Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Karma eğitim başarı getiriyor

Türkiye’deki eğitim sistemi, kız ve erkekleri her alanda ayırmaya çalışıyor. Oysa tek cinsiyetli eğitim başarıyı düşürüyor.

Cinsiyet açısından yapılan her ayrıştırma hem sınav hem akademik başarıyı düşürüyor. Karma eğitim gören öğrencilerin kazanımlarının akademik olarak tek cinsiyetli eğitime göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Devamı…

Şükrü Erbaş diyor ki;

Yönetimi şiddet, adaleti korku, barışı hapishane olan kutsal kalabalık. Kendi çıplaklığını görmeyecek kadar üniformalısın.

Senden başka dünya olduğu fikri küçük düşürüyor seni. İnsan sevgisini, eşitlik duygusunu ancak musalla taşında yaşıyorsun; o da bir başka korkunun bir dualık kurnazlığıyla.

Yok ettiğin kültürler seni de alıp götürecek ama bunu ancak çocukların görecek. Korkunun uykusu daha büyük bir korkuya uyanır. Tek hücreli bir hayat getirdi seni buraya. Başka bir hayata değer katmak senden çok uzak bir erdem.

Genetik yapımız ve vahşet / Prof. Dr. Bozkurt Güvenç

Yazımın başlığı, Doğan Kubanın bir denemesini hatırlatıyor olabilir. Onun “Antropolojik-Biyolojik Aydınlanma”  yorumuna katılıyorum da, bir sorum var: Vahşet, genetik yapımızda mı yoksa geleneksel kültür yapımızda mı?

Marvin Harris‘in Our Kind (insan türü) ve Maurice Masterlink‘in Arıların Yaşamı  kitaplarını okumadım. Bir insanbilim öğrencisi olarak, Harris’in Antropoloji Kuramının Gelişmesi (1968 ve 2001 güncellemesi) ile Kültür, İnsan ve Doğa: Genel Antropolojiye Giriş (1971) sık sık başvurduğum kaynaklardır. Devamı…

Hava kirliliği beyin kanaması riskini yükseltiyor

Dünya genelinde yılda yaklaşık 15 milyon insan beyin kanaması geçiriyor. Zamansız ölüm ya da bedensel veya zihinsel bozulma yüzünden kaybolan yaşam yılları araştırıldı. İnsanlar hava kirliliğine maruz kalmasalardı, beyin kanaması vakaları %29,2 oranında önlenebilirdi diyor araştırmacılar. Yalnızca ince toza bağlı hava kirliliği değil yemek pişirmede özellikle de kömür gibi katı yakıtların kullanılması da ele alınmış. Bu yüzden de Sahra’nın güneyinde kalan Afrika ülkelerinde ve Güneydoğu Asya’da veriler çok yüksek. Devamı…

Artvin fıkrası: Ha bu Karadeniz

Savşat’ın Süles Köyünden bir çoban, sürüsünü satmak için Batum’a gider. Sürüyü satıp köyüne dönünce köyden hiç ayrılmamış bir arkadaşına gördüklerini aanlatmaya başlar.

-“Batum yemyeşil bir ova içinde, deniz kenarında, büyük pencereli çok katlı binalar” gördüğünü anlatır.

Biraz daha anlatmasını ister köylü… Devamı…

Nobel kazananlar dünyanın sonunun nasıl geleceğini söyledi

Bugüne kadar Nobel Ödülü’nü kazananlarla yapılan bir anket çalışması dünyanın önde gelen zihinlerinin dünyanın sonu için nasıl bir senaryo kurguladığını gözler önüne serdi. Verilen sorulara yanıt olarak 50 Nobel ödüllü isim nüfus patlaması ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu duyurdu.

Times Higher Education tarafından yapılan araştırmada kimya, fizik, psikoloji, tıp ve ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanan 50 kişiye dünyanın sonu hakkında düşünceleri soruldu. Devamı…

Prof. Dr. İbrahim Ortaş diyor ki;

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, çok önemli bir konuya dikkat çekiyor: “Türkiye’deki kaynak kitap sayısı, dünya ile kıyaslanmayacak düzeyde yetersizdir.

