Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Yaşamın kodlarını okumak -1 / Doç. Dr. Şafak Nakajima

Yaşamı ve insanlığa katkısıyla beni büyüleyen bilim insanları arasında, Charles Darwin birinci sıradadır.

Ülkemizde pek çok konu gibi, hiçbir şey bilmeyen kişilerce mahallevari üslupla ‘’tartışılan’’ Charles Darwin kimdir; evrim teorisi nedir; biliyor muyuz gerçekten?

Bu yazı dizisinde, biyolojik bilimlere hâkim olmayan okurlarımın da anlayabileceği bir dille, bu konuları sizlerle paylaşacağım.

Kolay iş değil; dilerim başarabilirim! Devamı…

Bir eğitimci olarak diyorum ki: Türkçe’yi tam bilmek

Türkçe’ye tam egemen olamayan kişileri kesinlikle öğretmen olarak ataması yapılmamalı. Dil bir ulusun şerefidir, geleceğidir. Herşeyi aktardığı araçtır. Dil olmazsa kültür olmaz. Kültür olmazsa kimlik, kimlik olmazsa haysiyet, şeref olmaz. Bugün Türkçe öğretmeyi bırakıp “Osmanlıca” öğretmeye kalkmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Osmanılca diye bir dil yoktur. Osmanlı Dönemi Türkçesi vardır. O da Arapça, Frasça, Fransızca yoluyla bozulmuştur.

Türkçe öğretmeden İngilizce öğretmeye kalkan anne/babalar, öğretmenler ve eğitim sistemi ne yaptığının farkında değildir. Adeta sömürge anlayışı içerisinde davranamaktadırlar. İngilizce eğitimle, İngilizce öğretmeyi karıştırıyoruz.

Muhsin YAZICI

Günün öyküsü: Çıkar uğruna dini inkar etmek

Küçük kasabanın birinde bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler. Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş. Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler. Devamı…

İnsanlığı tehdit eden obezitenin nedenleri

Obeziteye neden olan etmenler tam olarak açıklanamamakla birlikte aşırı ve yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri olarak kabul edilmektedir. Bu faktörlerin yanısıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktör birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna neden olmaktadır. Devamı…

Myanmar’daki katliamla ne kadar ilgiliyiz?

Yıllardır Myanmar’daki Müslümanlara Budist inancına bağlı hükumet ve din adamlarının baskı ve zulümlerini duyduk. Son üç beş aydır katliam düzeyine çıkan haberler daha sık gelmeye başladı.

04.09.2017 tarihi itibarı ile bölgeden haber geçen bir Türk gazetecisi ve yayın grubu var mı?

Yine o çok kızdıkları ve İslam düşmanı ilan ettikleri batı kadar ilgileniyor muyuz? Devamı…

Milyonerler Türkiye’yi terk ediyor. Neden?

Mal varlığı 1 milyon doların üzerinde olan ve yüksek gelirli olarak adlandırılan milyonerler kulübünden, 2016 yılında 82 bin kişi başka ülkelere taşındı. Global Health Review raporuna göre taşınma kararında ülkelerin politik ve ekonomik durumlarının etkili olduğu belirtilirken, en fazla göçü Fransa verdi. En yüksek artışı ise Türkiye kaydetti. Devamı…

Günün Lak Lakı

Türkiye Kuzey Kore’nin hidrojen bombası denemesini kınamış!!!
“Denemelerin devam etmesi halinde ‘organik hoşafımızı’ kullanmaktan çekinmeyeceğimiz bilinmelidir denildi..!”
Kuzey Kore hükümeti şuan Türkiye’nin elindeki organik hoşafın ne olduğunu ve gücünü araştırıyor …

Muhsin YAZICI

Türkiye’de tasarruf oranı yüzde 14

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ‘Tüketici İsrafın Boyutlarının İncelenmesi’ araştırması yaptı. Sonuçlar çarpıcı; Tasarruf yapma oranı yüzde 14, akıllı telefon kullanımı yüzde 84…

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ‘Tüketici İsrafın Boyutlarının İncelenmesi’ araştırması için 7 bölgeden 26 kent merkezinde, 18-69 yaş arası bin 650 kişiye yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Devamı…

