Muhsin Yazıcı

Üniversitelerde vahim tablo

Türk üniversiteleri hukuk, felsefe, ilahiyat, anatomi, çevre bilimi ve sporda dünya ile rekabet edemeyecek düzeyde.

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) Türk üniversitelerinin dünyadaki yerini görmek için Quacquarelli Symonds (QS) şirketine yaptırdığı araştırma hüsranla sonuçlandı. Türk üniversitelerinin dünya ile rekabet edebileceği alanların araştırmasını isteyen YÖK’ün, QS’e Türkiye’deki 47 üniversitede yaptırdığı araştırmada sadece 10 üniversitenin dünyada ilk 1000 listesine girebileceği sonucuna ulaştı. QS’in üniversiteleri değerlendirdiği 46 başlıktan sadece 23’ünde Türk üniversitelerinin rekabet edebileceği belirlenirken, rekabet edilemeyecek düzeydeki sonuçlar ise dikkat çekti. Araştırmaya göre Türk üniversiteleri, hukuk, tarih, antropoloji, felsefe, ilahiyat, anatomi, veterinerlik, coğrafya, finans, iletişim, sosyoloji ve spor gibi alanlarda rekabet edemeyecek düzeyde bulundu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “yerli ve milli değil” diyerek Boğaziçi Üniversitesi’ni, “solcu, ateist” olarak da ODTÜ öğrencilerini hedef alsa da YÖK’ün açıkladığı verilere göre de Türkiye’yi dünyada bilim alanında temsil edebilenler yine bu üniversiteler oldu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi gibi Türkiye’deki 186 üniversiteden 139’u değerlendirmeye bile alınmadı. Türkiye’deki üniversiteler bilimsel kriterler kapsamında 46 alanın sadece 23’ünde rekabet edebilecek düzeyde kaldı. Belirlenen 23 alanda ise Türkiye’deki üniversiteler dünyada ilk 1000 sıralamasına bile giremedi. Türkiye’nin “iyi” olduğu alanlarda ise araştırma sonuçlarına göre “akademik verimlilik” puanlarının 100 üzerinden ortalama 50- 60 puan bandında kalması üniversitelerdeki akademik eksiklikleri gözler önüne serdi.

23 alanda yokuz

Türkiye’nin dünya üniversiteleri ile rekabet edemediği alanlar, muhasebe ve finans, anatomi ve fizyoloji, antropoloji, sanat ve tasarım, biyoloji, iletişim ve medya araştırmaları, diş hekimliği, gelişim çalışmaları, İngiliz dili ve edebiyatı, çevre bilimleri, coğrafya, tarih, otel işletmeciliği, hukuk, hemşirelik, sahne sanatları, felsefe, psikoloji, sosyal politika ve yönetim, sosyoloji, spor, ilahiyat ve inanç bilimleri ile veterinerlik olarak belirlendi. YÖK’ün yaptırdığı araştırmada 186 üniversitenin sadece yüzde 25’i yani 47’si değerlendirmeye alınırken, 10 üniversite yani Türk akademisinin sadece yüzde 5’i dünya ile rekabet edebilir bulunarak sıralamaya girdi.

Türkiye’den araştırmada değerlendirmeye uygun görülen üniversiteler, Hacettepe, Ankara, İstanbul, Boğaziçi, ODTÜ, Gazi, Ege, Bilkent, Dokuz Eylül, Koç, Çukurova, Akdeniz, Sabancı, Erciyes, İTÜ, Atatürk, Anadolu, İzmir Yüksek Teknoloji, Gebze Yüksek Teknoloji, Yıldız Teknik, Fırat, Atılım, Başkent, Bilgi, İzmir Ekonomi, İnönü, Özyeğin, TOBB, Afyon Kocatepe, Balıkesir, Çanakkale 18 Mart, Çankaya, Celal Bayar, Cumhuriyet, Kadir Has, Adnan Menderes, Dumlupınar, Gaziosmanpaşa, Galatasaray, İstanbul Ticaret, Namık Kemal, Beykent, Dicle, Doğuş, Işık, İstanbul Aydın ve Yıldırım Beyazıt üniversiteleri oldu. Sanat ve beşeri bilimler alanında listeye ABD’den 95, İngiltere’den 59 üniversite girerken, bu alanın sıralamasına Türkiye’den 4 üniversite girebildi.

Mühendislik ve teknoloji alanında da listede ABD’den 81, İngiltere’den 38, Türkiye’den 4 üniversite yer aldı. Sosyal bilimler alanında ABD listeye 87, İngiltere 56, Türkiye ise 4 üniversitesini soktu. Tıp alanında ABD’nin 121, İngiltere’nin 41 üniversitesi sıralamada yer alırken, Türkiye’deki tıp fakültelerinden dördü listeye girebildi.

Tek dert kadrolaşma

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, YÖK’ün çalışmasının AKP’nin yükseköğretim politikasının köklü bir eleştirisi niteliğinde olduğunu belirterek, “Her ile üniversite tabelası astığınızda kurduğunuz şey bir üniversite olmuyor. Bu çalışmadan da görüleceği üzere dünyada karşılığı olan üniversiteler bu ülkenin köklü, geleneği olan üniversiteleri. Ancak üzülerek belirtmek isterim ki bu gidişatla, bu üniversiteler de yakında gücünü kaybedecek” diye konuştu.

139 ‘yüksek lise’

Eğitim İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım: “Bu sonuç Türkiye adına bir felaket. Yükseköğretim kurumları, 47’si dışında üniversite olarak bile kabul edilmiyor. 139 üniversite aslında ‘yüksek lise’ ve bu durum, resmi dilden, yabancı kuruluşlar tarafından açıkza ilan ediliyor. Gençler, üniversite eğitimi aldıklarını düşünerek yıllarını yüksek liselerde geçiriyor ve mezun olduklarında dünyada geçerliliği olan bir belgeye sahip olamıyorlar. Özellikle başarılı üniversitelerimizi yerden yere vuran, bilimsel ortamı yok etmek için mücadele eden bir hükümet ve anlayış var. Beğenmedikleri, eleştirdikleri, üniversiteler gene ülkenin yüz akı oldular. Merak ediyoruz Cumhurbaşkanı bu üniversitelere ne ödül verecek?”

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/907306/Universitelerde_vahim_tablo.html

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.