Muhsin Yazıcı

Nakilci kafalar bilim üretebilir mi? / Muhsin YAZICI

Bugün dünya, durmadan eğitimin niteliğini tartışır ve sürekli yeni düzenlemeler yaparken, ‘ülkelerin en büyük zenginliği yaratıcı ve nitelikli insan gücüdür’ rehber düşüncesini hayata geçirirken, Türkiye bir eğitim karanlığı içinde. Kendileri gibi düşünen ve inanan bireyler yetiştirmek için bakanlık dinsel içerikli vakıf ve tarikatlarla eğitimi ilgilendiren bir dizi protokoller yapmakta.

Eğitimde karar alıcıların en büyük işi gücü eğitimi dinsel ögelere, ezbercilik anlayışında nakilcilik yoluyla, bilim ve sanatı boğmak, ezbere yöneltmek, doğrunun tek olduğuna inanan kafalar üretmek ve geleceği karartmak. 

İyi eğitim alan tüm başarılı gençlerin, geleceklerini dışarıda kurmak istediklerini, arkalarına bile bakmadan kaçtıklarını görmüyorlar mı?
Yoksa ‘oh ne güzel, bunlar zaten bize lazım değil’ mi diyorlar?
Dua eden toplum yaratarak, kâfir dedikleri toplumlarla nasıl yarışacaklar? Ve üniversiteleri medrese, bilim insanlarını ulema düzeyine indirgemeye hevesliler.

Üniversitelerde özgürlük sınırlı.

Üniversiteler ilahiyat fakülteleriyle ve buralara tıkılan on binlerle dolarken, 2017 – 2018 yılında tüm üniversitelerin ‘Fizik Mühendisliği’ne ancak 1000’e yakın öğrenci alınabilmekte. Geleceği sadece ilahiyat fakülteleriyle mi kuracağız?

Bilim insanları, sanat insanları artık üretemez hale geldiler. Farklı üretilen her şey onlar için kötü ve tehlikeli görülmeye başlandı. Öyle ki, Boğaziçi Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, ODTÜ kapatılsın kampanyası bile başlattılar.

İslam coğrafyası 9 – 10. Yüzyıllarda en parlak çağını yaşamıştır. Akılcılık ve özgürlük bu yüzyıllarda etkindi. Ne zaman akılcılık yerini nakilciliğe bıraktı, İslam coğrafyası bilim ve sanat üretemez hale geldi.

Nakilci kafalar bugün Milli eğitim Bakanlığı’nda etkin hale geldiler.

Ve sonunda ‘Evrim Teorisi’ lise düzeyinde öğrencilerin kafalarını karıştırıyor diye müfredattan kaldıran bir ülke olduk.

Bilimi, aklı, sanatı dinsel ideolojinin baskısı altına aldığınızda yaratıcı, eleştirel, özgür insan yetiştiremezsiniz. Yetiştirdiğini sandığınız insan tipi kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayan kişilere karşı sürekli ‘kin’ besler. Kinini diri tut anlayışı da zaten buradan çıkıyor. İnsanları ‘kindar nesil’ yetiştireceğiz başka bir açıklaması yoktur.

Eğitimin bir başka sorunu da, nitelikli liselerdeki eğitimi denetim altına alamayınca ‘Proje Okulu’ denen uygulamaya geçti. Önce okul ‘Proje Okulu’ olarak kabul ediliyor. Sonra bakan doğrudan bu okulun müdürünü atıyor. Atanan müdür de kendi anlayışına yakın öğretmen kadrosunu kuruyor. Ve proje okullarına sınavla en iyi öğrencileri alarak kendi anlayışında insan yetiştirmenin peşine düştüler.

Yıllarca durup dinlenmeden söyledikleri bir şey vardı. Devlet “Toplum Mühendisliği’ yapıyor diye. Şimdi kendileri ‘Toplum Mühendisliği’nin en ileri düzeyde uygulamasına girişmiş biçimdeler.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.