Muhsin Yazıcı

Öğrencilerime, düşünme ve karar verme üzerine stratejik öneriler

Kendin için karar verirken kendi düşünme biçimini oluştur. Diğer kişilerinde ne düşündükleri önemli olabilir. Diğer insanların dikkatli dinlemek çok yararlı olacaktır. Sonuçta neye karar vereceğine ve inanacağına için mutlaka kendi düşünme biçimini kullanmalısın. Yoksa sürüye katılırsın.

Eğer kendin karar vermek istemiyorsan, ne istediğini göz önünde alarak arkadaşlarının, çevrenin ve okuduklarının ne anlatmak istediklerini, söylediklerini dinlemelisin… İyi bir dinleyici, okuduklarını sorgulamak çok önemlidir. Herkesin genellikle kendi duygu ve isteklerini öncelikle ortaya koyacağını ve arkadaşlarının inandığına inanacağını hatırlatmak zorundayım. Sen ve arkadaşların bazı şeylerin öyle olmayacağını düşünmelisin.

Birisiyle ne zaman aynı görüşü paylaşmazsan, o konuya onların bakış açısıyla bakmamalısın. O kişinin ya da kişilerin neden seninle aynı görüşte olmadığını anlarsan, söylediklerinin bir kısmında da olsa aynı görüşte olmak için bir neden bulmaya çalış.

Kızgın ya da üzgün olduğunda, bunun nedenini düşünmelisin. Belki olaylara, düşüncelere bakış/davranış biçimini değiştirisen kızmaktan ya da üzülmekten kurtulursun.

Doğru olduğunu bilmediğin şeyleri doğruymuş gibi söylememelisin. Çünkü insanların söylediği/yazdığı bir çok şey doğru değildir. Televizyonlar, kitaplar ve görsel yayınlar bazen insanları belli yönlere çekmek için doğru şeyleri göz ardı edebilirler. Daima “Bunu nereden biliyorsun?” ya da “Bunu nereden biliyorum” sorularını sormaya istekli olmalısın.

Beraber olduğun arkadaşların arasında kabul gören bir görüş olmasa bile, doğru olduğunu düşündüğün konu hakkında konuşmaya hazır ve cesaretli olmalısın. Nazık olmalısın; fakat farklı düşünmekten asla korkmamalısın.

İnandığını uygulama konusunda dikkatli olmalısın. Gerçekten yerine getiremeyeceksen, o şeye inandığını sürekli söylemek doğru değildir.

Problemleri/sorunları çözmek her zaman kolay değildir. Bazen çok uzun süre düşünmemiz gerekebilir. Zihnin/bedenin yorulduğunda kolayca vazgeçmemelisin.

Mantıklı düşünmeye, kanıt/belge bulmaya ve sadece doğru, etkin ve iyi nedenleri Kabul etmeye istekli olursan, aklının sorunları çözebileceğini bilmen gerekir

Günlük yaşamda karşılaştığımız karmaşık olayları özünden/doğruluğundan bir şey kaybetmemek koşuluyla basitleştirmek yararlıdır. Ama bu durum bilgi ve deneyim gerektirir. İnsanın yaşı ve bilgi düzeyi ne olursa olsun sorgulamaya başladığında başvuracağı yöntemdir.

Sevgili gençler, gerçekten ne düşündüğünüzü ortaya koymak zaman alır. Bazen yıllar alır. İnsanların ne düşündüğünü ve nedenini dinlemeye, anlamaya hazır olmalısın. Özellikle karşı düşüncede olanlara karşı hoşgörülü olmalısın, önyargılarını yenmelisin. Görüşler paylaşıldıkça büyür ve çoğalır. Bu da sağlıklı çözüm yollarının bulunmasına yol açar. Ben yaptım, söyledim buna uyun demek asla demokratik bir tutum değildir.

Sevgili gençler, çoğu kez insanların söyledikleri düşündükleri kadar açık değildir. Daima “Ne demek istediğinizi biraz açar mısın?” ya da O konuyu açıklar mısınız?” sorularını sormaya hazır olmalısınız.

Sözcükler, mimikler, vücut hareketleri eğlencelidir. Bazen anlamını bilmediğinizde de size biliyormuşsunuz gibi gelebilir. Günlük yaşamımızda sürekli duyduğumuz “sanat”, “demokrasi, “özgürlük” gibi sözcüklerden ne anladığınız sorulduğunda bildiğinizi ama açılayamayacağınızı söylersiniz. Bildiğini sandığınız ama aslında sözcük ya da olay hakkında bilmediğiniz çok şeyin olduğunu anlayıp kendinizi geliştirmeniz gerekecektir.

Bir şeyi iyi ya da kötü olarak yargılayacak olursak, bunu yapmak için bir yönteme gereksinme duymalısın. Sıkça bir şeyin iyi ya da kötü olduğuna karar verirsin ve neden böyle söylediğinizi de gerçekten bilmezsin. Birilerinin iyi/kötü yargılarını düşünmeden/sorgulamadan aynen Kabul etmek asla doğru değildir. Yoksa sürü içinde kaybolup gidersin.

