Muhsin Yazıcı

Günün sorusu: Gençlik nasıl kurtulur?

Farklı alanlardan akademisyenlere, eğitimcilere, bilim insanlarına, danışmanlara Türkiye’de gençlik için acilen atılması gereken adımları sorduk.

Kimi sistemde yapılması gereken değişiklikleri sıraladı, kimi doğrudan gençlere öğüt verdi…

Sistemde ne gibi değişiklikler yapılmalı? 

PROF. DR. YASEMİN GİRİTLİ İNCEOĞLU

(İletişim akademisyeni):Medya okuryazarlığı eğitimi şart!
Medya okuryazarlığı; gerek iletişimin demokratikleşmesi, gerek toplumun ve geleneksel medyanın gelişimi ve özgürlüğünün kullanımında, topluluğun üyelerinin, yaratıcı ve eleştirel olarak katılımını sağlayan eğitsel bir süreç. Demokratik toplumlarda katılımın sağlanması açısından önemli olduğu kadar, sosyal adaletin ve eleştirel vatandaş olmanın gereklerinden birini de oluşturuyor. Bünyesinde, fanteziyi gerçekten ayırma yeteneği, medya mesajlarının belirli sonları olan yapılar olduğunu bilmek, medyanın bölgesel/küresel topluluklardaki ekonomik, politik, sosyal ve kültürel rolünü anlamak, insanın kendisinin ve diğerlerinin demokratik haklarını anlaması, uzlaşma veya direniş, kültürel kimlik, vatandaşlık gibi kavramları barındırıyor.

PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ 
(Türkiye Felsefe Kurumu Bşk.): Önce ‘insan’ olarak görmeyi öğretmeli
60 yıla yaklaşan hocalığımın son 10-15 yılında yaptığım bir gözlem; başka insanlarla ilişkilerinde eylemde bulunurken etik bakımdan ne yaptıklarının farkında olmayan gençlerimizin sayısının hızla arttığıdır. Bununla savaşmanın bir yolu, insanların yalnızca bilgisel yeteneklerini değil, aynı zamanda etik yeteneklerini geliştirmeyi sağlayabilen nitelikte ve nicelikte bir eğitimdir. Bunun için, en azından ortaöğretim programlarına ‘Değerler Eğitimi’ ve ‘İnsan Haklarının Etik Eğitimi’ derslerini zorunlu dersler olarak koymak; bu arada da bu dersleri verebilecek öğretmenleri hazırlamak gerekiyor. Bu, bir kişiye insan olmayı öğrenme yolunu gösterebilecek ve onu kendisiyle hesaplaşmaya, kendini ve başkalarını bütün kimliklerinden önce insan olarak görmeye götürebilecek bir eğitimdir.

BURCU MELTEM ARIK 
(Eğitim Reformu Girişimi Koor.):‘Nehir boyu’ eğitimden öğrenilecekler…

Eğitim gerçek mekânlarla, gerçek insanlarla buluşmalı, tüm duyularla hissedilmelidir. Farklı kamu kurumları ve yerel yönetimlerin desteğiyle, önemli insan uygarlıklarının gelişmesini sağlayan Fırat Nehri’nin başlangıç kollarından biri olan Karasu’dan (Erzurum) başlayarak ülkemiz sınırlarını terk ettiği yere kadar yürüyüşlerin yapıldığı, Anadolu doğası ve insanıyla sohbet edildiği bir haftalık bir program geliştirilmeli. Böylece gençler kendilerini, birbirlerini, farklı yaşam biçimleri ve fikirleri, diyaloğu, mimarlığı, matematiği, sanatı, büyük tarihi, arkeolojiyi ve insan uygarlıklarını, iklim değişikliğini, tarımı, yemeği, emeği, susuzluğa karşı insanın ve doğanın çözümlerini, hikâyesini öğrendiklerinin ‘öteki’ olmaktan çıktığını bir nehir boyunca yaşayıp hissederek daha etkili anlayabilirler.

