Muhsin Yazıcı

Zor Anne Babalar – 1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamda kim bizi, anne babamız kadar etkileyebilir?

Belki de hiç kimse!

Varlıkları ve yoklukları, iyilikleri ve kötülükleriyle yaşamımızı şekillendiren en önemli insanlardır, onlar.

Bazısı severek, eğiterek, cesaretlendirerek, hayata güçlü kanatlarla salar bizi.

Ama maalesef sanılandan fazlası, zor anne babalardır.

Bilerek ya da bilmeyerek, kolumuzu kanadımızı kırarlar.

Bazen birisi, bazen her ikisi de zordur.

Atfedilen geleneksel değerlilikleri, hatalarının önüne kalın bir perde çeker ve yaptıklarını örter.

Anne babamızla yaşadığımız acı deneyimlerimizi sorguladığımızda adeta, kutsala dokunmuş, ağır bir günah işlemiş gibi hissederiz kendimizi.

Bu nedenle çoğumuz, ailelerimizin ruhlarımızda açtığı yaraları görmezden gelmeyi, bastırmayı seçeriz.

Ama bir şeyi bastırmak, onu yok etmek anlamına gelmez.

Anne babamızla yaşadığımız sorunlar; günler, haftalar, aylar ve yıllar sonra, intikamını almaya kararlı bir yırtıcı gibi, rüyalarımıza, ilişkilerimize, bedenimize pençelerini geçirir.

Uykularımız bozulur.

İyi olması beklenen özel günler kâbusa döner.

Bayramlar, doğum günleri, yılbaşları, gerilimi çok öncesinde başlayan zorunlu buluşmalar haline gelir.

Hiç benzememeye kararlı olsak da yıllar geçtikçe, anne babalarımızdan öğrendiğimiz yıkıcı davranışların, yavaş yavaş ruhumuzu ele geçirdiğini dehşetle fark ederiz.

Onaylamadığımız, yanlış bulduğumuz o davranışlar, nasıl olmuş da bir bilgisayar virusu gibi beynimizi yönetmeye ve ilişkilerimizi çökertmeye başlamıştır?

İstemediğimiz sözler söylemeye, bağırıp çağırmaya, şiddet uygulamaya, yalana, ilgisiz ve sorumsuz davranmaya başladıkça, kendi kendimize düşman oluruz.

Tanı konamayan, bir türlü iyileşmeyen ruhsal ve bedensel hastalıklarla boğuşuruz.

İçimizdeki derin çatışma, en sağlıksız ve kötü yanlarımızın ortaya çıkmasına yol açar.

Tüm bunların ardında saklı olabilen ve sıklıkla gözden kaçırılan önemli bir neden, zor anne-babaların ruhlarımızda bıraktığı izlerdir.

Bu izleri sürmek, bizi iyileştirebilir.

  • Anne-babanızın yanındayken kendinizi huzursuz ve mutsuz hissediyor musunuz?
  • Onlarlayken değişiyor, içinizdeki kötünün dışarı çıktığını düşünüyor musunuz?
  • Anne-babanızdan daha farklı bir insan olmak mı istiyorsunuz?
  • Zaman zaman sahip olamadığınız mükemmel ailenin, nasıl olabileceğine dair hayaller kuruyor musunuz?
  • Ebeveynlerinizi arkadaşlarınızla tanıştırmaya utanıyor musunuz?
  • Aynı evde, binada ya da şehirde yaşamaktan rahatsız mısınız?
  • Eve geç dönerek veya odanızdan çıkmayarak onlarla karşılaşmaktan kaçınıyor musunuz?

Bu soruların birine ya da bir kaçına olumlu yanıtlar verdiyseniz, lütfen alttaki soruları da cevaplayın!

  • Kaygı bozukluğu, panik atak yakınmalarınız var mı?
  • Bariz bir neden olmasa da kendinizi güçsüz ve moralsiz hissediyor musunuz?
  • Kâbuslar görüyor musunuz?
  • Yaptığınız hiçbir şeyin yeterince iyi olmadığına inanıyor musunuz?
  • İlişkileriniz sorunlu mu?
  • Ebeveynlerinizin olumsuz bulduğunuz özelliklerinin, kendinizde de ortaya çıktığını gözlemliyor musunuz?
  • Kötü çocukluk anıları, beyninizde durmadan dönüyor mu?

Vereceğiniz olumlu yanıtlar, zor anne baba etkisinde olduğunuza ve bu konuda bir şeyler yapmanızın gerekliliğine işaret ediyor olabilir!

Üstelik yaşınız ileri ve ebeveynleriniz yaşamıyor olsa bile!

Bu yazı dizisinde, zor anne babaları ele alacağım.

Dilerim konu sizi şahsen ilgilendirmiyordur!

Ama unutmayın; etrafınızdaki pek çok insan zor ebeveyn mağduru ve onların gölgesi, evde, sokakta, okulda ve işte, sizin de üzerinize düşüyor!

Devam edecek…

www.safaknakajima.com

         

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.