Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Tarih öncesi insanlar kendilerini nasıl tedavi ediyordu?

Yazılı tarihten önce, insanların atalarının çok sayıda tıbbi mantar, bitki ve diğer doğal araçlardan faydalandığına inanmak için nedenler mevcut. Doğal ilaçların kullanımı, büyük ihtimalle modern bilim insanlarının bu ilaçların biyokimyasal yapısını anlamalarından çok daha önceye, milyonlarca yıl geriye uzanıyor.

Alexander Fleming’in 1928 yılında penisilini keşfetmesinden uzun zaman önce, insanlar enfeksiyonla mücadele etmek için antibiyotik kullanıyorlardı.

1800’lü yılların sonlarında, Fransız doktor Ernest Duchesne, eyerlerde büyüyen küfü kullanarak yaraları iyileştirilen sağlıklı Arap çocuklarıyla karşılaştı. Devamı…

Prof. Dr. Selçuk Şirin ‘Yetişin Çocuklar’ı ve eğitimi anlattı: Babalar çocuk yetiştirmede yok!

“Biz tüm sorumluluğu anneye yüklüyoruz. Türkiye’de babalar çocuk yetiştirmede yok. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar da mutsuz”

Newyork Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin ile yeni kitabı Yetişin Çocuklar’ı konuştuk.

Okulöncesinden ergenliğe, Türkiye ve dünyada pek çok bilimsel çalışmaya imza atan, ABD Bilimler Akademisi’nin çocuk yetiştirme komisyonunda görev alan Selçuk Şirin, bu kitabın hikâyesini şöyle anlatıyor: “20 yıl önce yazmayı tasarladığım bu kitabı ve notlarımı kendi çocuklarımı yetiştirmeye başlayınca rafa kaldırdım. Devamı…

Bu bir Binali Yıldırım fıkrasıdır: Binali Yıldırım icadı robot

Binali Yıldırım, YSK kararı ile yenilenen İstanbul seçimleri için çalışmaya başlamıştır. Ama önünde büyük bir engel vardır. Rakibi Ekrem İmamoğlu YSK tarafından mağdur edildiği de ortadadır.

İstanbul / Avcılara yaptığı bir ziyarette aynen şöyle der:

-“Sandık başkanı ve üyeleri bakıyor seçmene, diyelim ki AK Parti’nin adayına verecek gibi anladığı seçmene Büyükşehir pusulalarını vermiyorlar” Devamı…

Okumaya hiç vaktimiz yok ama her gün bir roman okuyoruz

‘Yoğunluktan’ veya ‘vakit bulamadığımız’ için hiç kitap okuyamayan bir insana dönüşünce, sadece öğrencilik yıllarımızda veya yaşamımızın bir bölümünde okumuş olduklarımızla yaşamımız boyunca ‘aydın’ bir insan kalamayız

Nietzsche’nin bir besteci arkadaşı, mektuplaşmalarında, düşünürün, 1882’den önce yazdıkları ile sonraki yazıları arasındaki üslup farkına dikkat çeker ve bu radikal üslup değişikliğinin nedeni hakkında bir tahminde bulunur. Nicholas Carr’ın, Alman iletişim uzmanı Friedrich Kittler’den aktardığına göre, arkadaşının tespit ettiği sebebe hak verir Nietzsche. Devamı…

Ağaçların ‘sosyal ağlarının’ haritası çıkartıldı

Araştırmacılar her orman veya korunun altında, ağaçların ve bitkileri birbiyle bağlayan köklerden, mantarlardan bakterilerden oluşan karmaşık bir ağ olduğunu tespit etti.

Yaklaşık 500 milyon yıllık bu ağ internet için kullanılan “world wide web – dünya çapında ağ” terimine atıfla “wood wide web” diye adlandırılıyordu. Devamı…

Günün önerisi: Bir avuç dutun 9 faydası

Hem lezzetli hem de tam bir sağlık deposu olan dut, günde bir avuç tüketildiğinde günlük demir ihtiyacının yüzde 30’unu, günlük lif ihtiyacının ise yüzde 20’sini karşılıyor.

