Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Eğitimde kalite düzeyi

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat tanıtım yazısında aynen şöyle yazıyor: “Günümüz eğitim anlayışı öğrencinin bilgi düzeyinin arttırılmasından ve değerlendirilmesinden ziyade bilginin birey için anlamlı ve yaşantısal hâle getirilmesi esasına odaklanmaktadır.” Ortaokulları ve liseleri sadece bir üst eğitim kurumuna hazırlıyan ve test çözen sistemden kurtarmadan bu yazdığını nasıl çözecek(?) sorusunun yanıtı yok… Devamı…

Orta yaşlılara günün önerisi: 10 dakika hızlı yürüyün

İngiltere Kamu Sağlığı Ajansı, sağlıklarını korumak için orta yaşlılara hızlı yürümeyi tavsiye etti.

Uzmanlar, 40 yaşın ardından insanların aktivitelerinin azaldığını ve bunun sağlığa zarar verdiğini açıkladı.

Buna çözüm olarak 40-60 yaş arası insanları hızlı yürüyüşler yapmaya davet eden uzmanlar, her gün yalnızca 10 dakika hızlı yürümenin erken ölüm riskini yüzde 15 azalttığını belirtti. Devamı…

Japonya Eğitim Eşitliğinde Örnek Ülke Olabilir

Pek çok ülkede, öğrencilerin ekonomik durumları aldıkları eğitimin kalitesini de belirliyor. Daha varlıklı öğrenciler çok iyi olanaklara sahip okullara giderken, daha yoksul öğrencilerin yaşadığı bölgelerde öğrenciler genellikle daha az olanağa sahip oluyorlar, eski ders kitaplarını kullanıyorlar ya da daha az rehberlik hizmeti alıyorlar.

Japonya’da durum böyle değil. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’ye göre, zengin 35 ülke içinde Japonya varlıklı ve yoksul öğrencilere eşit eğitim olanağı sağlayan ülkeler arasında en üst sıralarda yer alıyor. OECD, Japonya’da öğrenci performansında sosyoekonomik koşullara bağlı değişkenliğin, OECD ülkelerinde ortalama %14 olduğunu, Japonya’da ise sadece %9 civarında olduğunu açıkladı.   Devamı…

Günün sorusu: Çocukları övmek iyi midir, kötü mü?

Çocuğunuz bir resim yapıp size gösteriyor. Aslında çok daha iyilerini görmüştünüz; ama nasıl bir tepki göstereceğinizi bekliyor. Ne dersiniz ona? “Muhteşem. Gördüğüm en iyi resim. Mükemmel.” Çocuğunuz mutluluktan uçacak, siz de resmi herkesin göreceği bir yere asacaksınız.

Peki bunlar söylenecek en doğru şeyler midir? Herkesin övgüden hoşlandığını varsayıp güzel sözlerle daha iyisini yapmaya teşvik edeceğimizi düşünürüz. Fakat verilere baktığımızda dengenin ince bir çizgide görüyoruz. Her şey övgüyü nasıl ifade ettiğinize bağlı. Devamı…

Önce insan sonra…

Sol düşünce ve hareket, ırkçılığın her türüne, İslam ve Müslüman karşıtlığından istim alanı da dâhil olmak üzere karşıdır.
Çünkü Sol, Müslümana Müslüman olmaktan önce insan olarak bakar.
Ama siz, insana, insan olmaktan önce Müslüman olarak, alnı secde görüyor mu(?) görmüyor mu(?) diye sorarak bakartınız! Devamı…

Gençler kaçıyor

Ülkenin en parlak gençleri yurtdışına gitmenin yollarını arıyor. Yabancı liselerin mezunlarının yaklaşık yarısı yurtdışındaki üniversitelere başvurdu.

Eğitim için yurtdışına gitmek isteyen gençlerin oranı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 30 oranında arttı. Aileler çocuklarını lise düzeyinde yurtdışına yollamak için seçenek arıyor. ABD geçen yıllara göre daha az talep görürken, Kanada ve Almanya üniversite öğrenimi için en çok istenen ülkeler. Devamı…

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu diyor ki;

Değişim; farkına varmakla başlar.

İlk adım o.

Benim insanımın niyeti kötü değil. Bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor.

İnsan öyle bir yaratık ki, farkına vardıktan ve kendine hedef koyduktan sonra kendini yeniden inşa edebilir. Önemli olan güçlünün haklı olduğu değil, haklı olanın güçlü olduğu bir toplum inşa etmektir.

Böyle bir toplum inşa edebilecek gücümüz olduğuna inanıyorum. O zaman şiddet de mekânı terk edecektir.

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu diyor ki;

Sorun aslında birey olamamaktan başlıyor. Kendine özgü sosyolojik, tarihsel nedenlerden ötürü bizim kültürümüzde bireyin önemi yok. Bizim kültürümüzde “Sen kimsin” diye sorduklarında “Sen kimlerdensin” demek isterler. “Nerelisin, ne iş yaparsın” demek isterler. Bireyin düşünce ve duyguları önemli değildir. Mevki, makam, güç sahibi insanların düşünce ve duyguları önemlidir.

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu: Korku kültürü değişmeli

Şiddet her yerde; otobüste, parkta, okulda, evde, sokakta… Her birimiz başka bir şeyden korkar olduk. Kimimiz sokakta rahat dolaşamıyor. Kimimiz etek boyundan korkuyor, kimimiz bir kavganın orta yerinde kalıp bıçaklanmaktan… Bunu en çok hissedenler de kadınlar ve çocuklar… Peki neden, nasıl bu hale geldik, nereye gidiyoruz? Psikolog Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’na göre korku kültürü şiddeti üretiyor. Devamı…

Sıra dışı çalışanların farkını ortaya çıkaran 10 özellik

Günümüzde artık her alanda olduğu gibi iş hayatında da aranılan kişinin özellikleri değişim gösteriyor. Liderler tarafından sıra dışı bir çalışan olarak görülmek istiyorsanız artık iş hayatındaki deneyiminiz, performansınız gibi özellikler kesinlikle yeterli değil. 500 kişi üzerinde yapılan uluslararası bir araştırmaya göre liderlerin %78’i artık çalışanlarının kişiliğine göre sıra dışı olup olmadığına karar veriyor. Bu noktada sıra dışılığı kişinin IQ’sundan ayırmak önemli. Devamı…

Cipolla’nın aptalları / Doğan Kuban

Carlo Cipolla ünlü bir İtalyan ekonomi tarihçisidir. Avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. Aynı döneme ilişkin başka önemli yapıtları arasında, sömürülenler, cahiller ve aptallar bağlamında duyarlı olan bu entelektüel ve zeki yazarın “fatihler, korsanlar, tüccarlar”  üzerine de çok güzel bir kitabı var.

1988’de yayınlanan Allegro ma non troppo” (Hızlıca, ama fazla hızlı değil) adlı küçük kitabının ikinci bölümünde aptallığın yasalarını anlatır. Bu küçük yapıt klinik araştırmaların sonuçları ve yazarın tarihi araştırmalarına dayanan ilginç bir toplumsal analizdir. Devamı…