Muhsin Yazıcı

Nakilci eğitim, eğitimin baş düşmanıdır

Nakilci eğitim, eğitimin baş düşmanıdır

Gerçekleştirilecek eğitim reformu ile her türlü hurafeden uzak, araştıran, düşünen, çözümleyen, sorgulayan, kısaca bilim ve aklın rehberliğinde her türlü bilgi ve teçhizatla donatılmış yeni bir kuşağın yaratılması hayat mayat meselesi. Eğitim sisteminde köklü dönüşümün gerçekleştirilmemesi durumunda giderek medreseleşen çağ dışı bir eğitim sistemi ile Türkiye’nin on bin dolara takılmış kişi başına gelirini aşması ve orta-gelir tuzağından kurtulması sadece bir fantezi olarak kalır o kadar.

Toplumu “İslamileştirmeyi” temel almış bir eğitim anlayışı ile bırakın atılım yapmayı var olan düzeyi bile korumak mümkün değildir.

Eğitimde “nakilcilik anlayışı” asla sorgulamaya izin vermez. Veremez, verdiği an kendi varlığını sorgulamaya açar ki, bunu asla kabul etmez. “Evrim Teorisi”ni bunun için okul programından çıkardılar. Lise çağındaki çocukların kafaları karışıyormuş. Bunların hedefi kafa ütülemektir. Kafası karışan insan her zaman sorar, araştırır ve yeni şeyler öğrenmeye çalışır. Bunlar bilim toplumunun en temel ilkesi olam “Merak Etmeyi” öldürüyorlar. Lise çağındaki çocuğun kafası karışıyor derlerken, anaokulundaki çocuklara ağır bir dini eğitim uygulamaya başladılar. Daha soyut düşünemeyen çocuğa cennet-cehennem, günah-sevap anlatırsan en meraklı çağda çocuğun geleceğini karartmış olursunuz.

Kadına bakış açıları her zaman sorunluydu, bugünün yaşam koşullarında bu sorun giderek büyüyor. Kadın üniversiteye gitmemeli, kaş aldırmamalı, yüksek sesle gülmemeli, hamileyken sokağa çıkmamalı, makyaj yapmamalı, banyoda çıplak yıkanmamalı diyen anlayıştan yaratıcı, bilim üreten birey beklemek hayalinde ötesinde bir şey…

Dünyaya “Vahhabi İslamı” ihraç etmek isteyen Suudiler insanlık tarihine ne katmışlar sormak istiyorum.

Yıl 2017, kadınlara araba kullanma hakkı olsun mu(?) olmasın mı(?) tartışması içindeler. Ve bunların ürettiği “İslamcı İdeolojiyi” birileri topluma dayatıyor.

Eğitim dinselleştikçe temele insanı değil, Tanrı’yı alır. Din adamları her alanda söz sahibi olur. Bilim insanlarının gücü ve etkisi yok olur. Her karşı çıkışları dinsizlik olarak görülür ve öyle davranış biçimi geliştirilir. Böylelikle bilim ve bilim insanları toplum içinde etkisiz hale getirilir. Yaşadığımız süreç bu gelişme aşamasına geldiğimizi gösteriyor.

Muhsin YAZICI – 10.10.2017

         

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.