Muhsin Yazıcı

Okulda Başarı İçin Etkin Dinleme

Okullarda öğrenme büyük ölçüde okuma ve dinlemeye dayanmaktadır.

Özellikle sınıflarda öğrenci sayısının fazlalığı, uygulamalı dersler için gerekli ortamın oluşturulamaması derslerin dinleme ağırlıklı olmasına neden olmaktadır.

Günlük yaşamda ise dinleme iletişimin en önemli unsurudur.

Okullarda öğrenme büyük ölçüde okuma ve dinlemeye dayanmaktadır.

Özellikle sınıflarda öğrenci sayısının fazlalığı, uygulamalı dersler için gerekli ortamın oluşturulamaması derslerin dinleme ağırlıklı olmasına neden olmaktadır.

Günlük yaşamda ise dinleme iletişimin en önemli zamanın %60 ila %70‘ini dinleyerek geçirirler.

Bu nedenle etkili ve verimli dinleme, not tutmanın ve buna bağlı olarak öğrenmenin önemli bir unsurudur.

Duymak ve dinlemek birbirinden farklı kavramlardır.

Duymamız bizim bir konuyu dinlediğimiz anlamına gelmez.

Duyma pasif, biyolojik bir süreçtir.

Yani duyma ses titreşimlerinin kulak zarına çarpmasıdır.

Dinleme ise aktif, bilişsel bir etkinliği kapsayan bir süreçtir.

Gelen bilgi yorumlanır.

Dinlemenin sonunda düşünme olayı vardır.

Dersi Aktif Olarak Dinleme

Dersi Aktif Olarak Dinleyebilmek İçin Yapılması Gerekenler

  1. Sıranızda gevşek pozisyonda oturmayın. Gevşek pozisyonda otursanız uykunuz gelebilir. Zihin gevşeyebilir.
  2. Öğretmenin gözlerinin içine bakarak dersi dinleyin.
  3. Konuyu dinlerken, o konuyla ilgili sorular yakalayın.
  4. Dinlemeye hazırlıklı olun. Bunun için derse gelmeden önce o dersle ilgili ders kitabını okuyun, başka kaynaklardan araştırma yapın. O konuyla ilgili sorular oluşturun, böylece derste soruların cevabını arayacağınız için aktif olarak dersi dinleyeceksiniz. Bir balıkçının balık avlarken oltanın o ince hareketini hissetmek için tüm dikkatini toplaması gibi. Derse ön hazırlıkla girdiğiniz zaman dersle ilgili temel kavramları, tanımları bileceğiniz için dersi daha iyi anlayabileceksiniz.
  5. Dersi dinlerken öğretmenin söylediklerinden yola çıkarak daha sonra neler söyleyeceğini anlamaya çalışın. Öğrenci öğretmenin söyledikleriyle ilgilenirken aynı zamanda başka şeyler düşünür. Bunun nedeni; konuşma süresinin düşünme süresinden daha az olmasıdır.  Yani bir kişinin konuşma oranı ortalama olarak dakikada 125 sözcük iken düşünme oranı dakikada 500 sözcüktür. Öğrenciler aradaki bu farkı öğretmenin daha sonra neler söyleyeceğini düşünerek geçirmelidir. Aksi takdirde bu boşluk, hayal kurma gibi başka düşüncelerle dolacaktır.
  6. Dersi dinlerken o dersin ana ve yardımcı düşüncelerini bulmaya çalışın.

Bunun için kendinize şu soruları sorun;

– Dersin amacı ne?

– Dersin ana noktaları nelerdir?

– Öğretmen dersi nasıl düzenlemiş?

– Konuları önemliden önemsize doğru sıralamış mı?

  • Öğretmenin anlatma hızına yetişemiyorsanız, şunları uygulayabilirsiniz;

– Öğretmenden dersi daha yavaş anlatmasını isteyebilirsiniz,

– Not tuttuğunuz kâğıtta (defterde) boş yer bırakıp dersten sonra bu bölüme yazabilirsiniz.

– Dersten sonra öğretmene anlamadığınız yerleri ve soruları sorun. Öğretmenin Beden Dilini Dinlemeyi de Sakın Unutmayın:

Yapılan araştırmalar, herhangi bir mesajın yalnızca bir bölümünün kelimelerle ifade edildiğini, asıl en büyük bölümü beden dili ve ses tonu seyredilerek anlaşıldığını göstermektedir.

Ders Sırasında Öğretmen Beden Diliyle Size Verdiği Mesajları Şöyle Sıralayabiliriz:

1. Öğretmeniniz eğer tahtaya dönerse, birçok öğrencinin gözünün içine bakarsa anlattığı konunun önemli noktalarını işaret ediyor demektir.

2. Konuyu anlatırken ses tonu artıyorsa, heyecanlı bir konuyu anlatıyor gibi davranıyorsa bu konu önemli demektir.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.