Muhsin Yazıcı

Yaşamın kodlarını okumak -1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamı ve insanlığa katkısıyla beni büyüleyen bilim insanları arasında, Charles Darwin birinci sıradadır.

Ülkemizde pek çok konu gibi, hiçbir şey bilmeyen kişilerce mahallevari üslupla ‘’tartışılan’’ Charles Darwin kimdir; evrim teorisi nedir; biliyor muyuz gerçekten?

Bu yazı dizisinde, biyolojik bilimlere hâkim olmayan okurlarımın da anlayabileceği bir dille, bu konuları sizlerle paylaşacağım.

Kolay iş değil; dilerim başarabilirim!

Sıra dışı bir yaşam öyküsüne sahip olan Darwin, İngiltere’de 1809 yılında, ailesinin beşinci çocuğu olarak dünyaya gelir.

Dedesi ve babası çok başarılı doktorlar olan Darwin’in annesi, ünlü Wedgwood porselen fabrikasının sahibinin kızıdır.

Sekiz yaşında annesini kaybeder ve bir yıl sonra, ağabeyinin de devam ettiği yatılı okula başlar.

Mezun olduğunda bir süre yoksul hastalara verdiği sağlık hizmetlerinde babasına yardım eder ve dönemin en iyisi olan Edinburgh tıp fakültesine kaydolur.

Okulda çok mutlu değildir!

Dersleri sıkıcı ve cerrahiyi rahatsız edici bulur.

Ama orada, sadece kendisinin değil, zamanla hepimizin yaşam algısını değiştirecek birisiyle tanışır.

Bu kişi azledilmiş siyahi bir köle olan John Edmonstone’dur ve Edinburgh Üniversitesi öğrencilerine hayvan tahniti öğretmektedir. Tahnit, cesedin iç organlarının çıkarılıp, çeşitli kimyasallar uygulanarak çabuk bozulmayacak hale getirilmesidir.

Darwin bu eski köleden yalnızca hayvan tahniti değil; onun geldiği Güney Amerika’daki yağmur ormanlarının inanılmaz yaşam zenginliğini de öğrenir.

Duydukları, daha sonra sizlere anlatacağım beş yıllık inanılmaz Beagle yolculuğuna ilham kaynağı olur.

Okulda doğa tarihiyle ilgilenen öğrencilerin kurduğu topluluğa katılır.

Lamarck’ın evrim teorisini öğrenir (bu teoriye daha sonra değineceğim). Benzer bilgileri, dedesi Dr. Erasmus’un bilim günlüklerinde de okumuştur (şanslı şey;)).

Deniz canlılarını incelemeye başlar ve farklı canlı türlerinde aynı temel yapıya sahip organların olduğunu görür. Özgün gözlemlerini bilim topluluğuna sunar.

Jeoloji ve bitkilerin sınıflandırılması üzerine dersler alır; hocasına, Edinburgh Kraliyet Müzesi’nin bitki koleksiyonunu düzenlemede yardımcı olur.

Onun, kendisi gibi bir doktor olmasını bekleyen babası ise tüm bu gelişmelerden hoşnutsuzdur.

Oğlu tıp derslerini boşlamakta ve tüm zamanını doğayı anlamaya çalışarak geçirmektedir.

Sonunda babası onu okuldan alır ve Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Christ’s College’a yazdırır. ‘’Doktor olamayacak; teoloji okuyup en azından kasabada din adamı olsun!’’ der.

Darwin yeni okulunda akademik olarak başarılıdır ama bu okulda da en çok ilgisini çeken, canlıların karmaşıklığı üzerine yazılan yazılardır.

Aklı doğa bilimlerinde kalmıştır.

Kuzeniyle birlikte, böcek toplamaya başlar.

Sonra ne mi olur?

Devam edecek…

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.