Dünyanın en büyük kütüphanesi olan Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde yaklaşık 30 milyon cilt kitap, Harvard Üniversitesi’nde yaklaşık 16.3 milyon civarında kitap bulunuyor. Türkiye’deki 186 üniversitede son rakamlara göre yaklaşık 15.3 milyon kitap bulunuyor. Devamı…

Bizden hatırlatması: 500 sözcük dağarcığında çocuk eğitmek

Türkçe’nin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun farkında mısınız? Çok köklü ve zengin bir içeriğe sahip Türk dilinin korunmasında herkese önemli görevler düşüyor.

İlköğretim çağındaki çocukların öğrendiği kelime sayısının 500’ü geçmiyor. Eğiticilerin sözcük dağarcığınında ne kadar olduğunu merak ediyorum.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde çocuklar 2 bin 500 kelime ile yetişirken, bizim ülkemizde bu durum hiç de iç açıcı bir seviyede değil. 500 kelime hazinesi olan çocukla, 2 bin 500 kelime hazinesi olan çocuk arasında çok büyük farklar vardır.

Çocuklarla Bağırarak Konuşmak

Yaşlara göre çocukların bağıran anne-babalarından etkilenme durumu nedir?

Çocukların yaşı ne olursa olsun, anne baba çocukla iletişim içindeyken sürekli bağırıyorsa çocuğun duygu durumu olumsuz yönde etkilenecektir. Çocuk hayata gözlerini açtığı andan itibaren çok savunmasızdır ve özellikle ilk 1 yılda annesine veya bakım veren kişiye adeta muhtaç haldedir. Devamı…

Günün öyküsü: Çizgiyi Kısaltmak

Öğretmen sınıftaki zeki ama aynı zamanda kıskanç öğrenciye sordu:

-“Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?”

Öğrenci:

-“Çünkü, onların beni geçmelerini istemiyorum. En iyi ben olmalıyım!” dedi.

Öğretmen masasından kalkıp, eline bir parça tebeşir aldı ve tahtaya bir çizgi çekti. Öğrencinin yüzüne bakıp:

-“Bu çizgiyi nasıl kısaltırsın?” diye sordu. Devamı…

Günün fıkrası: Konu Ne?

Adamın biri karısından boşanmak üzere avukatın yolunu tutar:

-“Efendim artık dayanamıyorum (mecazi anlamda), lütfen ayrılmak için ne gerekiyorsa yapın artık…”

-“Sorun nedir? Eşiniz nasıl birisi, anlatın biraz.”

-“Efendim kendisi çok güzel birisi, evde herşey mükemmel, ne istersem yerine geliyor (her anlamda), fakat aşırı derecede konuşma takıntısı var, vırvır da vırvır, dırdır da dırdır.”

-“Peki konu ne?”

-“İşte onu hiç söylemiyor!

Kısa bir ileti var

30 Ağustos Türk Ulusunu Anadolu’dan atıp “Asya’nın bozkırlarına yeniden göndermek.” isteyen işgal kuvvetlerinin, Anadolu bozkırına gömüldüğü günün adıdır.

Şimdi emperyalizm intikamını almak için, vekaletini verdiği gerici / bölücü odaklarla Türk Ulusuna yeniden savaş açmış durumda.

Düşman aynı…

Yöntemleri benzer… Devamı…

Tarih bilinci olmayınca, atma tutma başlıyor

30 Ağustos 1922 Zaferi ile 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferini dengelemeye kalkmak asla doğru değildir. Her ikisinin yeri, anlamı, tarih içindeki ağırlığı farklıdır. Birini diğerinin yerine ikame etmeye kalkanlar neye hizmet ediyorlar anlamadım. 1176 tarihinde yapılan Miryokefalon Savaşı’nı nereye koyacağız. Hangi Savaşla kıyaslayacağız. Mohaç Meydan Muharebesini eşdeğerini nasıl bulacağız? Tarihte her olayın kendisine göre siyasal, ekonomik, toplumsal, sosyolojik bir alanı vardır. Ben şu savaşı şu savaşla kıyaslıyorum demek tarihsel bilinçten bi haber olmak demektir.

