Muhsin Yazıcı

Yaşamın Kodlarını Okumak – 6 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Emma ile evliliklerindeki mutluluk, çocuklarının sağlık sorunları ve erken ölümleriyle gölgelenir.

Elbette henüz o dönemde ne DNA’nın yapısı ne de genetik kusurlar bilinir ama yaptığı araştırmalar, kendi içinde döllenen bitkilerin daha sağlıksız olduğunu gösterdiğinden, çok yakın bir akrabasıyla, kuzeni Emma’yla yaptığı evliliğin, çocuklarının felaketine yol açtığı düşüncesi ve vicdan azabı, ömrü boyunca Darwin’in peşini bırakmaz.

Emma onun hem eşi, hem de sırdaşıdır.

Fakat koyu dindar olan Emma için, Darwin’in düşünceleri korkutucudur.

Zaman zaman ciddi tartışmalar yaşarlar.

Eşinin tepkilerinin, içinde yaşadığı toplumun tepkilerini yansıttığını düşündüğünden, görüşlerini çevresinden saklı tutmaya karar verir.

Aslında yıllarca süren araştırmalar sonucu zihninde şekillenen, zayıfları kolayca yok edip güçlüleri yaşatan doğanın kanunları, doğaüstü bir güce çok fazla bir yer bırakmasa da Darwin, evrenin kural koyucusu olarak Tanrı’nın varlığına inanır.

1839 yılında, evrimle ilgili notlarını büyük ölçüde tamamlar. Yayınlamayı henüz düşünmez.

Jeoloji Cemiyeti toplantısında, evrim fikrini savunan hocası Robert Edmund Grant’e verilen ağır tepki nedeniyle bulgularını güçlendirecek başka kanıtlar bulabilmek için hayvan yetiştiricileriyle görüşür; arılar, çiçekler ve kaya midyeleri üzerinde çalışmalar yapar.

Gitgide toplumdan uzaklaşıp kendi dünyasına kapanır.

Günlerini düzenli bir programa göre okuyarak, yürüyerek, akşamları da eşiyle tavla oynayarak geçirir.

Her şeyi düzenli ve kurallı yapma takıntısı olan Darwin’in tavla rutini de saat 20:00-20:30 arasında oynanan iki elden oluşur.

Bölgenin işçilerine kömür ve giysi yardımı yapan hayır kurumunda gönüllü çalışır.

Kalan tüm zamanını, doğanın nasıl işlediğini anlamaya çalışarak geçirir.

Bu arada dünya değişmektedir.

İngiltere’de, eğitimde ciddi bir yapılanma gerçekleşir, sınav sistemleri gibi standartlar oturtulur.

Bu gelişmeler, akademik bilgi ve liyakate dayalı bir profesyonelleşmenin başlaması demektir.

Aynı süreçte üniversitelerin yanı sıra toplumda da, özgür düşünce egemen olmaya başlar.

Bu ortam, Darwin’in görüşlerine daha açıktır.

Ama yine de, bulgularını botanikçi arkadaşı Joseph Dalton Hooker’a açarken kendisini, “Bir cinayeti itiraf ediyormuş gibi” hissettiğini söyler.

Hooker, Darwin’in teorisini beğenir.

1844 yılında Robert Chambers’ın yazdığı ve insan da dahil olmak üzere tüm canlıların, daha ilkel formlardan dönüşerek ortaya çıktığını savunan ”Yaradılışın Doğal Tarihinden İzler” adlı kitap yayınlanır.

Kitabın amatör yaklaşımından dolayı doğabilimciler tarafından yerden yere vurulması nedeniyle, Darwin teorisini daha da dikkatle gözden geçirir.

Ama Chambers’ın kitabı, Londra orta sınıfından büyük ilgi görür ve türlerin dönüşümü konusunu bir kez daha gündeme taşıyarak insanları Darwin’i dinlemeye hazırlar.

Darwin ve Emma’nın on çocuğu olur.

Darwin çocuklarına çok düşkün bir babadır.

Ne yazık ki çocuklarının ikisini, bebekken kaybederler.

En büyük kızı Annie ile çok güçlü bağları vardır.

Annie babası gibi hassas, dikkatli ve özenli bir çocuktur.

Babasına çok düşkündür, dizinin dibinden ayrılmaz; onun saçlarını okşar, elbiselerini düzeltir.

Annie on yaşındayken, iki kız kardeşiyle birlikte kızıl hastalığına yakalanır.

Kardeşleri kurtulur ama hastalık Annie’yi alıp götürür.

Kızının ölümüyle çok yıkılan Darwin, yaratıcının sınırsız iyiliğine olan inancını kaybetmeye başlar.

Evlat acısını, kendi ölümüne dek çok derinden hisseder.

Günlüğüne şunları yazar:

‘’Evimizin mutluluğunu yitirdik. Ve yaşlılığımızın tesellisini… Onun o sevgi dolu neşeli yüzünü ne çok sevdiğimizi ve sonsuza kadar seveceğimizi keşke şimdi de bilebilse…’’

 

         

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.