Muhsin Yazıcı

“Wilson İlkeleri” 100 Yıl Sonra Önümüze Konuyor

Wilson, 1918’de açıkladığı 14 madde kapsamında, Osmanlı topraklarında, Ermenistan ve Kürdistan vaat etmişti. Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Kuvayı Milliyeciler ise Wilson İlkeleri’ni de, Mondros Mütarekesi’ni de, Sevr Antlaşması’nı da tarihin çöp sepetine atmışlardı.

Hala bir grup şahıs Lozan Antlaşması’nı hezimet olarak görüyorlar. Üstelik bu grup taraftarlarının tamamı Vahdettin’i savunmaları bilgisizliğin mi(?) desek, Cumhuriyetîi ve Atatürk devrimlerini hala kabul edemeyişlerini mi(?) desek daha doğru olur?

Hele bu gruptaki şahısların Atatürk’ü İngiliz ajanı demeleri yok mu? Aptallığın ta kendisidir. İngiliz Muhipler (sevenler) Cemiyeti’ni kimler kurmuştu? 17 Kasım 1922’de İngiliz gemisine binip kaçan kimdi? Bu soruların yanıtını verdiğinizde sorun kendiliğinden anlaşılacaktır.

Arap seviciler ve iktidarlarını sürdürmek için ABD yandaşlığı ülkemiz siyasetini zehirlemeye 1945 yılından günümüze kadar devam edip gelmiştir. Bir türlü kendi ayaklarımız üzerinde duracağımız eğitim, ekonomi, bilim ve sanat çalışmalarını yürütemedik.

NATO konsepti denen bela bize bağımsız davranmamıza izin vermedi.

Hala da bu bağımlılık devam ediyor.

Bilim toplumu olma yolunda ilerlememiz gerekirken bütün değerleri dinin egemenliğine sokmaya çalışmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

Doğan Kuban hocamız sürekli olarak bize bir şeyi hatırlatıyor. “İslam dünyasının sömürge olma dışında tek bir alternatifi var. Abbasi Rönesans’ının dünya görüşüne geri dönmek. Yeni bir Hümanizma! İslam felsefesi ve bilimi dışlamadığını Osmanlıdan önce kanıtlanmıştı.”

Gelgelelim günümüz Türkiyesi’ne, liselerde çocukların kafası karışıyor diye “Evrim Kuramını” lise müfredatından çıkardık. Gerekçe de inancımıza ters düşmesi.

Mustafa Kemal Atatürk her koşulda Türk toplumunu bilimsel doğrultuda gelişmesine çaba harcadı. O’nun bir sözünü çok severim. “Benim dediklerim yarın bilimle çelişirse, benim dediklerimin bir önemi yoktur. Siz bilimin yolundan gideceksiniz”.

Biz her zaman bilimin yolundan gideceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’e hem İngiliz ajanı diyeceksiniz, sonra “İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğini kuranları savunacaksınız. Sonra da İngiliz gemisiyle kaçanların torunuyuz diye ortalıkta dolaşacaksınız.

Sonra da biz Bağımsız Türkiye’yi savunuyoruz diyeceksiniz.

Hadi ordan…

02.11.2019

Muhsin YAZICI

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

Muhsin Yazıcı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.