Muhsin Yazıcı

Yeni Türkiye, yeni Rusya: İkili ilişkilerin ilk adımları

Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100. yıldönümü vesilesiyle, Sputnik Türk-Rus ilişkilerindeki ilk adımları anlatıyor.

M. Kemal Atatürk, İ. İnönü, Aralov, Askeri Ataşe K. K. Zvonarev, Azerbaycan Büyükelçisi İ. Abilov, Türk birliklerinin olağan taarruz hazırlıkları sırasında Konya civarlarına yapılan teftiş ziyaretinde. 23 Mart 1922.

Meclisin yabancı bir ülkeye gönderdiği ilk mektup

26 Nisan 1920’de, TBMM’nin açılışından üç gün sonra, geleceğin Cumhurbaşkanı, dönemin Meclis Başkanı Mustafa Kemal, TBMM adına V. İ. Lenin’e bir mektup göndererek diplomatik münasebetlerin tesisini teklif etti ve dış güçlere karşı verilen Millî Mücadele’de Türkiye’ye yardım edilmesini istedi.

Mustafa Kemal’in Sovyet Rusyası’na gönderdiği bu mektup, Meclisin yabancı bir ülkeye gönderdiği ilk mektuptu.

Lenin’e hitaben yazılan bu mektubun kendisine ulaşması bir aydan fazla sürdü. Güney Kafkasya, Karadeniz ve Kırım bölgeleri Sovyet iktidarının karşıtlarının kontrolünde olduğundan Moskova ile doğrudan bir irtibat hattı yoktu. 1 Haziran 1920’de mektup adrese ulaştırıldı.

Y. Y. Upmal-Angarskiy başkanlığındaki ilk Sovyet misyonu Ankara’da. 1920

3 Haziran’da Dışişleri Halk Komiseri G. V. Çiçerin, İbrahim Bey ve Hulusi Bey adlı Türk subaylarıyla Türk lideri Mustafa Kemal’e olumlu yanıt içeren mektup gönderdi. Mektupta Sovyet Hükümeti’nin Türk halkının bağımsızlık için verdiği kahramanlık mücadelesini büyük bir ilgiyle takip ettiği, Sovyet Hükümeti’nin “Türk ve Rus halklarını birleştirecek dostluğun güçlü temelini atmaktan mutluluk duyduğu” belirtilmiştir. Ankara ile dostluk münasebetlerin tesisi amacıyla da Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) her iki ülkede de hemen diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerinin kurulmasını teklif etti.

TBMM Hükümeti’nin resmî ve fiili olarak tanınması anlamına gelen Sovyet Hükümeti’nin mektubu, Türkiye’de büyük bir coşkuyla karşılandı. Mektubun metni, Anadolu’daki tüm gazetelerde yayımlandı.

RSFSC’nin Türkiye elçiliği görevlilerinin 1 Mayıs kutlamaları kapsamında Türk vatandaşlarıyla görüşmesi. Ankara, 1 Mayıs 1922

Böylece Moskova ile temasın sağlanması, TBMM Hükümeti için diplomatik izolasyonun kaldırılması sürecinde önemli bir adım, işgalci kuvvetlerle mücadele şartlarında muazzam bir moral oldu.

3 Haziran 1920

Bu tarih, Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin resmi başlangıç tarihi olarak kabul ediliyor.

11 Mayıs 1920’de Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey (Kunduh) başkanlığında TBMM’nin ilk resmî heyeti Ankara’dan Moskova’ya yola çıktı. Heyet, 19 Temmuz 1920’de Moskova’ya ulaştı. 24 Temmuz’da Bekir Sami Bey ve onun yardımcısı Yusuf Kemal Bey (Tengirşenk), Dışişleri Halk Komiseri G. V. Çiçerin ve onun yardımcısı L. M. Karahan ile, 14 Ağustos’ta ise V. İ. Lenin ile görüştüler.

Kara Fatma Trabzon’daki Sovyet konsolosluğunda. 1920

4 Ekim 1920’de ise Yan Upmal-Angarskiy başkanlığındaki ilk Sovyet diplomatik misyonu Ankara’ya ulaştı. Heyetin geldiği günün akşamında Mustafa Kemal Atatürk misafirleri ziyaret etti. 7 Kasım 1920’de Sovyet Büyükelçiliği’nin resmî açılış töreni yapıldı.
O tarihte Sovyet Büyükelçiliği, yeni Türkiye’deki tek yabancı diplomatik temsilciliği idi.

18 Şubat 1921’de bu sefer Yusuf Kemal Bey başkanlığındaki Ankara Hükümeti’nin heyeti Moskova’ya geldi. Heyetle birlikte Rusya’ya ilk daimî Türk elçiliğinin kadrosu da geldi. 19 Şubat 1921’de TBMM Hükümeti ile RSFSC arasında büyükelçi değişimi gerçekleşti. Moskova’daki Türkiye Büyükelçiliği’nin başında Ali Fuat Cebesoy vardı. Ankara’daki Sovyet Büyükelçisi ise Budu Mdivani’ydi (Şubat-Mayıs). Haziran ayında onun yerine Sergey Natsarenus atandı. 1922-1923’te ise büyükelçiliğin başında Semyon Aralov vardı.

