Muhsin Yazıcı

Bol bol teşekkür edin

Araştırmalar genelde minnet duygusu yoğun olan insanların ruhsal açıdan da sağlıklı kişiler olduklarını ortaya koyuyor. Ayrıca bu kişilerin yaşam doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu, daha düzenli uyudukları ve daha sağlıklı oldukları saptandı.

Teşekkür etme konusunda biraz cimri iseniz, bu konuyu bir kez daha düşünmenizi öneririz. Çünkü teşekkür etmek, minnet duygunuzu bir şekilde göstermek sadece başkalarına değil aynı zamanda kendinize de sunabileceğiniz en büyük armağan.

Teşekkür etmenin insanlara sayısız yararlar sağlayacağı görüşü oldum olası dinsel ve düşünsel akımlar tarafından savunulmuştur. Son yıllarda bilim insanlarının da bu görüşe katılma konusunda geri kalmadıkları görülüyor. Minnet duygusunu dile getirmenin yararları yalnızca toplumsal bağları güçlendirmekle kalmayıp, insanların sağlık durumlarını da olumlu yönde etkiliyor. Araştırmalar genelde minnet duygusu yoğun olan insanların ruhsal açıdan da sağlıklı kişiler olduklarını ortaya koyuyor. Ayrıca bu kişilerin yaşam doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu, daha düzenli uyudukları ve daha sağlıklı oldukları saptandı.

İtalya Turin Üniversitesi’nden Mara Martini tarafından 200’ü aşkın hemşire üzerinde yapılan bir araştırma, hastaların minnet duygularını dile getirmelerinin hemşirelerde tükenmişlik duygusunu azaltabileceğini ortaya koyuyor.

Tüm bunlar evrimsel bakış açısından bakıldığında mantıklı bir temele dayanıyor. Toplumsal yönü çok ağır basan bir duygu olan minnet, başkalarının yaptıklarının bizler açısından taşıdığı değerin ayırdına vardığımızın ve, bir olasılıkla da buna karşılık vermeye istekli olduğumuzun bir göstergesi sayılıyor.

Yaygın sayılır
Gündelik yaşamımızda insanların minnet duygularını nasıl dışa vurdukları konusunu daha iyi anlayabilmek amacıyla bir araya gelen Hollanda’daki Max Planck Davranışsal Dilbilim Enstitüsü uzmanlarından Simeon Floyd ve arkadaşları, beş anakaraya uzanan ve sekiz farklı dili içeren geniş kapsamlı kültürlerarası bir araştırma yaptılar. Araştırmada İngilizce, İtalyanca, Lehçe, Rusça ve Lao dilinin yanı sıra, Ekvador Cumhuriyeti’nde konuşulan Cha’palaa, kuzey Avustralya’da konuşulan Murrinh-Patha ve Gana’da konuşulan Siwu gibi yazılı olmayan dillere de yer verildi. Araştırma kapsamına girenler arasında minnet duygusu sözel ve- gülümseme ya da baş sallama gibi- sözel olmayan biçimlerde dışa vurulmaktaydı.

Evlere ve ortak alanlara kameralar yerleştiren Floyd ve arkadaşları, bir kişinin bir istekte bulunup bir başkasının buna yanıt verdiği 1500’ü aşkın durumu kayda geçirdiklerinde, her kültürden insanların çoğunlukla bu istekleri yanıtladıklarına ancak karşılığında çok ender olarak “teşekkür ederim” dediklerine, ya da minnet duygularını ister gülümseyerek, ister baş sallayarak dışa vurduklarına tanık oldular. İnsanlar yerine getirilen isteklerin yalnızca yüzde 5.5’ine teşekkürle karşılık vermekteydiler.
İngilizce ve İtalyanca konuşanlarda bu oran biraz daha yüksek olmakla birlikte, oran yine de şaşırtıcı derecede düşüktü. Minnet duygularını dile getirme sıklığı konusunda en düşük orana Cha’palaa dilini konuşanlarda tanık olundu. Ancak uzmanlar bu dilde “teşekkür ederim” demenin hiç de kolay bir yolu olmadığını fark ettiklerinde, oranın neden bu denli düşük olduğu da açıklığa kavuştu.
Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı dizide konuşulan Dothraki dilinin yaratıcısı dilbilimci David Peterson da elde edilen bu bulgular karşısında şaşkınlığa kapılanlardan biriydi. Daha önceleri böyle bir durumun söz konusu olabileceğini hiç düşünmeyen Peterson, yarattığı dilde de hiçbir teşekkür sözcüğüne yer vermedi.
Derleyen Rita Urgan
Say thanks, a lot
New Scientist/ 22-29 Aralık 2018

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.