EVRİM KURAN 
(Kuşak araştırmacısı):‘Tersine mentorluk’ boşluğu kapatır
Tersine mentorluk; yeni jenerasyon bir başlangıç seviye çalışanın, üst kuşaktan deneyimli bir yöneticiye, tüketimin yeni dünyası ve yeni iş yapma biçimlerine dair içgörülerini aktarmasıdır. Ülkenin çok çeşitli kurumlarında uzun yıllardır bu programları tasarlayan biri olarak, gerek kurumun gençlik gücüyle, gerekse üniversite ve hatta lise öğrencisi olan potansiyel çalışanlarla gerçekleştirilebilecek tersine mentorluk oturumlarının, hem genç mentorlar, hem deneyimli danışanlar hem de kurumlar için çok önemli faydalar sunduğunu gözlemliyorum. Tersine mentorluk, kuşaklar arası bilgi ve ilişki boşluğunu kapatma gücüne sahip. Sistem, iki farklı kuşağı bir araya getiriyor. Bu özelliğiyle genç neslin, üst kuşakların hikâye ve deneyimlerine ilk elden erişimini sağlayarak gelecek için onlara ilham veriyor.

GÜLFEM SAYDAN SANVER

(Siyaset iletişimi uzmanı):Aktif yurttaşlık bilinci geliştirilmeli
‘Aktif yurttaş’ sadece sorumluluklarının değil, haklarının da bilincinde olarak kamusal yaşama etkin bir biçimde katılabilen bireydir. Gençlerde aktif yurttaşlık bilincinin gelişmesi; haksızlık karşısında haklarını aramaları, toplumsal sorunlara çözüm üretmeleri, siyasi aktörleri ilgili politikalar üretmeye zorlamaları anlamına geliyor. Bu bilincin gelişmesi sadece onların geleceğe bakışını değiştirmez, devlet yönetiminin de daha etkili ve şeffaf olmasını sağlar.

Prof. Dr. METE ATATÜRE

(Cambridge Üniversitesi): Yatay yapılanma ve özerklik…
Dikey, hiyerarşik yapılar, uygulamaların iyi işlemesini amaçlar. Yaratıcılık ve dinamizm ise yatay yapılanmalarda öne çıkar. Bugün öğretim kurumlarımızın işleyişini belirleyen yapı bence fazla dikey. Üniversitelerimizle ilgili atılması gereken adımlardan biri; daha yatay, daha esnek bir yapıya geçmek. Başında olduğum laboratuvardaki yaratıcılığı ekibimle oluşturduğumuz yatay yapıya borçluyuz. Beraber yaratıyor olmak benim için daha verimli, ayrıca beni dikey yapının yalnızlaştırıcılığından da koruyor. Türkiye’de ve başka ülkelerde edindiğim deneyimle üniversitelerin özerk işleyişinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak da akademik bir sorumluluk.

PROF. DR. HASAN BÜLENT KAHRAMAN

(Kadir Has Üni.):İkinci üniversite ve esnek eğitimin önemi
Türkiye uzun süre nüfusunun genç olmasıyla övündü. Bugün 30.9 yaşında bir toplumun üyeleriyiz. Demektir ki, kısa bir süre sonra daha yaşlı bir nüfusumuz olacak. Dünya Bankası raporlarına göre bu nüfusu ‘dehşet veren’ gelişmeler bekliyor. Örneğin önümüzdeki 10 yılda bugünkü geçerli mesleklerin önemli bir bölümü kaybolacak. Bir meslekte çalışanlar da eğer yenilikleri uygulayamıyorlarsa gene kaybolacaklar. Bu durumda bence gençlerin yakın gelecekteki en önemli ihtiyacı; onlara meslek sahibi oldukları alanlarda sürekli yeni eğitim verecek, bilgilerini ve becerilerini yenileyecek, dileyene kariyer değiştirme fırsatı sunacak şekilde eğitim yapısının ve eğitim kurumlarının dönüştürülmesidir. İkinci üniversite, esnek eğitim, disiplinlerarası eğitim gibi olanakları sunan kurumların sayısı ne kadar artarsa ve temel eğitim ne kadar bu doğrultuda örgütlenirse Türkiye o derecede farklılaşacaktır.