16 Mart 1921

TBMM hükümeti ile RSFSC arasında Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması (Moskova Antlaşması) imzalandı. Antlaşmaya göre, Sovyet hükümeti Kars, Ardahan ve Artvin’i; Türkiye tarafı ise Batum’u Gürcistan’a bıraktı. Bununla birlikte Sovyet Rusyası’nın Türkiye’ye 10 milyon altın Ruble tutarında parasal yardımın yanı sıra askeri malzeme yardımı yapması üzerinde anlaşıldı.

Rusya-Türkiye Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması imzalanmadan önce. Moskova, 16 Mart 1921

Semön Aralov’un Türkiye’nin Millî Mücadelesi’nde Oynadığı Rol

RSFSC Büyükelçisi S. İ. Aralov (5 Ocak 1922 – 29 Nisan 1923) iki ülke arasında münasebetlerin tesisinde önemli rol oynadığı gibi Türkiye’nin yürüttüğü Millî Mücadele çerçevesinde işgalcilere karşı direnişi organizasyon sürecinde de destek verdi.

RSFSC Büyükelçisi S. İ. Aralov (5 Ocak 1922 – 29 Nisan 1923) iki ülke arasında münasebetlerin tesisinde önemli rol oynadığı gibi Türkiye’nin yürüttüğü Millî Mücadele çerçevesinde işgalcilere karşı direnişi organizasyon sürecinde de destek verdi.

Semyon Aralov (soldan 4. sırada), eşi, Sovyet büyükelçiliği görevlileri ve Türk resmi temsilcilerle. Aralov’un kişisel albümünden.

Anı yazılarına göre, Ankara’ya gitmeden önce Lenin kendisine şöyle nasihatte bulunmuştur: “Türkler, Milli Mücadele vermektedirler. Bundan dolayı Merkezî Komite, sizi oraya askerî işleri iyi bilen biri olarak göndermektedir.

Aralov, birçok kez Mustafa Kemal ile birlikte cepheye giderek askerî birlikleri ziyaret etti. 4 Mart 1922’de Mustafa Kemal cepheyi teftişe çıktı ve Sovyet elçisi S. İ. Aralov, askerî ataşe K. K. Zvonarev ve Azerbaycan elçisi İbrahim Abilov’u da davet etti. Mart-Nisan aylarında Polatlı, Sivrihisar, Akşehir, Bolvadin, Çay gibi yerleşim yerlerinden geçerek tüm cepheyi dolaştılar, 6 piyade tümeni ziyaret ettiler, süvarî kolordunun eğitimine katıldılar, Konya’daki farklı kurumlarda bulundular ve buradaki Topçu Okulu, Askerî Okulu ve askerî birlikler için nalbant yetiştiren okulu ziyaret ettiler. Yine burada Kuvâ-yi Milliye’nin kuruluşunun yıldönümü dolayısıyla tertip edilen kutlamalar yapıldı.

Rusya Yetkili Temsilciliği’nin temsilcileri mitinglerden sonra askerlere üzerlerinde ‘Sovyet Rusya’nın Kızıl Ordusu’ndan Türk Askerine’ ifadesinin yer aldığı küçük hediyeler dağıttılar.

M. Kemal Atatürk, İ. İnönü, Aralov, Askeri Ataşe K. K. Zvonarev, Azerbaycan Büyükelçisi İ. Abilov, Türk birliklerinin olağan taarruz hazırlıkları sırasında Konya civarlarına yapılan teftiş ziyaretinde. 23 Mart 1922.

Aralov Türk ordusuyla ilgili son derece olumlu bir izlenime kapılmış ve Türk ordusunu şöyle tasvir etmişti: “Türk ordusu, üniforma sorunu yaşasa da çok düzenli, disiplinli ve iyi organize edilmiş bir orduydu.”

Karşılıklı yardımlar

Sovyet dönemi resmi verilerine göre, 1920’deki anlaşma ve 16 Mart 1921 tarinli antlaşma doğrultusunda Novorossiysk, Tuapse ve Batum üzerinden Türkiye’ye 1920-1922 yılları arasında 39 bin tüfek, 327 makinalı tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147 bin top mermisi sevk edildi.

Doğu sınırlarından Rusya ordusunun 1918 yılında bıraktığı askeri teçhizatın sevkiyatı yapıldı. 1921 yılında ‘Jivoy’ ve ‘Jutkiy’ isimli iki küçük gemi Türk tarafına verildi. Sovyet hükümeti Ankara’da iki barut fabrikasının inşasına yardım etti, aynı zamanda fişek fabrikası için malzemenin yanı sıra fişek üretimi için hammadde sevkiyatı yaptı. Y. Y. Upmal-Angarskiy başkanlığındaki Sovyet diplomatik misyonu 1920 yılında TBMM temsilcilerine, Moskova’daki görüşmeler sırasında Sovyet hükümeti tarafından söz verilen 200.6 kilogram külçe altını verdi.

