtiler.

Fransızlar bu hedef doğrultusundaki planları çerçevesinde, Fransız kültürü, sosyal yaşamı, dil ve düşünce tarzının Cezayir halkına kabul ettirilmesi ve bu kabulden doğacak sosyal, kültürel ve yapısal boşluğun, ülke halkının aktif asimile sürecinden sonra, Fransız tarzında bir yaşamın doldurabileceğini sanıyorlardı. Fransızlar, Cezayir için tasarladıkları ve arkasında, önce sömürge yapma ve daha sonra Cezayir’i Fransa’ya ilhak etme planlarının yattığı Fransız Cezayir’i oluşturma projesi çerçevesinde, kendi sömürgeci amaçlarına da uygun olarak Cezayir halkı üzerinde 1830’dan itibaren sistemli bir sosyal-kültürel asimilasyon ve insan beyninin sömürgeleştirilmesi politikası ürettiler. Bu politikanın içeriğinde ve pratiğinde izlenen metotlardan en önemlisini ise, Cezayir’de yaşayan herkesin yaşamın her alanında Fransızca konuşması, Fransızca düşünmesi, Fransızca okuyup Fransızca eğitimi alması teşkil ediyordu.

Fransızlar, Cezayir’de de diğer Fransız sömürgelerinde olduğu gibi, ekonomik, kültürel, askeri ve siyasi çıkar elde etmek için zor kullanma yöntemini benimsemişlerdi. Fransız sömürgeciliğinin amacının ne olduğunu, bizzat Fransız Sömürge Bakanı Albert Sarraut 1923 yılında Sömürge Okulunda (Paris’teki) yaptığı bir konuşmada şu şekilde tarif ediyordu: “Gerçeği gizlemeye ne gerek var? Sömürgecilik bir uygarlık hareketi değildir. Çıkarların yönlendirdiği bir zor hareketidir.”

Fransız Sömürge Bakanı Albert Sarraut’un 1923 yılındaki sözlerini doğrulayıcı bir biçimde, Fransızlar 1870-1871’de, Fransız-Alman savaşının bir sonucu olarak, Alsace ve Lorraine bölgesinin, Almanlara bırakılmasından doğan etnik göç sorununun aşılması için, zamanın Fransız hükümeti olarak, Alsace ve Lorraine’de yaşayan, daha sonraları Cezayir’de Kara Ayaklı diye anılan (pieds-noirs) 750.000 (bazı verilerde ise. 1.000.000) Fransızı, 1830’dan itibaren, Fransız sömürgesi olan Cezayir’e, Cezayir’in en verimli topaklarına göçmen olarak yerleştirdi. Bu durum, Fransızların, sadece kültürel asimilasyon ile yetinmeyip, aynı zamanda, Cezayir’i Fransa’nın egemenliği altında, Alsace ve Lorraine’deki savaşın akıbetinden dolayı, göç sorununu da çözen, ebedi yerleşeceği bir eyaleti ve sayfiye yeri gibi görme hedefinin bir sonucuydu. Bu düşünceyle hareket eden Fransız sömürgecilerinin Fransız vatandaşlarına Cezayir’de verdiği önemli imtiyazlardan dolayı, Fransa’dan Cezayir’e göç akını daha sonra da yıllarca devam etti. Fransa’dan ve Alsace ve Lorraine’den gelen Fransızlar, Cezayir’de en iyi olanaklar çerçevesinde imtiyazlı olarak şehirlerde ve en verimli toprakların bulunduğu çiftliklerde iş kurmaya ve yaşamaya başladılar. Fakir ve desteksiz Cezayir’in Arap-Berber köylüsü ve esnafı, Fransız sömürgecilerin ürettikleri ve bunların pazarlanması ile rekabet edemedi. Bu nedenlerden dolayı, Cezayir köylüsü ve esnafı, Fransızlara karşı ekonomik dinamiklerini önemli ölçüde yitirdi (ekonomik soykırım-economicide).

Cezayirliler ve Fransızlar arasındaki eşit olmayan rekabet durumundan dolayı, Cezayir köylüsü üretim alanlarım ve bir kısım Cezayirli esnaf işyerlerini terk etmek zorunda bırakıldı. Bunlardan 300.000’i, Avrupa’daki, Fransızlara ait fabrikalarda yevmiyeli işçi olarak çalışma yolunu seçmek zorunda kaldı. Bu süreç içerisinde Fransızlar, bir yandan kendi ekonomilerinin gelişimi için Cezayirlileri ucuz iş gücü olarak Fransa’daki fabrikalarında çalıştırırken, bir yandan da Cezayir’deki sömürgeci siyaset ve stratejileriyle, yerli halk üzerindeki Fransızlaştırma operasyonu olan kültürel, sosyal, dilsel ve yapısal soykırımcı asimilasyonu kısmi olarak başardılar. Bu sürecin Fransızlar lehine ilerlemesi sırasında, Fransız sömürgecileri Akdeniz’in karşı kıyısındaki Cezayir’i, kendilerinin o kadar ayrılmaz bir parçası olduklarına inandırmışlardı ki, bu yüzden Cezayir’i mutlak bir Fransız sayfiye bölgesi olarak görmeye başladılar. 1830’dan ulusal kurtuluş savaşının başladığı 1954 yılına kadar olan süreç içerisinde lehlerine olan bütün bu gelişmelerden dolayı 1.000.000 Fransız, artık bir daha ayrılmamak düşüncesiyle Cezayir’e iyice yerleşmişti.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.