Muhsin Yazıcı

Kadına yönelik şiddetin kaynağında ne yatıyor?

Erkek şiddetine maruz kalan birçok kadın kabahati kendisinde arıyor. Ancak gelin görün ki şiddetin kaynağı ne giyilen kıyafet, ne söylenen söz, ne de pişmemiş yemek…

Şiddetin kaynağından güç ve kontrol isteği yatar. Erkeklerin uyguladığı fiziksel,  sözel, duygusal, ekonomik şiddet biçimlerinin kaynağında kadın bedenini ve emeğini denetim altında tutabilmek, kontrol etmek bulunur. Her durumun kendine özgü olduğunu unutmadan, ortak noktaları aklımızda tutmak yararlı olacaktır.
Yaşamın her alanında karşımıza çıkan erkek egemenliği, erkekleri şiddet uygulamak konusunda cesaretlendirir. Kadınları ise asıl rollerinin ailede bakım hizmetleri ve ev işlerinin yapılması, bu işlerin gerektirdiği uyumu ve itaati göstermek olduğu yönünde biçimlendirir.

Aile, cinsiyete dayalı bu rollerin ilk öğrenildiği kurumdur. Dini kurallar erkeğin kadından üstün olduğu düşüncesini pekiştirir, ordu, kolluk güçleri vb kurumlar aracılığıyla erkekliğin şiddetle ilişkisi güçlendirilir, kadınları üzerinde hakimiyet kurmanın şart olduğu ima edilir. Adalet sistemi birçok örnekte açıkça görüldüğü gibi yasalara rağmen, kadınlardan yana işlemez. Medyada kadın ve erkeklerin geleneksel rolleri her gün yeniden üretilerek karşımıza çıkar. Örneğin “namus cinayeti”, “aşk/kıskançlık cinayeti” diye adlandırılan şiddet biçimlerinin temelinde aynı şey, kadın bedeni üzerinde erkeğin “tasarruf yetkisi” yatar.

Hangi sınıfa mensup olursak olalım, toplumda kadınların ezilmesi ve sömürülmesi, çeşitli biçimlerde karşımıza çıkar. Dünyada mülk sahibi kadınların erkeklere oranı yüzde 1’dir. Çalışma yaşamlarında kadınlar daha az yer alır, “gelişmiş” olduğu söylenen ülkelerde bile kadınların aldığı ücret erkeklerden düşüktür. Ekonomik açıdan erkeğe bağımlı olmak kadının üzerindeki güç ve kontrolün sürmesi anlamına gelir. Kadınların evde gerçekleştirdikleri bakım, ev işi gibi hizmetlerin karşılığı bulunmaz, kadınların ev içi emeğine el konur. Karar mekanizmaları içinde yer alamazlar. Mecliste kadınların temsil oranı yüzde 9’dur, yani 500 erkek milletvekiline karşılık, sadece 50 kadın milletvekili bulunmaktadır. Kadınları erkeğe bağımlı kılan, eşitsizlik üreten bu sistem, aile içi şiddeti de arttırır.

Kaynak: Mor Çatı

         

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.