Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Kulaklık takanlar dikkat!

Müzik, video ve oyun tutkusu nedeniyle gençler arasında kullanımı yaygınlaşan kulaklıklarda, Türkiye’de 5 milyon liralık pazardan bu yıl 300 milyon TL’ye ulaşıldı.

Hızla yaygınlaşan cihazlarla ilgili Koreli bilim insanlarının yaptığı araştırma, telefon görüşmeleri için de sıkça tercih edilen kulaklıkların, konuşma sesi gibi düşük frekanslarda dahi işitme kaybına yol açabildiğini gösterdi. Geçen yılın Ocak ayında, tıp dergisi ‘PlusOne’da da yayımlanan araştırmada, 3 bine yakın ortaokul ve lise öğrencisi incelendi. Çalışmada, işitme kaybı yaşayan çocuklarda okul başarısının düştüğü saptandı. Devamı…

Dedikodunun Cazibesi

Tüm kötü yanlarına karşın, dedikoduya karşı koymak neden bu kadar güçtür? Klinik psikolog Dr. Samantha Rodman açıklıyor.

Dedikodu, iletişimin abur cuburu gibidir. Kötü ve sağlıksız olduğunu biliriz fakat ona karşı koymak kolay değildir. Kabadır, nahoştur ve elbette arkasından konuştuğunuz kişinin bunları öğrenme ihtimalinin oluşu her zaman korkutucudur.

Peki tüm bu kötü yanlarına karşın, dedikoduya karşı koymak neden bu kadar güçtür? Devamı…

Dünyayı Bekleyen 10 Tehlike! Listede Yapay Zeka Da Var

350 bin yıllık arkeolojik datayı inceleyen ve bunu baz alarak olasılık hesaplamaları yapan ekip insanoğlunun neslinin tükenme ihtimalinin 14 binde 1 olduğunu açıkladı.

Bu oran üzerinize yıldırım düşme (700 binde 1) veya bir köpekbalığı saldırısına uğrama (650 binde 1) ihtimalinden daha düşük. On binlerce yıllık arkeolojik bulguyu mercek altına alan ekip yaptığı matematik hesabı için özellikle Etiyopya ve Fas’tan elde edilen verileri kullanıldı. Devamı…

Atatürk’ün 1919’da Hacıbektaş’a gelişi

Anadolu işgal edilip, Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusu terhis edilince, Anadolu’da bir iktidar boşluğu oluşuyor. Bir iktidar boşluğu oluşuyor ama, bu iktidar boşluğunda hayat devam ediyor…

Şehirlerde değirmenlerin dönüp, fırınlara un yetiştirilmesi, bozulan su şebekeleri ile kanalizasyonların onarılması, asayişin sağlanıp halkın mal güvenliği ile can güvenliğinin sağlanması yakıcı bir ihtiyaç olarak kendi kendini hissettiriyordu. Devamı…

Yatağını toplayan kişiler daha bakımlı

Yapılan bir araştırmaya göre, yatağını toplayan ve toplamadan güne devam eden kişiler arasında bazı karakter farklılıkları var.

Amerika’da uyku konusunda yapılan bir araştırmaya göre, her sabah yatağını toplayanlar ve dağınık bırakanların karakterleri arasında birkaç zıtlık bulunuyor. Yatağını toplayanlar, “sabah insanı” olarak adlandırılan kişiler. Devamı…

Yapay zeka, bir yıl içinde hayatını kaybedecek insanları tespit etti

Bilim insanları tarafından geliştirilen bir makine öğrenme algoritması, kalp hastası insanların EKG’lerini inceleyerek bir sene için hayatını kaybedecek insanları yüksek doğruluk oranıyla tahmin etti. Yapay zeka ile yapılan bu çalışmanın ardından, çalışma ile ilgili etik tartışmaları devam ediyor.