İçeriğindeki C, A ve K vitaminleri, beta karoten, alfa karoten, lif, magnezyum, kalsiyum, potasyum ve yüksek antioksidanlar sayesinde kanserden kalp hastalığına, kansızlıktan enfeksiyona kadar sayısız hastalığa iyi geliyor.Beslenme Danışmanı Dyt. Vildan Çelik, bu konuda detaylı bilgiler verdi. Devamı…

“Hasan Tahsin” aslında kimdi?

Hayatını 15 Mayıs 1919 Yunan işgal kuvvetlerine karşı İzmir’de ilk kurşunu atarak kaybeden ve Osmanlı istihbarat örgütü Teşkilat-ı Mahsus adına Balkanlar’da İngilizler lehine çalışan Buxton kardeşleri takip etme görevi aldığı tarihten şehit edildiği tarih ve bugüne kadar görev kimliğiyle yani Hasan Tahsin olarak bilinen ve anılan Osman Nevres Recep Bey 1888 yılında Selanik’te dünyaya geldi.

Fevziye Mektebinde tanıştığı Cavid Bey’in aracılığıyla İttihat ve Terakki’ye katıldı. Bir süre sonrada bir grup öğrenciyle beraber üniversite eğitimi için Fransa’ya gönderildi. Osman Nevres Sorbonne’da siyaset ve sosyal bilimler bölümüne kaydoldu. Fransa’da bulunduğu yıllarda Paris’in çok renkli ve entelektüel ortamı düşünce yapısını ve dünya görüşünü çok etkiledi. Devamı…

Sizce Antik Mısır’da hamilelik testi nasıl yapılıyordu? Tarihten ilginç bilgiler!

Şimdilerde röntgenle ya da kan testleriyle ortaya çıkan sonuçların eski dönemlerde nasıl öğrenildiğini hiç merak ettiniz mi?

İşte, tarihin tozlu sayfaları arasında yerini koruyan birbirinden ilginç bilgiler..

Antik Mısır’da, hamilelik testi kadınların arpa ve buğday tohumlarının üzerine idrarlarını yapmasıyla oluyordu. Eğer tohum filizlenirse, kadın hamile sayılıyordu. Bilim insanları, bu metodun %70 doğru sonuçlandığını söylüyor.

Dünyanın en uzun tuz mağarası İsrail’de

Bugüne kadar dünyadaki en uzun tuz mağarasının 6400 metre uzunluğuyla İran’daki Namakdan veya diğer adıyla “Üç çıplaklar mağarası” olduğu sanılıyordu. Ancak yapılan son araştırmalara göre en büyük tuz mağarasının İsrail’de Lut Gölü civarındaki Sodom Dağı’nda olduğu anlaşıldı. Malham mağarasının uzunluğu on kilometreyi geçiyor.

Kudüs’te İbrani Üniversitesi tarafından araştırılan mağara, İsrail Mağara Araştırmacıları Kulübü ve Bulgaristan’daki Sofia Speleo Kulübü tarafından yeniden incelendi. Mağaranın kalbi, içinde yüzyıllar boyu heybetli tuz yapılarının büyüdüğü bölümden oluşuyor. Diğer damlataş mağaralarının aksine buradaki sarkıtlar çok daha hızlı büyüyor. “Bir yılda yaklaşık olarak bir metre uzuyorlar” diyor Efrain Cohen. Devamı…

Artan çevre ve hava kirliliği gibi birçok neden astımı tetikliyor

Prof. Dr. Arzu Mirici: Astım korkulacak değil, kontrol altına alınacak bir hastalıktır. Özellikle son yıllarda astım gelişim mekanizmaları daha iyi anlaşıldıkça tedavide yeni ilaçlar geliştirilmiştir.

