Muhsin Yazıcı

Irmaklar aşağıya doğru akar / Muhsin YAZICI

Irmaklar aşağıya doğru akar / Muhsin YAZICI

Atatürk 1933 yılında “Onuncu Yıl Nutku”nda şöyle demektedir:

“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, ‘muasır medeniyet’ seviyesinin üstüne çıkaracağız”.

Görüldüğü gibi… Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarılması hedeflenen  “Milli kültürümüz”dür…

Milli Kültür, eğitimdir, depreme karşı davranış biçimidir, doğaya karşı bilinçli tutumdur, türküsüdür, sanatıdır, bilim insanlarına karşı davranışıdır. Kadınların toplum içindeki değeridir, hukukun üstünlüğüdür. Her millet millet yapan özelliklerin geliştirilmesidir. Destanlarının işleniş, manilerinin, aşk hikayelerinin söyleniş biçimidir…

“Türk milleti” kavramını bölücülük gören anlayışın, milletimizi muassır medeniyet üstüne nasıl çıkaracaktır?

“Türk Kültürü”nü din kültürü içinde eritmeyi marifet sanıyorlar. Arap kültürünü toplumun önüne dayatıyorlar.

Ümmetçilikle – milliyetçiliği karıştıran kafalar bu ülkenin “miili Kültürü”ne ne katabilir?

Muasır medeniyet, yol, köprü, tünel ve bina yapmak değildir.

Dubai’de Katar’da dünyanın en ileri teknolojosinin uygulandığı köprülere, yüksek yüksek binalara, uçaklara vb sahip.

Soru şu:

Medeniyet ne kadar gelişmiş?

Dubai’yi yönetenlerin kafasıyla Türkiye’de “muassır medeniyet” sevyesine ulaşmak mümkün değildir.

Laiklik ve onun getirdiği insan ve hukuk ilişkilerine açıktan hucum edemeyenler dolanmaçlı yollar seçiyorlar.

Çünkü, ırmaklar aşağıya doğru akıyor.

Önünü kesebilir misiniz?

Evet kesebilirsiniz…

Ama, kestiğiniz su biriktiğinde seti yıkar ve önünde ne varsa temizler gider.

Dün 10 Kasımdı. Türk halkı önüne konan küçük setleri aşıp geçeceğini çok net gösterdi.

Bu ülkenin kurucusunun resminin olduğu tişortü giydi diye, bir okul müdürümüz öğrencisine hoş olmayacak şekilde davrandı. Kendine tarihçi diyen şahıs ‘Atatürk ve düşüncesiyle en küçük ilişkisi olanlar cenazeme gelmesin’ derken, ‘keşke Yunan galip gelseydi’ diyebiliyor… Ve bu şahıs sarayda başköşede konuk edilebiliyor. Reklam arasıydı, iki ayyaştı, zulum 1923’de başladı vb. söylemler ayyuka çıkmışken birden Atatürk’ün 10 Kasım’da öldüğünü öğrendiler.

Bir Türk deyişidir: ‘Bükemediğin eli öpeceksin…”

İşte küçük setlerden birisi de budur. Zorunlu el öpme..!

Birileri ırmağın önünü keserek set kurmanın peşindeler…

Mümkün mü?

11.11.2017

Muhsin YAZICI

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.