Muhsin Yazıcı

24 Haziran 2018 Seçimleri Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Başkanlık sistemi ve kuvvetler ayrılığını düzenleyen yeni bir döneme giriyoruz. Geniş kitlelerin bu yeni dönemin ne getirip ne götüreceğini anladığını sanmıyorum. Güçlü lider propagandası Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ek oylar getirdi. Üstelik devlet gücünü eline alması ve bunu sonuna kadar kullanmasını da ekleyince beklenilen oyun da üstüne çıktığını düşünüyorum.

Seçim kesinlikle özgürlük ortamında gerçekleşmedi. Basın tam anlamıyla ablukaya alındı. Onlarca kanalda binlerce saat Ak Parti propagandası yapıldı. Ak Parti’nin ekonomik sorunu hiç olmadı. Ne kadar para harcadığını denetleyecek bir kurumda kalmayınca ortaya eşit olmayan propaganda olanaklarını kullandılar.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın “hainleri yeneceğiz” tarzı konuşmaları hiç hoş olmayan bir siyaset tarzının toplumca doğru dürüst eleştiriye uğramaması üzücü ve düşündürücüdür.

Şimdi sorsak: Şimdi size oy vermeyenler hainse bu ülkede huzurlu nasıl yaşayacaklar? Bu hainlerin defterini ne zaman dürmeyi düşünüyorsunuz?

Toplum şimdilik üretim değil tükettiğine baktı. Ama kısa süre içinde tüketecek geliri kaybedeceğe benziyor. Cari açık nasıl kapatılacak? Seçim dolayısıyla giderler nasıl kapatılacak? Seçimde verilen vaatler nasıl uygulanacak?

Toplum artık bırakın sanayı üretimini Anadolu’da tarım ve hayvancılığı da bırakmak üzere…

Sosyal yardımları bir partinin ve kişini lütfu gibi sunuldu. Devletin vergilerinde karşılanmasına rağmen bir partinin organizasyonu gibi dağıtıldı. Bu da vatandaş da Ak Parti giderse bize verilen tüm yardımlar kesilecek kanısını iyice yerleştirdi.

Devletin gücü bir partiyle beraber harekete geçtiğinde çok güçlü olunmadığı takdirde bizim gibi ülkelerde muhalefetin başarılı olması mümkün gözükmüyor.

Dikkat edin hak, hukuk, demokrasi giderek zayıfladığında devleti yöneten siyasi partiler topluma her yönüyle egemen oluyorlar. Sonuçta parti devleti oluşuyor. Rusya, kısmen Macaristan, günümüz Hindistan’ı gibi…

Ama yaşam bütün hızıyla dönüyor. Teknoloji öylesine hızlı gelişiyor ki, bırakın yeni teknoloji üretmeyi bazen takip bile edemiyorsunuz.

Eğitimin kalitesi sorunlu da olsa belli bir düzeyde eğitim almış yeni kuşakların daha özgürlükçü bir yaşama yöneldiklerini görüyoruz.

Çatışma yerine bütünleştirici bir toplumsal anlayışa yönelmek zorundadırlar. Aksi halde tüm enerjilerini doğacak muhalefeti bastırmak için uğraşacaklardır. Dinamik bir toplumu sürekli baskı altında tutarak yönetilemez.

Türkiye’nin geleceğini bugün kimse kestiremiyor. Çünkü tek karar vericiyi eleştirecek, denetleyecek, yönlendirecek bir denetim kurumu yok. Kendi çevresinde karşı koyacak figür kalmadı. Varsa da cesaret edecek halleri kalmadı.

 

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.