Muhsin Yazıcı

Bakın İkna sanatı nasıl işliyor…

Bir şeyi kabul ettirirken, en akıllı yol, söylenilmek istenileni, kendi karşıtına söyletebilmektir. Bunu yaparken de amaçlanan görüşü, karşıtın kendi görüşü haline getirmek becerisini gösterebilmektir. Kısaca sonuca ulaşıldığında, karşıdaki, neyi kabul ettiğinin farkına bile varmamalıdır.

Öyküye göre, bir Alman, bir İngiliz, bir Fransız ve bir Amerikalı aralarında bir köpeğe hardal yedirmek konusunda iddaya tutuşurlar.

Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar. Köpeğin ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır.

İngiliz hemen atılır, öyle olmaz der ve hardalı güzel bir bonfilenin içine koyarak köpeğe yedirmeye çalışsa da, köpeğin ağzı yine yandığından o da başaramaz.

Fransız, konuya kendi açısından yaklaşarak, hardalı önce sulandırıp, sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşırsa da, bu uygulama ile de bir sonuç alamaz.

Sıra Amerikalıya geldiğinde, Amerikalı önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra da hardalı topak yaparak köpeğin poposuna yapıştırır. Köpeğin ardı yandıkça başlar hardalı yalamaya..

Kısaca canı yandıkça yalar, yandıkça yalar ve sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir..

Bazı ülkeler, hedef ülkeleri, istekleri çizgide tutabilmek için, onlara hardalı öyle bir yedirirler ki; o ülkeler, neyi, nasıl yediklerinin farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmiş olur…

 

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.