Muhsin Yazıcı

Akademik özgürlük

Akademik özgürlük, ideal bir üniversite için olmazsa olmaz koşullardan birisidir. Akademik özgürlük, insan hak ve özgürlüklerinin mevcut olduğu ve korunduğu gerçek demokrasi ile yönetilen ülkeler için anlam ifade eden bir kavramdır.

Otoriter ve totaliter rejimlerde temel siyasal ve sivil haklar ve özgürlükler etkin bir şekilde korunamadığından bu tür rejimlerde gerçek manada akademik özgürlüklerden söz edilmesi mümkün değildir. 

Akademik özgürlük, Yüksek Öğretim Kurumlarının Özerkliği ve Akademik Özgürlük Üzerine Lima Bildirgesi’nde “… akademik bir çevre üyelerinin tek tek ya da toplu halde bilgiyi araştırma, inceleme, tartışma, belgeleme, üretme, yaratma, öğretme, anlatma veya yazma yoluyla edinmelerinde, geliştirmelerinde ve iletmelerindeki özgürlükleri anlamına gelir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Akademik özerklik kavramı gibi akademik özgürlük kavramının  da “mutlak” değil, belirli sınırları olan bir kavram olarak düşünülmesi gerekir.

 

“Akademik özgürlüklerin sınırları nelerdir?”

Sorusu kolay cevaplanabilecek bir soru değildir. Akademik özgürlükler en geniş manada mevcut olmalı, bu özgürlükler anayasal ve yasal güvenceler altında olmalıdır. Bununla birlikte, akademik özgürlüklerin akademik kişi ve kurumlara belirli görevler ve sorumluluklar yüklediği de unutulmamalıdır.

“Akademik özgürlük öğretim üyelerine istediği dersleri kendi tespit ettikleri içeriklere göre anlatma, üniversite içinde kendilerinin uygun gördüğü akademik birimler ve dereceye yönelik programlar ihdas etme, devletin tahsis ettiği kaynakları hesabını vermediği araştırma faaliyetlerinde kullanma hakkını vermediği gibi evrensel normlar çerçevesinde değerlendirilmeyen ürünlerle akademik rütbe kazanmayı hak olarak görme anlamına gelmez.

Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere akademik özgürlüklerin korunması esastır ve bu özgürlüğün anayasal ve yasal güvence altında olması gerekir. 1998 yılında Birleşik Krallık’ta yürürlüğe konulan Eğitim Reformu Kanunu’nda “üniversite öğretim üyeleri akademik özgürlüğe sahiptir” ibaresi yerine “üniversite öğretim üyeleri bu nedenden dolayı işlerini kaybetme tehlikesine maruz kalmaksızın, bilinenleri sorgulama ve çelişkili görüşlere sahip olma hakkına sahiptir” şeklinde bir ibareye yer verilmiştir.  Bu örnekten de anlaşıldığı üzere akademik özgürlük kavramının yasalarda açık olarak tanımlanması önem taşımaktadır.

Prof.Dr.Coşkun Can Aktan

“Ayaklarıma pranga vurabilirsiniz, fakat düşüncelerime vuramazsınız. Zeus bile beni mağlup edemez.”

Epiktetus

“Vücudum köle olsa da düşüncelerim özgürdür.”

Sopheclus

“Söylediklerini onaylamıyorum, fakat ölümüne de olsa, konuşma hakkını savunacağım”.

Voltaire

AKADEMİK DÜRÜSTLÜK İLKELERİ

Üniversite, toplumsal gelişmeye hem yerel hem küresel açıdan katkıda bulunan kurumların başında gelir. Öğretim, sanat, bilim ve teknoloji alanları üzerinden gerçekleşen bu katkı, birbiriyle bağlantılı iki düzeyde ortaya çıkar. Üniversitenin daha görünür olan birinci katkısı, paydaşı olan öğretim üyeleri ve öğrencilerin araştırma ve yaratıcı çalışma yoluyla ürettikleri bilim, teknoloji ve sanat eserleri üzerinden olur. İkinci katkı ise, toplumun genç bireylerine, gelecekteki özgün bilgi ve eserleri ya da toplumsal yaşamı etkileyecek yeni düşünme biçimlerini üretirken gereksinim duyacakları donanımı kazandırmak yoluyla olur. İnsanlığın binlerce yıllık geçmişinden süzülerek gelen yaratıcı düşünce, bilim ve teknoloji birikiminin gençlere aktarılmasıyla ortaya çıkan bu ikinci katkı, birincinin de yolunu hazırlar.

Bir üniversite öğrencisi, kendisine kazandırılan analitik-eleştirel düşünme ve yaratıcı çalışma becerilerinin yardımıyla, kendisinden önce ortaya konmuş birikimi özümsedikten sonra, bunun üzerine özgün katkısını ekleyerek yeni kuram, ürün ve eserleri üretmeyi öğrenir. Var olanı ilerletme üzerinde temellenen bu süreç, üretici genç bireye bir yandan beceri, deneyim ve özgüven kazandırırken, bir yandan da geçmiş ile gelecek arasında köprü olma sorumluluğunu verir.

Bu sürecin etkin bir biçimde işlemesinin ana sorumlusu olan öğretim üyeleri, kendi akademik araştırma ve üretim yaşamlarında da sıkı sıkıya takip ettikleri etik yaklaşımı, öğrenme sürecinin her aşamasına yönelik adil bir değerlendirme aracılığıyla öğrencilerine kazandırmayı hedeflerler. Öğrenim sürecinin sağlıklı yürümesine yönelik en hassas noktalardan biri olan ölçme ve değerlendirme aşamasında, öğrencinin sınav, ödev, rapor, sunum, tez vb. gibi farklı ürünleri ortaya koyarken öncelikle kendi çalışma ve düşüncelerinden yola çıkması beklenir. Bununla birlikte, bu çalışmaları üretirken esinlenme ve bilgilenme amacıyla yararlanacağı kaynaklara, gereken her noktada atıfta bulunması zorunluluğunun akademik etiğin “olmazsa olmaz” kuralı olduğunu da öğrenir.

“Akademik Özgürlük”

https://akademikozgurluk.wordpress.com/category/akademik-ozgurluk-nedir

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.