Diğer insanlardan, kitaplardan, televizyon ya da bilgisayardan birçok şey öğrenirsin; fakat bazen öğrendiğiniz istenilen şey değildir. İnsanların söylediklerini, televizyonda gördüğünüzü sorgulamaya gereksinim duymalısın. Gerçekten biliyorlar mı? Belki de bilerek sizleri belli bir yöne yönlendirmek için yanlış bilgi veriyorlardır.

Öğretmeniniz ya da birileri size kolay gelen gerçekte kolay olmayan sorular sorar. Size öğretmeniniz “Ülke neye denir?” sorusunu yöneltse bu sorunun yanıtını bulmak kolay olmayacaktır. Belki de zaman ihtiyacınız olacaktır. Bazen basit gibi görünen şeylerin çok basit olmadığını göreceksiniz.

Problemleri/sorunları çözme uğraşı oldukça ilginç olabilir. Bazen aynı sonuca ulaşan farklı çözüm yolları olabilir. Bir yerden bir yere ulaşım sorununu düşünün. Çok değişik ulaşım araçlarıyla gidileceğini bilirsiniz. Örneğin deniz yoluyla gitmek çok kolay ve kısa zamanda gidebileceksiniz. Ana hava koşulları uygun değilse belki de hiç gidemeyeceksiniz.

Bir kitabı okurken, televizyonda bir tartışmayı izlerken ne kastedilmek istendiğini anlamaya çalışın. Okumak ve iyi bir dinleyici olmak dedektif olmaya benzer. Karşınızdakine birçok defa kendinize sorular sormanız ve yanıtları aramanız gerekir.

Değişik konularda çalışırken, önceden öğrendiklerini nasıl kullanabileceğini araştırmalısın. Briçok görüş bir başka alanda da işe yarar.

Çok sayıda soru sorarak daha iyi öğrendiğinizi görürsünüz. Farklı soru biçimleri olduğunu ve farklı sorular sorarak farklı şeyleri araştırabileceğinizi bilmeniz gerekir.

Bir şeyi öğrenme uğraşı verirken diğer insanlar ile konuşmak size yardımcı olur. Bazen iyi görüşlere ve bazen de kendine ait konuları diğer insanlara açıklamınıza yardımcı olur.

Çok yönlü düşünmek sizden farklı düşünen insanlar ile konuşmanıza yardımcı olur. Bazen sizin bilmediğiniz şeyleri bilirler ve bazen de kara vermeden önce daha fazla düşünmeniz gerektiğini anlarsınız.

Kendiniz yada çevrenizdeki birçok kişinin inandığı ve söylediği birçok şey vardır; fakat bunları yapmazlar. Herkesin eşit olduğunu, herkesin inancında özgür yaşaması gerektiğini söyleriz; fakat yaşantımızda uygulamayız ya da eşit fırsat vermeyiz. Olayları/düşüncelerinizi iyi ayırt edip belirlemelisiniz; böylece söylediğiniz ile kastettiğinizi açık belirtebilirsiniz.

İyi bir düşünce biçimi oluşturmak için düşünmeksizin inandığımız şey hakkında dikkatli olmanız gerekir. Bazen hakkında yeterince düşünmediğiniz birçok şey ile karşı karşıya kalırsınız. Bunu yaparken dikkatli olun, önemli olan bir şey gözden kaçırırsınız.

Bir sorunu ya da problem çözerken “Doğru olabilir,; fakat ilişkili mi?” sorusunu sormasını unuturuz. Karar verirken bir noktaya odaklaşmalı ve diğer konuları karıştırmamalısınız.

Bazen bazı şeylerin doğru olmadığına karar verdiğinizde, nerede doğru yapmadığınız konusunda kendinize soru sormalısınız. Bir sonraki sefere daha dikkatli olmaya çalışın. Şu anda bazı şeyleri tek yönlü, daha sonra farklı görebilirsiniz.

Dedektif ve polisler kanıtı çok dikkatli ararlar, böylece olayı kimin gerçekleştirdiğini bulabilirler. Sizler de okurken, dinlerken, konuşurken ve yazarken kanıtları titizlice aramanız gerekir.

Bazen gençler bugün bir şey, ertesi gün farklı şey söylerler. Bunu bazen anne babalar ve öğretmenler de yaparlar. Bu kafa karıştırıcıdır. Ne demek istediğimize karar vermeli ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz.

Sevgili gençleri bie şeyin meydana gelmesi beraberinde bir başka şeyin meydana gelmesine neden olur. Birini kast ederek bir şeyler söylersiniz. Uzun süre o kişi kendini kötü hissedebilir. Yaptığımız tüm şeylerin nelere neden olacağını fark edemeyeceğimizi bilmek önemlidir.

Not: Bu yazı Semih Şahinel’in “Eleştirel Düşünme” Pegem Yayınlarında çıkan kitabından yaralanılmıştır.

Muhsin YAZICI –  23.09.2017

            

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.