Yapay zeka, olabildiğince hızlı bir şekilde bütün dünyada gelişmeye devam ediyor. ABD’de yapılan yeni bir yapay zeka çalışması ise tıp dünyasında ciddi bir tartışmaya sebep olacak gibi görünüyor. New Scientist’te yayınlanan yeni bir çalışma ile ilgili makale, kalp hastası insanların EKG sonuçlarına bakarak bir yıl içinde, hayatını kaybedecek insanları tespit eden bir makine öğrenme algoritması duyurdu.  Devamı…

Bilim insanları iki ayak üzerinde yürüyebilen yeni bir büyük insansı maymun fosili buldu

Bilim insanları iki ayak üzerinde yürümenin evrimine ışık tutabilecek yeni bir büyük insansı maymun fosili buldu. İki ayak üzerinde yürümek insanın en karakteristik özelliklerinden biri.

Fosili bulunan Danuvius guggenmosi adlı büyük insansı maymun türünün hem dallarda yaşamaya uygun kolları hem de insana benzer bacakları bulunuyor.

Uzmanlar bu türün 12 milyon yıl önce yaşadığını hesapladı. Bugüne kadar iki ayak üzerinde yürüyebilen en eski türün 6 milyon yıl önce yaşadığı düşünülüyordu. Devamı…

Kediler ve İnsanlar Arasındaki Bağ, Bilim İnsanlarını İkiye Böldü!

ABD Oregon Devlet Üniversitesi’nde araştırma yürüten bilim insanları, kedilerin onları bakan kişilere duygusal açıdan bağlandığını ortaya çıkardı. “Güvenli bağlanma” olarak adlandırılan bu ilişkinin, kedinin güvenli ve sakin hissetmesine neden olduğu belirtildi.

70’ten fazla yavru kedinin gözlemlendiği ve “Current Biology” dergisinde yayımlanan araştırmada, her katılımcı kedisiyle bir odada iki dakika geçirdi, daha sonra orayı iki dakikalığına terk etti, son olarak iki dakika için tekrar odaya geri döndü. Devamı…

Anne/Babalar Dikkat: Ekran Süresinin Çocukların Zihinsel Gelişimine Etkisi

Ottawa Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmanın bulgularına göre, günde iki saatten fazla süreyi bir ekrana bakarak geçiren çocuklar, daha kötü hafızaya, daha zayıf dil becerilerine ve daha kısa dikkat süresine sahip.

Sekiz ila 11 yaş arası çocukları kapsayan araştırma, akıllı telefonlarla daha çok vakit geçiren ve daha uzun saatler bilgisayar oyunları oynayan çocukların çeşitli fonksiyonlara karşı daha kötü bilişsel becerilere sahip olduklarını bulguladı. Devamı…

Cihan Devleti Osmanlı’da İçler Acısı Bir Anadolu

Ahmet Haşim’in, Anadolu’nun perişan halini anlatan 3 Eylül 1917 tarihli mektubu…

Kurtuluş Savaşı’nın hangi koşullar altında başlatıldığını ve sürdürüldüğünü anlamak için bu mektubu iyi incelemek gerekir. Manisa milletvekili Refik Şevket Bey’e gönderilmiştir.

Ahmet Haşim mektubun başlangıcında şu cümlelere yer veriyor: “Sancağın bütün kazalarını teftişe çıkmıştım. Yirmi gün süren ve nice bağ ve bahçe safalarına rağmen ruhumda hiçbir hakikî lezzetin hatırasını bırakmayan bu devrenin sonunda bu ikinci mektubu gene Niğde’den yazıyorum.” Devamı…

Mustafa Kemal İngiliz istihbarat raporlarında: Tehlikeli biri ve zıtları desteklenmeli, rakipleri bir araya getirilmeli

BBC Türkçe, İngiliz devlet arşivlerinde yer alan ve gizliliği kaldırılan 100 yıl öncesine ait istihbarat raporlarına ulaştı. Raporlar, Mustafa Kemal’in Samsun’a giderek, milli mücadele ile ilgili kongrelerin düzenlenmesinden hemen sonraki dönemi kapsıyor. İngilizler bu dönemde, Mustafa Kemal’in “tehlikeli” olduğu, hareketin de devrimci nitelik taşıdığı kaygısını dile getiriyor.