Akciğer içi hava yollarında daralmaya neden olan ve alevlenmeler ile seyreden kronik bir akciğer hastalığı olan astım, dünyada yaklaşık 300 milyon, ülkemizde ise 3.5 milyon kadar kişiyi etkiliyor. İstanbul’da ise her 5 çocuktan birinin astım hastası olduğu, erişkinlerde görülen astımın ise yüzde 15’inin de mesleksel astım olduğu tahmin ediliyor. Devamı…

Günün önerisi: Karakter Aşınması

Richard Sennett’in(Corrosion of Character) kitabının adıdır.
İnsan değerlerinin kaybolmasını anlatır Prof. Sennett.
Kapitalist sistemin kayıplarındandır “karakter aşınması”.

 Sadece kapitalist sistem değildir etken.
Bilişsel körleşme, insan aklının tutsak edilmesi bu sürüleşmenin mekanizmasıdır.
Özgür akıl ile kör inancın yüzyıllar boyu süren mücadelesidir bu.
Katolik kilisesinin engizisyonu ile aforozu ile Rönesans ve
Aydınlanma’nın mücadelesidir bu.
Mezhep savaşları ile birbirine düşman edilen kitlelerin akıl yoluna dönmelerini mücadelesidir bu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan her yeniliğin karşısına dikilen yobazlıkla mücadelenin tarihidir bu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük önder Atatürk’ün laiklik yoluyla bu yobazlığa son verme mücadelesidir bu. Devamı…

Günün Lak Lakı

YSK Başkanlığına / Ankara

Yaptığımız şeylere göre CHP, İstanbul seçimlerinde şeyin şeyine şey yapmak suretiyle seçimin şeyinin şeyini şaapmıştır.

Elimizde delil şeysi şey olmasa da bir şeyler şeyittikleri şeyettik

Tüm bu şeyler ışığında şeçimin iptalini şeydiyoruz.

İmza Akparti

Günün sorusu: İş yaşamı bizi öldürüyor mu?

ABD’deki Stanford Üniversitesi’nin İşletme Bölümü’nden Profesör Jeffrey Pfeffer, “iş yaşamı insanları öldürüyor” derken mecazi konuşmuyor.

İş dünyasının en önemli düşünürlerinden sayılan Pfeffer, geçen yıl yayımlanan “Maaş (Çeki) için Ölmek” (Dying for a Paycheck) isimli kitabında modern çalışma hayatı ve uzun çalışma saatlerinin iş ve aile yaşamı arasında çatışma yarattığı, ekonomik güvensizliğe neden olduğu ve kişinin fiziksel sağlığını ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini söylüyor. Devamı…

Ölüme yaklaşanlarda, ölüm korkusu yok oluyor

Noth Carolina Üniversitesi psikologları tarafından gerçekleştirilen bir araştırma gerçekten ölüme yaklaşan insanlarda ölümün pozitif bir deneyim olarak algılanmaya başlandığını ortaya koydu.

Kurt Grey ve ekibi, kanser gibi ölümcül hastalıklara yakalananların bloglarını ve Texas’taki idam mahkûmlarının veda mektuplarını incelediler. Grey ve ekibi, tüm metinleri pozitif ve negatif kavramlara göre tarayan algoritmalardan yararlandılar. Devamı…

Obezite beyni de küçültüyor

Yapılan son çalışmaya göre vücut yağlanması, vücudun diğer noktalarında olduğu gibi beynin merkezindeki yapıları da olumsuz etkiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre 700 milyona yakın yetişkin obezite sorunu yaşıyor. Obezitenin yaygınlığı ise 1975’ten günümüze 3 katı artmış durumda. Obezitenin başlı başına bir sağlık sorunu olmasının yanında ölümcül hastalıkları tetikleme gibi de bir riski var. Kanserin bu risklerden biri olduğu zaten biliniyordu. Devamı…

Habitat Derneği’nin raporuna göre gençlerin işi artık daha zor

Gençler arasında umutsuzluk büyüyor. Ekonomik krizin vurduğu gençlerde memnuniyetsizlik oranı yüzde 50’ye ulaştı. İşsiz gençler geleceklerinden umudu keserken iş arayan gençlerde de ciddi artış yaşandı.

