Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Eğlenceli sınıflar için 10 strateji

PISA’daki başarısının sırrı merak edilen ve tartışılan Finlandiya’da ‘sınıf’ kavramı da bilinenden oldukça farklı. İskandinavya’nın gelişmiş ekonomisinde öğrenciler rahat masalar, okuma minderleri ve iyi aydınlatılmış sınıflara sahip. Ancak eğlenceli bir sınıf için tüm formül bununla da sınırlı değil.

OECD’nin 3 yılda bir düzenlediği 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarında değerlendirildiği PISA 2015’te bazı puan kayıpları yaşamasına rağmen Finlandiya, hala bir eğitim ütopyası. Devamı…

Kanserden ölen 27 yaşındaki genç kızın ilham veren mektubu

Galler’de yaşayan Holly Butler, henüz 27 yaşındayken ewing sarkomu adı verilen nadir bir kemik kanserine yakalandı. Mücadelesi kısa sürdü… 3 Ocak’ta Facebook’tan ‘hayat dersleri’ başlığıyla bir yazı paylaşan Holly, ertesi gün hayata veda etti. Artık aramızda değil… Ancak arkasında bıraktığı bu ‘hayat dersleri’, sadece ailesi ve arkadaşlarına değil; hepimize ilham verecek türden… Devamı…

UNESCO: Cinsel eğitim müfredatta olmalı

UNESCO, dün yayınladığı rehberde ülkeleri cinsel eğitim konusunda uyardı. Raporda, müfredatlarda yer alması gereken kapsamlı cinsel eğitimin, çocukların geleceği için şart olduğu vurgulandı. Bunun ileriki yaşlarda hastalıklar, istenmeyen gebelik ve cinsel şiddetin önlenmesindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Bu eğitimin yaş ve gelişime uygun, insan hakları odaklı olması gerektiği belirtildi. Devamı…

Bana gerçeği değil, inandığımın doğru olduğunu söyle!

Dünyamızı yakın bir gelecekte çok büyük bir tehlike bekliyor. Bilginin bir öneminin kalmadığı bir süreç dayatılmak isteniyor Doğrunun ne olduğunun gerçeklikle değil de kim neye ne kadar inanıyorsa onunla ölçüldüğü bir süreç. Böyle zamanlarda doğruluk, hakikat, izafi bir kavrama dönüşüyor. Amaç bilgi edinmek olmuyor, öğrenmek olmuyor, amaç inandırmak oluyor ve inandırmak için bilgiye gerek kalmıyor… Devamı…

Dünyanın en iyi yönetilen 6 ülkesi

Hükümete güven, ilerici sosyal politikalar ve etkili adalet sistemi bakımından sürekli liste başı olan altı ülke hangisi?

Bir ülkenin iyi yönetilip yönetilmediğini nasıl ölçeriz? İyi işleyen bir toplum yaratmak amacıyla hükümetler çeşitli politikalar izler. Bu politikaların etkinliğini ölçmek için Dünya Adalet Projesi’nin Hukukun Egemenliği Endeksi, Dünya Bankası’nın Yönetişim Endeksi ile Sosyal Gelişme Endeksi mevcut verileri kullanarak ülkeleri farklı kategorilerdeki performansına göre sıralıyor. Devamı…

Harkness Eğitim Modeli nedir?

Harkness Yöntemi, Edward Stephen Harkness adlı ABD’li bir hayırseverin eğitim alanına yaptığı maddi yardımlarla beraber yaymaya çalıştığı alternatif bir yöntemdir.

Harkness Yöntemi, Harkness Masası ya da Harkness Münazarası olarak da adlandırılır. Bu eğitim sisteminde öğreticinin anlattığı, öğrencilerin dinlediği klasik eğitim modeli anlayışı yerine, interaktif ve alternatif bir eğitim modeli olan oval masa etrafına tartışma yöntemi kullanılır. Devamı…

İnatçı çocuk ile baş etmenin 10 temel yolu

Çocuğunuz sözünüzü dinlemiyor, kendi bildiğini okuyor, iletişim kurmuyor ve tepkisel davranıyorsa bu önerilere mutlaka dikkat edin.

Çocuk ergenliği de denilen ‘İnat Dönemi’ 2-4 yaş aralığında görülen genellikle çocukların ısrarcı bir tutum izlediği, kendi bildiğini okuduğu, iletişim kurmakta güçlük çektiği ve istediği şeyi elde etmek için sürekli ağlama nöbetleri geçirdiği bir dönemdir. Devamı…

Uygulanabilir Bir Eğitim Sistemimiz Var mı?