Bundan 100 yıl önce hazırlanan İngiliz istihbarat raporları, İngilizlerin Mustafa Kemal Atatürk hakkında bilgi toplama faaliyetlerinin, Mayıs 1919’da Samsun’a gitmesinin ve daha sonra Anadolu’da çeşitli kongrelerle bir mücadele örgütlemeye başlamasının ardından yoğunlaştığını gösteriyor. Devamı…

Kara kedilerin hakkında bilinmeyen 8 ilginç bilgi!

Kediler aleminde hakkında siyah kediler kadar çok konuşulan, üzerine birçok yorum yapılan ve uğursuz sayılan başka bir kedi türü yoktur herhalde. İşte namı diğer kara kediler hakkında bilinmeyenler…

Siyah kedi dendiğinde insanların büyük çoğunluğun un aklına hemen uğursuzluk geldiğine eminiz. Kediler aleminin bu mağrur ve mağdur kedisi hakkında yazılıp çizilenin haddi hesabı yok. Kısacası siyah kediler insanın elinden çok çekiyor, en iyisi acemi fotoğrafçıların tacizlerine maruz kalırken, en kötüsü uğursuzluk getirmekle suçlanıyor. Ancak bu asil kediler hakkında bilmediğiniz çok şey var, mesela dünyada 17 Ağustos ve 27 Ekim tarihleri Siyah Kedi Günü olarak kutlanıyor. Devamı…

Günün sorusu: Sovyetler Birliği Neden Çöktü? / Metin Aydoğan

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra; sosyalizmin Rusya’da iç çelişkiler nedeniyle artık yıkılamayacağı, böyle bir durumun ancak dış saldırıyla ortaya çıkabileceği söyleniyor, bütün dikkat ve önlemler bu yöne çevriliyordu.

Uzay yarışında önde olan, dünyanın en iyi eğitilmiş kadrolarına ve ikinci büyük ekonomik gücüne sahip, sınırsız doğal varsıllığı ve büyük bir askeri gücü olan Sovyetler Birliği; söylenenlerin tersine herhangi bir dış saldırı olmadan kendiliğinden dağıldı.

Çöküşün nedeni neydi?

Bu denli güçlü görünen bu büyük ülke nasıl bu denli kolay dağılır, toplumsal düzeni bu denli kısa bir sürede çökebilirdi? Devamı…

Bir entelektüel olarak Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, bilimin ışığında çağdaş, ancak Batıcı değil, Batı karşısında oryantal eğilimlere teslim olmayan, çözümleri kendi iç dinamikleriyle arayan entelektüel bir önderdi.

Milletimizi kulluktan eşit yurttaşlara dönüşümünü gerçekleştirmenin öncülüğünü yapan Mustafa Kemal Atatürk’ü, sonsuzluğa uğurladığımız bir 10 Kasım’da daha sevgi, saygı ve özlem duygularımızla anıyoruz.

***

Sekiz yıl önce,10 Kasım 2011 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘’Bir Entelektüel olarak Mustafa Kemal Atatürk’’ sempozyumu gerçekleştirilmişti.

Sempozyumda  uluslararası üne sahip yerli ve yabancı araştırmacılar Atatürk hakkında özetle şöyle bir değerlendirmeyi yaptılar:

’O, rasyonel düşünen, çağdaş uygarlığı içinden çıktığı toplumu için hedefleyen büyük bir entelektüeldir. O’nun entelektüelliği sadece okumak değil, problem çözme aracıdır.” Devamı…

Huzursuz çalışma ortamı sizi gergin bir anne yapabilir

Yeni bir iş ararken, anneler genellikle kendileri için daha önemli olanı, maaş veya kariyeri önemserler. Ancak bilime göre, dikkate almaları gereken en az bir faktör daha var. Annelerin birlikte çalışacakları insanları anlamaları gerekir, çünkü zehirli bir ofis ortamı sadece hayatlarını değil aynı zamanda çocuklarının hayatını da mahvedebilir. Annelerin işlerini daha akıllıca seçmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bakın neden?

