Muhsin Yazıcı

Güçlü eğitim felsefesi, güçlü Türkiye demek

Güçlü eğitim felsefesi, güçlü Türkiye demek

Şahin AYBEK – Eğitimci Yazar

Eğitim kavramını en genel anlamında insanın yetişmesi ve yetiştirilmesi olarak ele aldığımızda tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir kavramla karşılaşıyoruz. Doğal olarak bir milyona yakın öğretmen ve on sekiz milyona yakın öğrencinin olduğu bir Milli Eğitim Bakanlığı ve velileri de işin içine katınca tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konu, eğitim. Cumhuriyet tarihi eğitim felsefeleri seküler ve dinsel dünya görüşlerinin kavgalarıyla geçti. Türkiye’nin kaybedecek vakti yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Eğitim çökerse Türkiye çöker. Dünya tarihi bunun örnekleriyle dolu.

Eğitim konusu ile ilgili ‘Kimler Eğitmeli, Kimler Eğitilmeli, Eğitenlerin Özellikleri Ne Olmalı, Eğitilenlerin Özellikleri Neler, Eğitimin Amaçları Ne Olmalı, Eğitilen Kişi Hangi Siyasal Düzen İçin Eğitilmeli’ gibi pek çok soru sorulabilir. İşte eğitimin bu tip soruları, doğası, amaçları, araçları ve yapısıyla ilgilenen felsefe dalıdır, eğitim felsefesi.

Eğitim felsefesi, eğitim sistemlerini besler

Eğitim felsefesi öğrenme, öğretim, eğitim, değerlendirme gibi temel kavramları analiz eder. Bu alan etik, siyaset, epistemoloji ve zihin felsefesi ile yakın ilişki içinde. Ahlak eğitimi, okulların toplum içinde nasıl bir yol üstlenmesi gerektiği, eğitim bağlamında özgürlük-otorite- haklar-hesap verilebilirlik, çocuk hakları ve özgürlük, eğitimde eşitlik ve adalet, politik eğitim, eğitim programlarının inşası ve hazırlanması gibi konularda eğitim felsefesi devreye girer.  Eğitim sistemleri eğitim felsefeleri kadardır. Eğitim felsefeleri, eğitim sistemlerini besleyen ana su depoları, damarları olarak tanımlanabilir. Bu sayede ancak eğitimin temel kavramlarını, amaçlarını ve yöntemlerini sağlıklı bir şekilde ele alabilirsiniz.

Filozoflar dolaylı olarak eğitimle ilgilenirler

Platondan, John Dewey’e uzanan eğitim felsefesi tarihinde preskriptif, analitik ve eleştirel olmak üzere üç temel eğitim felsefesi yönelimi karşımıza çıkar. Platon, Aritotales, İbni Sina, Gazali, Aziz Augustinus, Aquinali Thomas gibi filozofların eğitim felsefeleri, Rousseau’nun natüralizmi, Lock ve Kant’ın liberalizmi, Auguste Comte’un pozitivist eğitim felsefesi, Marks’ın sosyalizmi, James ve Dewey’in pragmatik eğitim felsefesi, Sartre’ın egzistansiyalist eğitim felsefesi ve Burke-Hegel’in muhafazakar eğitim felsefesi preskriptif eğitim felsefesi yönelimini temsil eder. Bu yönelim klasik felsefe yaklaşımının eğitime yansımış hali.  Analitik yönelim ise analitik eğitim felsefesinde vücut bulur. Son yönelim olan eleştirel yönelim ise hâkim ideolojinin eğitimden faydalanan insanların ve toplumsal sınıfların çıkarlarını yanlış temsiline yol açtığını düşünür. Bastırılmış sosyal sınıfların ve dezavantajlı toplumsal grupların çıkarlarının korunması gerektiğini düşünürler. Tüm bu eğitim felsefesi yönelimleri; eğitimin olanaklı olup olmadığı, eğitimin bir ideoloji aktarmaktan bağımsız olup olmadığı, eğitimin temel amacının ne olması gerektiği gibi sorulara yanıtlar arar. Yani filozoflar dolaylı ya da doğrudan eğitim felsefesi ile ilgilenir.