M. V. Frunze Trabzon’da cephede ailelerini kaybeden çocuklar için yurt inşa edilmesi amacıyla Türk yönetimine 100 bin altın ruble tahsis etti. S. İ Aralov Nisan 1922’de Türk ordusuna tipografi ve sinema donanımı temin etmeleri için 20 bin lira bağışladı. Bununla birlikte 1922 başında Türkiye’ye ayrıca yeni silahlar verildi. RSFSC’nin Ankara Büyükelçisi S. İ. Aralov Türk hükümetine 3.5 milyon altın ruble verdi. Bu, 1921’de imzalanan antlaşmada vaat edilen 10 milyon rublenin son kısmıydı.

Türkiye de Sovyet Rusyası’ndaki durumun ne kadar çetin olduğunun farkındaydı.

Mustafa Kemal Atatürk açlık çeken Sovyet halkına yardım edilmesi konusunu bizzat takip ediyor, V. İ. Lenin’i bu konuda bilgilendiriyordu. Atatürk, Türkiye’nin elindeki tahılın yüzde 40’ını Sovyet Rusyası’na gönderilmesi talimatı vermişti.

Son derece yoksul olmalarına rağmen Anadolu halkı da Rusya’ya göndermek üzere para toplamıştı. O zorlu yıllarda iki ülkenin halkı da yönetimi de açlık ve sefaletin katlanılmaz yükünü paylaşmış, birbirlerine yardım eli uzatmıştı.

17 Aralık 1925

Dışişleri Halk Komiseri G. V. Çiçerin’in Paris’te Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile yaptığı görüşmede üç yıl süreli Sovyet-Türk Tarafsızlık ve Saldırmazlık Antlaşması imzalandı.

11 Mart 1927

SSCB ve Türkiye arasında Ticaret ve Nakliye Antlaşması imzalandı, ikili ticari-ekonomik ilişkilere ivme kazandırıld.

Askeri ve Donanma İşleri Halk Komiseri K. Voroşilov başkanlığındaki heyet, 26 Ekim 1933’te Ankara’da Türk hükümetinin resmi daveti ile Ankara’ya ziyarette bulundu.

Sovyet heyeti 29 Ekim 1933 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 10. yıldönümü vesilesiyle yapılan geçit törenine katıldı. Törende Mustafa Kemal Atatürk, Savunma Bakanı Fevzi Çakmak ve Başbakan İsmet İnönü ile birlikte Voroşilov, önlerinden geçiş yapan Türk askerlerini selamladı. Bu daha önce hiç görülmemiş bir olaydı ve çok sayıda izleyicinin yanı sıra diplomasi koltuklarında oturanlarda da etkileyici bir izlenim uyandırmıştı.

Diplomasinin ötesinde bir dostluk

İki ülke arasındaki temasların üst düzey ve canlı niteliği, halkların ortak fayda sağlamasının yanı sıra kültür, bilim ve sanatın da karşılıklı olarak gelişmesine neden oldu. 1920-30’lu yıllarda beşeri alanda ilk temaslar sağlandı. Bu dönemde dünyaca ünlü bilim insanları ve kültürel figürlerin ziyaretleri gerçekleşti. Fuat Köprülü, Nazım Hikmek, Falih Rıfkı Atay farklı dönemlerde SSCB’yi ziyaret etti.

1926

TASS ile Anadolu Ajansı arasında bilgi paylaşımı anlaşması yapıldı.

1927

Moskova ile Ankara arasında radyo bağlantısı kuruldu. Aynı yıl Türkiye’de ilk kez Sovyet sineması festivali düzenlendi. Ülkede ‘Potemkin Zırhlısı’ filmi ilk kez gösterildi.

1933

Sovyet yönetmenler H. Zarhi ve S. Yutkeviç Türkiye’yi ziyaret etti, ‘Ankara-Türkiye’nin Kalbi’ belgesel filmini çekti. M. Gorki İstanbul’a geldi.

1935

Bolşoy Tiyatrosu solistlerinin Türkiye’deki ilk turu gerçekleşti.

İlk Türk kadın pilot Sabiha Gökçen, SSCB’deki havacılık kulüplerinde staj yaptı. Mayıs 1934’te Sovyetler Birliği’nde bulunan Türkiye’nin birkaç uçağı 1 Mayıs töreninde yer aldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1928’de Taksim Meydanı’na dikilen bir anıtla Rusya ile Türkiye arasındaki yeni tip ilişkilerin başlaması ve gelişiminin ilk adımları ölümsüzleştirildi. Anıtta Türk istiklal hareketinin kahramanları ile birlikte yer alan Aralov figürü, Atatürk’ün Rus-Türk ilişkilerine verdiği büyük önemi, herhangi bir tarihi belgeden çok daha iyi kanıtlıyor.

https://tr.sputniknews.com/infografik/202006031042181909-turkiye-ve-rusya-ikili-iliskilerin-ilk-adimlari/

Yazar hakkında Tüm gönderileri gör Yazar website

admin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * olarak işaretlenmiştir.