“Kötü bir iş” hakkında konuştuğumuzda, öncelikle patronlarımız hakkında düşünmeye meyilliyiz. Ancak gerçek tam olarak böyle değil. Genel olarak, kötü bir çalışma ortamı çoğunlukla başkaları için endişe eksikliği ile ilgilidir. Örneğin ofisteki rahatsız eden konuşmalar sizin üzerinizde daha etkili olabilir. Devamı…

Kırsal halkın çağdaşlaşma süreci / Doğan Kuban

İstanbul nüfusu 1949’da 800.000 kişi olarak sayılmıştı. Henüz gecekondular yoktu. Kentin temel halkı İstanbullu ve kentli davranışlara sahip insanlardı. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetle İslam tarihinin tek laik devletini kurmayı başardığı dönem, dünya tarihi perspektifi içinde, eşsiz bir önem taşır.

600 yıl Avrupa sınırında İslam’ın zırhı ödevi görmüş bir devletin, başka örneği olmayan bu radikal değişimi dünya tarihinin de büyük dönemeçlerinden biridir.

Çünkü ilk kez Hristiyan ve Müslümanlar bir uygarlık ilkesi bağlamında ortak davranacakları bir platformda buluşuyorlardı. Tanzimat ve Meşrutiyet çabaları, toplumsal düzen bağlamında ortak bir dünya görüşünün sonuçları değildi. Fakat Osmanlı gençleri arasında, özellikle orduda, ortak bir uygarlık düşüncesini uyandırmış olmalıdır. Devamı…

Eğitim Reformu Girişimi, Türkiye’nin ‘eğitime erişim’ karnesini açıkladı

Türkiye’de eğitim sistemindeki “ayrımcılık” çocukları eğitimden uzaklaştırabiliyor. Kimi öğrenciler eğitim ortamında kendilerini güvende ve ait hissetmemeleri nedeniyle okul dışına itilebiliyor.

“Dolaylı ayrımcılık” mağduru olma riski taşıyan, çalışan çocuklar, kırsal alanda yaşayanlar, kız çocukları, LGBTİ+ bireyler, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları, özel gereksinimi olan çocuklar, Romanlar, yoksul çocuklar ve göçmen çocukların eğitime erişimi ve kaliteli eğitim alması kolay değil.  Devamı…

Korku vücuda faydalı mı?

Cadılar Bayramı korkuyu eğlenceye dönüştüren bir gelenek. Korkunun insanlar üzerinde fiziksel anlamda bir çok etkisi var. Bir korku filmi vücutta olumlu etki yaratabilir ya da hayat boyu tedirginliğe yol açabilir.

Korku filmleri akyuvarlar için faydalı mı?

Görünen o ki, korku filmleri sağlımız için faydalı dahi olabiliyor. Yaşları 20 ile 26 arasında değişen 32 sağlıklı kişiyle yapılan bir deneyde grubun bir odada sessizce oturarak ”Teksas Katliamı” filmini izlemeleri istendi. Filmi izleyenlerin bağışıklık sistemi tarafından vücuda giren mikroplara karşı savaşırken kullanılan akyuvarlarının aktif hale geldiği gözlemlendi. Devamı…

İstismara maruz kalan çocuk hangi psikolojik durumları yaşar?

İstismara maruz kalan çocuklar hangi psikolojik durumları yaşarlar? Çocuklara doğru cinsel eğitim nasıl verilir?

Çocuk istismarı denince herkes rahatsız olur, sinirlenir, birçok kötü duygu yaşar. İnsanlar sosyal medya aracılığıyla öfkelerini yansıtırlar, kampanyalar başlatılır.

Bunlar bizlerin yaşadığı duygulardır. Peki, istismara uğrayan çocuklar ne yaşar? İstismara maruz kalan çocuklar, çok büyük bir korku, fiziksel acı, çaresizlik, güçsüzlük ve eğer hayatta kalırlarsa ölene kadar taşıyacakları büyük bir travma yaşarlar.

Peki, çocuğun anne babası ne hisseder? Dokunmaya öpmeye kıyamadığımız, gözümüzden sakındığımız, masum, canımızdan öte evladımıza dokunuyorlar, onun canını yakıyorlar, onun büyük bir korku yaşamasına neden oluyorlar, belki de hayatını kaybetmesine sebep oluyorlar. Bu duyguyu tarif edebilir misiniz? Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.