Muhsin Yazıcı

Acaba hayal ile hakikati karıştırıyor muyuz?

İnsan, kendini özgürleştiren
gerçekleri duymak istemez.
Herbert Agar

İlk yazımda hayal ile hakikati birbirinden ayırmaya çalışmıştım. Oysa düşünme ve hayal etme gücüne sahip olan bazı kimselerin hayal ile hakikati birbirinden ayırması hiç kolay görünmüyor.

Hayal ile gerçeği karıştırmak, sanatçı ve yazarlara yöneltilen eleştirilerden biridir. Psikolojinin veya davranış bilimlerinin bu sorunu nasıl açıkladığını bilmiyorum. Ama, insanbilimci olarak, gözlemlerimin ışığında, yazımın başlığındaki sorumu tartışmaya açmak istiyorum.

İnsan Belleği

İnsan belleği, günlük yaşamda yapıp ettiklerinin, yazıp çizdiklerinin, düşüncelerinin kişisel bir arşivi veya albümü gibidir. Belleğin bir yapı gibi alttan yukarıya doğru kurulduğu, yukardan aşağıya doğru çözüldüğü biliniyor. Bu bağlamda, ortalama belleğin kişisel olayları nesnel olaylardan daha kolay hatırladığı da söyleniyor. Rüyaların yaşanmış olaylarla ilişkisini açıklayan çoğu bulgular, belleğin uykuda bile kayıt yaptığını düşündürüyor.

Bütün rüyalarımızı hatırlayamıyoruz. Fantastik rüyalarımızın yaşanmış olaylarla ilişkisini kuramıyoruz. Bilinçaltındaki arzularımızın veya kaygılarımızın rüyalarımızı yönlendirdiğine de tanık oluyoruz. İngilizcede, ‘wishful thinking’ (gerçekleşmesi istenen düşünce) deyimi vardır. Geçmişe ait bazı anılarımı dile getirirken kuşkuya düşüyorum.  Bu olayı gerçekten yaşadım mı yoksa belleğim beni yanıltıyor mu?

Bellek, düşünce ve hayallerimi de kayda alabiliyorsa, rüyalarımı neden almasın? O zaman şu çetin soruyla karşı karşıya kalıyorum: Kişi, belleğinin kendisini aldatmadığından emin olabilir mi? Bazı kişilerin, geçmişten söz ederken, ‘Belleğim beni yanıltmıyorsa’ demesi anlamlı olabilir.

Halkbilimci İlhan Başgöz, ‘Sözlü öyküler her anlatışta değişir’ der. Anlatılan öyküler değiştiğine göre hayal ve hakikatlerimiz değişmez mi? Bu sorun, inandığımız ve savunduğumuz bazı episodik (kişisel) anılarımızın ne kadar güvenilir olduğu sorusunu getiriyor gündeme. Psikolojide, aşırı derecede abartma veya yalan söyleme eğilimine ‘mitomani’ deniyor. Bazı törelerde, inanç ve yaygın gerçeklerin yalan değilse bile, gerçeklerin abartıldığı gözleniyor Bellek yanıltıyor çünkü sanımca hayallerden etkileniyor. İngilizcede, ‘wishful thinking’ (gerçek olması istenen hayaller) deyimi vardır. Eğer bu örnekler yeterliyse, gerçeklerimizin hayallerden etkilendiğini; hayallerle gerçeklerin tam bağımsız olmadığını kabul etmemiz gerekir.

Halk Oylamasında Gerçekler

Halk oylamasında ‘Evet ve Hayırcı’lara seslenen sözcüler, inandıkları gerçekleri, hayatları pahasına savunmaya sanki kararlı görünüyor. Eğer gerçekler, hayallerden etkileniyorsa nasıl emin olabiliyorlar, bunun evrensel düzeyde de geçerli olduğundan? Bilim geleneği şüpheci olmamızı öneriyor.

Çağımızın ünlü bilgelerinden Bertrand Russell, “kişisel inançları uğruna hayatını feda etmeye hazır olup olmadığı” sorusuna, ‘değilim’ yanıtını şöyle açıklamıştır: Yanılıyor olabilirim. Batı uygarlığının çağdaş değerlerini sorgulayan yazar Oscar Wilde, ‘Uğrunda birileri ölüyor diye bir şeyin ille de gerçek olması gerekmez’ diyor. Yazar André Gide ise şöyle yorumlamış: ‘Gerçeği arayana inanın, buldum diyenlerden sakının.’

Demokrasiyi, ‘Ötekileştirmeyen Toplum’ olarak tanımlayan Alain Touraine, liderlerin topluma örnek olmasını önerirken; Eric Hoffer, Kesin İnançlılar’ ın siyasal yelpazedeki aşırı uçların birinden ötekine atladığını; barışın bir temel kişilik ve eğitim sorunu olduğunu savundu. Geçen aylardaki ‘post-gerçekler ’i savunanlar; yani, sosyal gerçekler yanında kutsal (dini) hakikatlerin bile değiştiğini dile getirenler sanımca haklıydılar. Sanatçıların ‘Sanal Gerçekçiliği’ni anlamaya çalışıyorum.

Anılar konusundaki bilimsel araştırmalarıyla tanıdığımız Prof. Sami Gülgöz’e (Bkz HBT S. 47: 19) kişisel bir sorum var: Hatırladıklarımızı etkileyen toplumsal hayallere, kişisel rüyalarımızı da ekleyebilir miyiz?
Bozkurt Güvenç

*Bozkurt Güvenç’in anısına saygıyla. Bu yazı HBT’nin 50. sayısında yayınlanmıştır.

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.