Muhsin Yazıcı

Yaşamın kodlarını anlamak – 2 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Yaşamın Kodlarını Okumak’’ dizisinin ilk bölümünden sonra bir an, bulsanız beni zorla bilgisayarın başına oturtup ikinci bölümü yazdıracaksınız sandım…

Ama gerek kalmadı; şu yorumlara nasıl direnebilirim ki?

Saliha Işıldaklı: ‘’Bana “Bir gün biri Darwin’in hayatını anlatacak ve sen heyecanla diğer bölümlerini bekleyeceksin” deselerdi hayatta inanmazdım. Siz çok yaşayın emi Şafak hocam.’’

Gülfizar Kunt Ünal: ‘’Devamını hasret ile bekliyorum. Okurken bir baktım bitmiş…

Fatma Koç: ‘’Ne çabuk teneffüs zili çaldı…

İclal Efser Demirhan: ‘’Arkası yarın mı acaba? Bari gününü söyleseydiniz. Teşekkürler. Yazdıklarınızı ilgiyle ve zevkle okuyorum. Sevgiler.’’

Ali Rıza Şişman: ‘’Bir iki yalamadan sonra elma şekeri geri alınmış çocuk gibi oldum. Devam edin lütfen.’’

Beni en çok mutlu eden, farklı yaş gruplarından okurumun konuya gösterdiği muazzam ilgi oldu.

Yaşadığımız akılcı düşünceden hızlı kopuş, bilimsel gerçeklerin tartışılmasını zorlaştırıyor günümüzde.

Eleştirel düşünce becerileri olmayanlar, bilmedikleri bir konuda kolayca amansız bir düşmana dönüşebiliyorlar.

Sağlıktan bilişime, ulaşımdan iletişime her alanda bilimin nimetlerinden sınırsız yararlanırlarken, bilim düşmanlığı ile muazzam bir ikiyüzlülük sergilemelerine ise, diyecek söz yok!

Ama unutmayın; hiçbir gece sonsuz değildir ve Carl Sagan’ın dediği gibi, karanlık bir dünyada, bilim mum ışığıdır.

Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

Tıptan hiç hoşlanmayıp doktor olmak istemediğini otoriter babasına söylemeye cesaret edemeyen ama babasının durumu anlayıp kendisinden umut kesince din okuluna gönderdiği Darwin, orada da doğa bilimlerinden kopamaz.

Cambridge Üniversitesi’nde din eğitimi alır. Neyse ki orada yalnızca din değil, doğa bilimleri de üst düzeyde öğretilir.

Kuzeniyle birlikte, araştırma amaçlı böcek toplamaya başlar.

“Başka hiçbir şey bana böcek toplamanın verdiği zevki ve şevki tattıramaz’’ der.

Emekleri boşa gitmez!

Bulguları önemli bir dergide yayınlanarak adının üniversitede duyulmasını sağlar ve botanik (bitki bilim) profesörü Henslow’la tanışır.

Birlikte sık sık doğa yürüyüşlerine çıkarlar.

Öyle ki; arkadaşları Darwin’e “Henslow’la yürüyen adam” demeye başlar.

Henslow, genç Darwin’in bilimsel düşünce gelişimini en çok etkileyen kişilerden birisi olur.

Darwin’e, geçmişte yaşamış ancak günümüzde soyu tükenip fosilleşmiş canlıların neden bir zamanlar var olup da şimdi yok olduklarını bir türlü anlayamadığını; ancak mutlaka kutsal kitapla uyuşan bir sebebi olması gerektiğini söyler.

Henslow’la konuşmasından sonra Darwin, canlıların Tanrı’nın doğa kanunlarına müdahalesi sonucu bir takım değişimler geçirdiğine, çevreye uyum sağladığına dair bir makale yayınlar.

Bu arada üniversiteden onunculukla mezun olmuştur ama hala Cambridge’dedir.

Bilimsel seyahatler üzerine okuduğu kitaplar onu çok etkiler.

Okul arkadaşları ve jeoloji hocası Adam Segwick’le birlikte doğa araştırmaları yapmak üzere iki haftalık bir gemi yolculuğuna çıkar.

Döndüğünde, evindeki masanın üzerinde onu büyük bir sürpriz beklemektedir.

Nedir acaba bu sürpriz?

Devam edecek…

      

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.