Muhsin Yazıcı

Herkes bize, biz herkese düşman kültürü / Muhsin YAZICI

Bir kişi, kurum ya da devlet sorunlarını çözmede sorunlar yaşamaya başladığında gösterdikleri davranış biçimleri o birey, kurum ya da ülkelerin eğitim, kültür, demokrasi ve gelişmişlik düzeyini net biçimde ortaya çıkarır.

Usta edebiyatçı Ursula K. Le Guin şöyle diyor: “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil, cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.”

Bilginin ne olduğundan bi haber bireyin, kurumun ya da devletin sorunlarının nedenlerini anlaması bile mümkün değildir. Sorunlar toplumun önüne dağ gibi yığıldığı halde sorunun varlığını kabul etmeyen, reddeden kişi ya da kurumlar geri kalmışlığın en büyük temsilcileridir.

Sorunlarının farkına varan, sorunun kaynağını sürekli kendileri dışında arayan kişi ya da kurumlar ise az gelişmişliğin temsilcileridir. Aslında sorunlarının kaynağı kendileri olduğu halde sürekli sorunun kaynağını başkaları üzerine yıkarlar. Ve sonunda kendileri gibi düşünmeyen herkes kendilerine düşman olarak görmeye başlarlar.

Varyans Araştırma Şirketi’nin araştırması “biz herkese, herkes bize düşman” kültürünün topluma egemen olduğunu gösteriyor. 25 ilde 23-26 Mayıs 2018 tarihleri arasında 4 bin 200 katılımcıyla yüz yüze görüşme yöntemiyle sonuçlar elde edilmiş.

“Türkiye’nin menfaatleri açısından ABD ile dostluk ilişkilerini değerlendirir misiniz?” sorusuna katılımcıların: Yüzde 87.6’sı “Türkiye’nin dostu değildir”, “Türkiye’nin dostudur” diyenlerin oranı yüzde 5.4’te kalmış.

Almanya için de benzer sonuçlar çıkmış. Bu ülkeyi düşman görenlerin oranı yüzde 82.6 olurken, ‘dostumuz’ diyenler yüzde 8,6 olarak gerçekleşmiş

Avrupa Birliği ile ilişkileri “Türkiye’nin dostu değildir” seçeneği ile değerlendirenlerin oranı da yüzde 82.2. “Türkiye’nin dostudur” diyenler ise yüzde 8,1 gerçekleşmiş.

Türkiye’nin üyesi olduğu NATO konusundaki algı ise ABD ve AB’ye göre düşük olmasına rağmen katılımcıların yüzde 73,8’i birliği düşman olarak görürken, dost olarak görenlerin oranı 14,6’da kalmış.

“Rusya Türkiye’nin dostu değildir diyenlerin oranı yüzde 67,1 olurken, Türkiye’nin dostudur yönde fikir beyan edenler yüzde 23,3’te kalmış.

İran’ın Türkiye’nin dostu olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 64,4 olurken, aksi yönde dostudur diye yanıt verenlerin oranı yüzde 22.8’de kalmış.

Bize ABD düşman, AB düşman, Almanya düşman, Rusya düşman, İran düşman… Bize düşman olan ülkelerin birçoğu kendi aralarında anlaşamayan ülkeler.

Dikkat edin azgelişmiş ve baskıcı yönetimlerin tamamında her sorunun kaynağı “dış güçler” diye topluma kabul ettirilmeye çalışılır.

Terör, güvenlik, ekonomik gibi sorunların tüm kaynağı hemen dış güçler deyip aşırı milliyetçilik, dini duygular gibi nedenlerde eklenerek toplumun dikkati hemen bir başka yere çekilir.

Azgelişmiş ve baskıcı yönetimlerde siyasal iktidarlar kendi gibi düşünmeyen, inanmayan toplumsal kesimleri sürekli düşman gibi görürler ve dış düşmanlar işbirliği yapıyorlar diye topluma deli gömleği giydirmeye çalışırlar. Kendi yaratıkları sorunların altında kalırlar ve bu sorunların çözümünde katkısı olacak kesimleri de düşman görünce toplum yapısı adeta kumdan yığın haline gelir.

Çıkacak ilk fırtınada kum yığınları darmadağın olur.

Her sorunun bir lobisi vardır artık…

Muhsin YAZICI / 07.06.2018

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.