Gençler ne yapmalı?

PROF. DR. M. ASIM KARAÖMERLİOĞLU

(Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Müdürü): David Attenborough’nun tüm belgesellerini izle

David Attenborough, BBC’nin en kaliteli doğa belgeselleriyle özdeşleşmiş bir isim. Kendi başına bir marka. Onun belgeselleri bir doğa tarihi olmanın yanı sıra canlılar âleminin, yani hayatın, mantığını, anlamını ve de maalesef kırılganlığını göstermesi, düşündürtmesi açısından çok kıymetli. Bugünün gençleri bizim kuşaklar gibi yaşam tarzı kavgaları etrafındaki ideolojik meselelerden çok, iklim değişikliği ve canlı türlerinin insanlar tarafından ağır soykırıma uğratılmasının getirdiği çok daha çetin, ekosistemlerin çivisinin sökülmesinden kaynaklanan çok daha varoluşsal, kozmik meselelerle boğuşacaklar. Bunları çözmek, daha kötüye gidişi önlemek için ise insanın her şeyin merkezinde, ayrıcalıklı bir varlık olmadığını, tüm canlı türlerinin kardeşliğini, hepsinin birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve bağımlı olduklarını, o yüzden de ancak dinozorların yok olduğu dönemle kıyaslanabilecek bu soykırımın günün sonunda dönüp kendi varlıklarını da tehdit edeceğini gençlerin önce anlamaları gerekiyor. Attenborough’nun eserleri didaktik olmadan, dahası keyif vererek bu bilinci gençlerimize aşılayacaktır.

AHMET ÜMİT

(Edebiyatçı):Önce Türkiye’deki bu yedi yeri gez

Gençlerin 19 yaşını tamamladıklarında mutlaka gezmeleri gereken yedi tarihi yer var: Göbeklitepe, Çatalhöyük, Hattuşa, Efes, Pergamon, Ayasofya ve Topkapı Sarayı. Bu yedi yeri gezerlerse ne kadar derin bir tarihi ve kültürü olan bir ülkede yaşadıklarını görecekler. Ve aslında bu ülkenin aslında onları evrensel bir insan olarak yaşama hazırladığını ama ne yazık ki eğitimin ve politikanın bu hakikati gizlemeye çalıştığını fark edecekler.

Porf. Dr. Ali NESİN

(Matematikçi, Nesin Matematik Köyü kurucusu):20 yaşından önce üniversiteye gitme
Bir genç 20 yaşından önce üniversiteye gitmemeli çünkü üniversiteden en iyi verim belli bir zihinsel ve fiziki olgunlukla alınabilir. Ayrıca bu sayede ne okuyacağına, hatta okuyup okumayacağına karar verecek zamanı olur. Liseyi bitirdikten sonra ne yapabilir? 1) Gezebilir. 2) Çalışabilir. 3) Dil öğrenebilir. 4) Şehir merkezlerinde açılacak eğitim merkezlerine gidebilir.

Porf. Dr. Doğan CÜCELOĞLU 

(Psikolog) Kendine saygını kaybetme

Bir genç yolda durdurdu ve sordu: “Hayat boyu aklımda tutmam için ne söylersiniz?” Bir an düşündüm: “Kendine saygını kaybettirecek bir şey yapma. Ve senin içinde aile olarak, toplum olarak, bayrak olarak bir ‘biz’ var; onun hayatının anlam kaynağı olduğunu aklından çıkarma.” Yürümeye başladım ama içimde bir pişmanlık… Keşke şunları da söyleseydim: 1) Etki alanında olmayan meselelere zaman harcama
2) ‘Evlenmeden Önce’ kitabımı oku…

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hurriyet-pazar/genclik-nasil-kurtulur-40841996

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.