Emin Özdemir, Türkçeye adanmış bir yaşam: Göğüne sığmayan bulut

Her gün kullandığımız bazı sözcüklerin, örneğin “seçenek”in mucidi olduğunu öğrendiğimizde de çok etkilenmiştik. Dile yerleşmekten daha büyük bir ölümsüzlük olabilir mi? Adı gibi kendinden emin üslubuyla ama fazla da üzerinde durmadan bahsederdi böyle şeylerden. Cumhuriyet’in ilk kuşaklarının kaybolmuş nezaketi ve içselleştirilmiş tevazusunun temsilcisiydi Emin Özdemir.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne adım attığımız günlerde, adını ilk duyduğumuz hocalardan biriydi Emin Özdemir. Bunun uyandırdığı merakla girdik ilk derslerine. Devamı…

Sorular… Sorular…

Bomba yapan bay bilgin, hiç oyuncak yaptın mı?

Savaş isteyen bay bilgin, çocuklar ölmesin diye barış istedin mi hiç?

Savaşı savunan bay bilgin, savaş yerine ‘barış’ diyen akademisyenleri kovmak doğru mu?

Çocuklar ölmesin, şeker yiyebilsinler diyen şairler vatan haini iken, savaş isteyip çoluk çocuk öldüren sizler vatansever misiniz?

Muhsin YAZICI

Fesli Kadir iyice saçmaladı

“‘Fesli Kadir’, yine dikkat çekmeyi başardı.

Son mesajı şu:

‘Vasiyetimdir: Mustafa Kemal’e zerre muhabbeti olan cenazeme gelmesin.’

Mustafa Kemal’e zerre muhabbeti olanı cenazesinde istemeyecek derecede Mustafa Kemal’den nefret eden birinin, Mustafa Kemal’in kurtardığı topraklara gömülmeyi de içine sindirememesi lazım. Devamı…

Günün sorusu: Türkiye’de ileri teknoloji alt yapısı oluştu mu?

Aslında ülkeleri sıçratacak, mucizevi yollar bellidir. Almanya, Japonya, Tayvan, G.Kore, Singapur hatta Çin ekonomisini bilimsel araştırmaya dayalı ileri teknoloji ürünlerinin üretimindeki artışlar sıçratmıştır.

Geç sanayileşen Alman ve Kore modelleri bize örnek olabilir.

Sanayileşmeye bağıl olarak sömürgeci Avrupa devletlerinden geç başlayan Almanya ise ayrı bir yol izleyerek araştırma ve bilgiye dayalı teknolojik üretime yöneldi. Meşhur Alman ekonomist Friedrich List, “Almanlar önce Britanya ve Fransa gibi sanayi devlerinin seviyesine gelinceye kadar devlet koruması altında olmalı” dedi. Devamı…

Prof. Ortaylı: Mübadeleyi Yunanistan istedi, Türkiye kabul etmek zorunda kaldı

Modern Balkan ülkelerinin, bazı tarihi gerçekleri reddetmek gibi ciddi bir arızası var

Tarihçi ve yazar İlber Ortaylı,Şu bir gerçektir. 1924 mübadelesi Venizelos tarafından getirildi” dedi. “Türkiye’de moda bir saldırı başladı; ‘Cumhuriyetçiler etnik temizlik yapmak için mübadeleyi ortaya çıkardılar’ deniyor. Bir kere mübadele iki taraflı bir anlaşmadır. Tek taraflı olmaz” diyen Ortaylı, “Nitekim Venizelos, giriştiği büyük macerada acı gerçeği görünce bu sefer doğruya döndü ve elindeki mevcut Yunanistan’ı kalabalıklaştırmak için Anadolu’daki Helen nüfusu istedi. Büyük devletleri de buna ikna etti ve Türkiye de bunu kabul etmek zorunda kaldı” ifadesini kullandı. Devamı…

Bayram, kıyma makinesi ve derin dondurucu

Gazetede bir haber: “Kurban Bayramı öncesinde derin dondurucu ve kıyma makinesi satışları arttı. Geçen yılın aynı dönemine oranla derin dondurucu satışı 3, kıyma makinesi satışı ise 2 katına çıktı…”

Bu habere bakarak diyoruz ki:

“Kurban bayramı yoksullarla dayanışma olmaktan çıkmış, kurban edilen hayvanın etinin kesen/kestirenler tarafından ya hiç paylaşmadan ya da çok az paylaşarak tüketilmesine dönüştürülmüş durumda. Bu boyutuyla kurban kavramını yeniden düşünmek ve sorgulamak gerekiyor…”

Cep onlara yetiyor

İstanbul ’da farklı yaş gruplarından oluşan 400 kişiyi kapsayan araştırmaya göre, özellikle Z kuşağı olarak kabul edilen 14-17 yaş arasındaki gençler geleneksel medya araçlarını terk etme eğiliminde. Cep telefonları ile yaşayan genç kuşak artık TV’ye de ilgi göstermiyor.

