Muhsin Yazıcı

Erdal Atabek diyor ki,

Kendi yanlışını görememek” önemli bir olgunlaşma kusurudur.
Oto-kritik” dediğimiz bu yetkinlik ortadan kalkınca yapılacak iş, “başkalarını suçlamak” olur.
Çünkü, ortada bir yanlış vardır. Bunun sorumlusunu bulmak gerekir.
Yanlış yolun taşları şöyle döşenir:

Kendi yanlışını görememek. Görse de kabul etmemek.
Eleştiri kabul etmemek. Nankörlük, kasıtlılık, hainlik saymak.
Kendinden başkalarını suçlamak. Suçlu bulmak. Yoksa suçlu yaratmak. Çıkarcı dalkavukların desteğini istemek, onları ödüllendirmek.
Kibirli yalnızlaşmayı irade sanmak.
Cüreti, küstahlığı cesaret sanmak, çevresini yıldırmak.
Kazanma bağımlılığını görmemek, hep olacak sanmak.
Kaybetmeyi yok olmayla eşdeğer saymak, ölümüne korkmak.
Sonuç;
Kaybetmeyi bilmemek, büyük bir kahra gömülmek.
Yapabilirse bela çıkarmak, yapamazsa çöküp kalmak.
Neden böyle oluyor?

İşte, “kültürel zekâ” dediğim buydu.
Yaşama bilinci kazanmak. Olgun davranabilmek. Yaşamın inişlerini çıkışlarını görebilmek.
Kazandığı zaman başı dönmemek.
Kaybettiği zaman edepsizleşmemek, neden kaybettiğini anlamak. Yaşam kültürü böyle bir şey.
Kültürel zekâ” düşüklüğü bunları anlamayı engelliyor.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.