Üniversitelerde eğitim felsefesi lisans bölümleri açılmalı

Türkiye’de 1953’te öğretmen yetiştirme programlarının yeniden düzenlenmesi ile eğitim felsefesi dersi programlara girdi. 1998-1999’da bu ders aynı şekilde programlardan çıkarıldı. 1953 öncesi programlarda eğitim felsefesi dersinin adı olmasa da onun alanına giren konular öğretmen yetiştirme programlarında farklı biçimlerde yer aldı Daha çok Avrupa ülkelerindeki gibi pedagoji ve pedagoji tarihi adları altında oldu bu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’nin Amerika’ya yakınlaşmasıyla ve oraya eğitim amaçlı öğrenci gönderilmesiyle ABD’deki gibi eğitim kavramsallaştırılması başlar. Örneğin 1953’te yapılan Beşinci Milli Eğitim Şurası’na Amerikan eğitim felsefesi damgasını vurur. İşte bu yıldan 1998-1999 yılına kadar öğretmen yetiştirme programlarında eğitim felsefesi dersi yer alır. 2006’da yapılan revizyonla eğitim felsefesi dersi okul öncesi öğretmenliği programında öğretmenlik meslek bilgisi dersleri arasına alındı. Diğer programlarda da seçmeli olarak okutulabilir hale geldi. 1965 itibariyle de Türkçe eğitim felsefesi kitapları yazılmaya başladı. Felsefesiz bir eğitim düşünülemez. Eğitim etkinliği üzerine, derinliğine, sistematik, eleştirel ve bütüncül düşünebilmeyi ancak eğitim felsefesi aracılığıyla sağlayabiliriz. Eğitim felsefesi de felsefeye verilen önem kadardır. Öncelikle felsefe derslerinin öğretimi ilkokul ve ortaokullara da indirilmeli, liselerde okutulan felsefe derslerinin saati artırılmalı. Felsefe öğretiminin yaygınlaştırılmasıyla beraber üniversitelerde eğitim felsefesi lisans bölümleri açılmalı. Üniversitelerin eğitim felsefesi ve felsefe bölümleri için puan barajı getirilmeli ve başarılı öğrenciler buralara kanalize edilmeli. Yine bu konuyla bağlantılı olarak diğer tüm lisans programlarında felsefe, eğitim felsefesi ve bilim felsefesi dersleri zorunlu hale getirilmeli.

Araştıran, düşünen, sorgulayan, kendi ayakları üzerinde durabilen, problem çözme becerisine sahip, eleştirel düşünebilen bireyler doğal olarak iyi bir felsefe ve eğitim felsefesi eğitimiyle mümkün olabilir. Bu tip bireyler ülke ekonomisine ve kalkınmaya da katkı sağlar. Yani güçlü eğitim felsefeleri, güçlü eğitim sistemi, güçlü eğitim sistemi de güçlü Türkiye demek.

Türkiye’nin kaybedecek vakti yok

Cumhuriyet tarihi eğitim felsefeleri seküler ve dinsel dünya görüşlerinin kavgalarıyla geçti. Türkiye’nin kaybedecek vakti yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Eğitim çökerse Türkiye çöker. Dünya tarihi bunun örnekleriyle dolu. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Ana Muhalefet Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroülu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, MEB Müsteşarı Yusuf Tekin ve YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın bu konuda ivedilikle gerekli hassasiyetleri göstereceğine inanıyorum. Ülkemizde hızla bilimin-aklın-liyakatin-eğitim etiğinin ön plan çıktığı ve büyük bir uzlaşıyı kapsayan, aksiyolojiye dayanan, insanı merkeze alan, evrensele bakarken yerel değerleri göz ardı etmeyen, bilgi güçtür ilkesinden hareket eden ve ‘mutlu, erdemli’ bireyler yetiştirmeyi hedef alan Türkiye’ye ait özgün bir eğitim felsefesine dayalı, partiler üstü ve hükümetler üstü devlet politikası olan, bir eğitim sistemi hayata geçirilmesi gerekiyor.

http://www.hurriyet.com.tr/guclu-egitim-felsefesi-guclu-turkiye-demek 40289968?_sgm_source=40289968&_sgm_campaign=scn_a004850058058000&_sgm_action=click

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.