Geleneksel kitle iletişim araçlarından gazete, radyo ve televizyon, son yıllarda yaygınlaşan bilgisayar ve mobil teknolojiler karşısında kullanım alanını günden güne kaybediyor. Devamı…

Karma eğitim başarı getiriyor

Türkiye’deki eğitim sistemi, kız ve erkekleri her alanda ayırmaya çalışıyor. Oysa tek cinsiyetli eğitim başarıyı düşürüyor.

Cinsiyet açısından yapılan her ayrıştırma hem sınav hem akademik başarıyı düşürüyor. Karma eğitim gören öğrencilerin kazanımlarının akademik olarak tek cinsiyetli eğitime göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Devamı…

Şükrü Erbaş diyor ki;

Yönetimi şiddet, adaleti korku, barışı hapishane olan kutsal kalabalık. Kendi çıplaklığını görmeyecek kadar üniformalısın.

Senden başka dünya olduğu fikri küçük düşürüyor seni. İnsan sevgisini, eşitlik duygusunu ancak musalla taşında yaşıyorsun; o da bir başka korkunun bir dualık kurnazlığıyla.

Yok ettiğin kültürler seni de alıp götürecek ama bunu ancak çocukların görecek. Korkunun uykusu daha büyük bir korkuya uyanır. Tek hücreli bir hayat getirdi seni buraya. Başka bir hayata değer katmak senden çok uzak bir erdem.

Genetik yapımız ve vahşet / Prof. Dr. Bozkurt Güvenç

Yazımın başlığı, Doğan Kubanın bir denemesini hatırlatıyor olabilir. Onun “Antropolojik-Biyolojik Aydınlanma”  yorumuna katılıyorum da, bir sorum var: Vahşet, genetik yapımızda mı yoksa geleneksel kültür yapımızda mı?

Marvin Harris‘in Our Kind (insan türü) ve Maurice Masterlink‘in Arıların Yaşamı  kitaplarını okumadım. Bir insanbilim öğrencisi olarak, Harris’in Antropoloji Kuramının Gelişmesi (1968 ve 2001 güncellemesi) ile Kültür, İnsan ve Doğa: Genel Antropolojiye Giriş (1971) sık sık başvurduğum kaynaklardır. Devamı…

Hava kirliliği beyin kanaması riskini yükseltiyor

Dünya genelinde yılda yaklaşık 15 milyon insan beyin kanaması geçiriyor. Zamansız ölüm ya da bedensel veya zihinsel bozulma yüzünden kaybolan yaşam yılları araştırıldı. İnsanlar hava kirliliğine maruz kalmasalardı, beyin kanaması vakaları %29,2 oranında önlenebilirdi diyor araştırmacılar. Yalnızca ince toza bağlı hava kirliliği değil yemek pişirmede özellikle de kömür gibi katı yakıtların kullanılması da ele alınmış. Bu yüzden de Sahra’nın güneyinde kalan Afrika ülkelerinde ve Güneydoğu Asya’da veriler çok yüksek. Devamı…

Artvin fıkrası: Ha bu Karadeniz

Savşat’ın Süles Köyünden bir çoban, sürüsünü satmak için Batum’a gider. Sürüyü satıp köyüne dönünce köyden hiç ayrılmamış bir arkadaşına gördüklerini aanlatmaya başlar.

-“Batum yemyeşil bir ova içinde, deniz kenarında, büyük pencereli çok katlı binalar” gördüğünü anlatır.

Biraz daha anlatmasını ister köylü… Devamı…

Nobel kazananlar dünyanın sonunun nasıl geleceğini söyledi

Bugüne kadar Nobel Ödülü’nü kazananlarla yapılan bir anket çalışması dünyanın önde gelen zihinlerinin dünyanın sonu için nasıl bir senaryo kurguladığını gözler önüne serdi. Verilen sorulara yanıt olarak 50 Nobel ödüllü isim nüfus patlaması ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu duyurdu.

Times Higher Education tarafından yapılan araştırmada kimya, fizik, psikoloji, tıp ve ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanan 50 kişiye dünyanın sonu hakkında düşünceleri soruldu. Devamı…