Her dört gençten biri yurdışında eğitim görmek isterken başka bir ülkeye yerleşmek isteyenler de arttı. Gençlerin yurtdışı talebinde ilk sırada iş imkânları yer aldı. Devamı…

Şeyh Edebali diyor ki:

Kim makamla övünürse, Firavun’a baksın!
Kim malıyla övünürse, Karun’a baksın!
Kim rütbesiyle övünürse, Heman’a baksın!
Kim soyuyla övünürse, Ebu Lehab’a baksın!
Kim ilmiyle övünürse, Şeytan’a baksın!
Allah bizleri kibirden, benlikten korusun!

Gönüllü kölelik üzerine söylev

Zavallı sefil insanlar, akılsız halklar, başlarına gelen kötülüklere karşı inatla duyarsız kalan, karşılarına çıkan iyilikleri göremeyecek kadar kör uluslar!

Alın terinizin ürünü en değerli zenginliklerinizin göz göre göre elinizden alınmasına, tarlalarınızın yağmalanmasına, evlerinizden ata mirası değerli eşyaların soyulup çalınmasına seyirci kalırsınız! Devamı…

Üniversiteler işte böyle felç edildi

Ülkemizde hala “bilim” gerekli mi ya da gereksiz mi tartışması yapılmaktadır, gerçekten çok hazin ve traji-komik bir anlayışa sokuldu üniversiteler…

Aşırı dogmatik kültürel ve dinsel yapılanma nedeniyle, özgürlüklerin zerresi olmayan tüm İslam ülkelerinde (Türkiye dahil) üretilen “high-Tech” ürünlerinin toplamı, Güney Kore’de üretilenlerin sadece yarısı kadar bile değildir, gerçekten çok acınası durum mevcuttur ülkemiz adına… Buradan açıkça görüldüğü gibi, dogmatizm ve fanatizm bataklığına saplanan Türkiye’de ve tüm İslam ülkelerinde bilimin yerlerde süründüğünün açık göstergesidir. Devamı…

Sisifos Efsanesi

Tanrılar karşısında ölümcül bir insan olarak zaten sınırlı olan gücüne karşın Sisifos (Sysiphos); onlara her seferinde kafa tutmuş, aklı ve ondan kaynaklanan kurnazlığıyla onlara her zaman kök söktürmüştü.

Ölümsüz Homeros da ondan gururla söz eder Odiseus adlı destanında. Korintos kentinin hem kurucusu hem ilk kralıdır Sisifos. O, kurdurduğu iki limanla, kürekli kadırgalardan oluşan gemi filosuyla; Akdeniz coğrafyasındaki bütün zenginliklerin konuşlandığı bir ülkeye dönüştürmüştü krallığını. Devamı…

Reichstag yangını bugünlerde ne anlatır?

Almanya Parlamentosu (Reichstag) 27 Şubat 1933 gecesi yakıldı. Hitler, azınlık hükümetindeydi. 5 Mart 1933 tarihinde genel seçim vardı ve Hitler tek başına iktidar olmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Yangın, Hitler’e sadece tek başına iktidar değil sonsuz da bir güç verdi. Bu yıldönümünde yangını, yangın davasını ve sonrasını çok kısaca özetleyelim.

Berlin’de olay yerinde Hollandalı 24 yaşındaki inşaat işçisi Marinus van der Lubbe yakalandı. Komünist olduğunu söyleyen Marinus, polisin söylediğine göre, kundaklama eylemini tek başına gerçekleştirdiğini anlattı. Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.