Ortaya çıkan yeni değerler, üretim ilişkileri, teknolojik gelişmeler, bilgiye ulaşım yolları değiştiğinde eğitim müfredatını yeniden düzenlemek zorunlu hale geliyor. Şu anda ilkokul ya da ortaokula giden öğrenciler için 15-20 yıl sonrası planlanarak eğitim yöntem ve programlarını yeniden düzenlenmelidir.

Biz, eğitim programlarımızı yenileyeceğiz diye ortaya çıkanlar ise yüzlerce yıl öncesinin insan tipini örnek almaya çalışıyorlar. İroni ötesi bir şey… Bilimi ve bilimsel toplumu yadsıyarak dünya devleti hayali kurmak nasıl bir şey? Devamı…

Atilla İlhan’a Sormuşlar

Türkiye’de bağnazlık hep sağa yakıştırılır. Fakat solda da bir bağnazlık yok mu?

Bunun sebebi, bizdeki aydınların bilinç aydını değil, inanç aydını olmasıdır… İnanç aydını naklidir, inandığını söyler, kitapta böyle yazıyor der ve ona inanır… Bilinç aydını ise düşündüğünü söyler… Bizim solcu aydınlarımız da liberallerimiz de bundan kurtulamamış, yani inanç aydını olmuşlardır. “Marx der ki” ile “Adam Smith der ki” arasında bir fark yoktur. Devamı…

Ar-ge nedir, nasıl yapılır, yapan nasıl bir insandır? / Ali Akurgal

Eğer, bulunduğumuz teknolojik noktadan ileri gideceksek, eğer gönencimiz artacak ve şu takılıp kaldığımız 10.000$ kişi başı GSYİH rakamını aşacaksak, bu yerli teknolojilerimiz sayesinde olacak. Bunu da argecilerimiz yaratacak. Bu nedenle, dilimize bir kısaltmanın yazılışı olan Ar-Ge’yi artık sözcük olarak almanın zamanı geldi: “ar-ge” kısaltmasını diğer sözcüklerle eş şekilde yazıyorum. Yazım hatası sanılmasın. Devamı…

Sanayi 1.0’ı kaçırdık, Sanayi 4.0’ı kaçırmayalım / Edip Emil Öymen

Dördüncüyü de kaçırmayalım derken, “gerçek” tarihi bilmek gerek. Geriye dönüp bakarsak, çok şey görürüz. Kitaplar, ciltler, tezler, makaleler dolusu. Sadece birkaç örnek:

Osmanlı’da ilk banka, padişahın izniyle 1847’de iki Galata bankeri Jacques Alléon ve  Manolaki Baltazzi tarafından Bank-ı Dersaadet-İstanbul Bankası (Banque de Constantinople) adıyla kuruldu. (Daha önce izinsiz kurulan bir banka kapatılmıştı). Taa Mediciler’den bu yana bankacılığı saymazsak, başlangıç olarak ilk kez kağıt para basan (1695) İngiltere Merkez Bankası’ndan 152 yıl sonra… Osmanlı Merkez Bankası “gibi” çalışan Bank-ı Osmanî-i Şahane ise İngiliz sermayesiyle 1863’te kuruldu. Sonra Fransızlar eklendi. Osmanlı’nın merkez bankası yabancıların yönetimindeydi. Devamı…

Çanlar, ziller ve düdükler kimler için çalıyor? / Prof. Dr. Bozkurt Güvenç

Kent kültürü tarihçilerinden Oscar Lewis, Sanayi Devrimi’nin, matbaadan sonra ve buhar makinesinden önce, şehirlerdeki saat kuleleriyle başladığını savunur. Tabii bunlardan önce de müminleri toplu duaya çağıran kiliselerin çanları, minarelerden yayılan Ezan sesleri vardı.

Saat kulesi, günlük çalışma hayatını, her şeyin var olduğu zaman ve mekân kavramlarımızı değiştirdi. Bilim öncüsü fizikçi Newton’un zaman ve mekân ayırımı, uzay fizikçisi Einstein’da zamanmekan oldu. Bu devrimsel dönüşümün günlük hayatımızdaki sonuçlarını yorumlamaya çalışıyorum. Devamı…