Muhsin YAZICI  / 30.08.2017

“207 bin kişilik ordu, 30 Ağustos’a nasıl hazırlandı; bunca silah, top, mühimmat nasıl temin edildi?”

Hürriyet yazarı Taha Akyol, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türkiye ordusunun Büyük Taarruz’a nasıl hazırlandığını anlattı. Hizmet sınıfları dahil 207 bin kişilik bir orduyla savaşa hazırlanıldığını kaydeden Akyol, “9 Eylül’de İzmir’e girinceye kadar yiyeceği peksimet, içeceği su, ayağındaki çarık, elindeki silah ve mermi, yaralandığında sağlık ekipleri her an hazır bulundurulmadan Büyük Zafer nasıl kazanılabilirdi? Planlamayı ve organizasyonu Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet Paşalar birlikte yaptı” diye yazdı. Devamı…

Başarmak için kararlı olmak gerekir

“İşittim ki bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Milli Meclise davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu kutsal davaya inanmış bir insan sıfatıyla buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağı’na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

30 Ağustos : Bir Ulusun Küllerinden Doğuşu

“…İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, delalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler. Devamı…

Laiklik ilkesinin önemi acil ihtiyaç haline gelmiştir

Din ve inanç, çeşitlenir.

Bir din ya da inanç, kendi içinde de çeşitlenir; mezhepler, cemaatler, tarikatler vs. olarak…

Farklı din, mezhep, tarikat ya da cemaatin olduğu yerde inanç, düşünce özgürlüğü ve yaşam biçimine saygı nasıl sağlanacak? Birilerinin lütfüne mi bağlı olacak? Ve işte laiklik ilkesi bu durumda ortaya çıkmış ve modern dünyanın temel taşı olmuştur.

Laiklik yoksa inançlara devlet eşit davranabilecek mi? Devamı…

Matematik tarihinde 3700 yıllık sır

3700 yıllık kil tabletler bulundu. Babillere ait tabletin antik çağ mimarlarınca tapınaklar, saraylar ve kanalların inşasında kullanıldığını gösterdi.

3700 yıllık bir kil tablet, Babillilerin, trigonometriyi Yunanlılardan 1500 yıl önce geliştirdiklerini ve bugünkü hesaplamamızı değiştirebilecek gelişmiş bir matematik yöntemi kullandıklarını kanıtladı. Devamı…

43 yıl sonra gelen adalet: Şilili teğmen, Victor Jara’yı öldürmekten suçlu bulundu

ABD’de Florida’da iki haftadır süren ve eski Şili ordusu görevlisi Pedro Pablo Barrientos Nuñez’in yargılandığı dava sonuçlandı. Pinochet rejimi tarafından katledilen devrimci sanatçı Victor Jara hakkında açılan davada jüri cinayetten yargılanan Barrientos’u suçlu buldu ve Jara’nın ailesine 28 milyon dolar (yaklaşık 81 milyon lira) tazminat ödenmesine karar verdi. Devamı…

Saygı ve minnetle anıyorum

 

30 Ağustos Zaferi, Bağımsızlığımızın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açmıştır. Bize bu topraklarda bağımsız olarak özgürce yaşamamız için yokluk ve yosulluk içinde mücadelere verenlere şükranlarımı sunuyor, saygıyla anıyorum.

Düzenli kitap okumanın faydaları nelerdir?

Kendimize sürekli yeni sözler verip tutamamamız çok normal. Merak etmeyin, hepimiz spora istediğimiz kadar gidemeyip, şekeri istediğimiz kadar azaltamıyoruz.

Düzenli kitap okuyarak, kendimiz için çok daha büyük şeyler öğrenebiliriz.

Öğrendiğimiz bu şeyler öz disiplinimizi geliştirirken gün geçtikçe spor yapmaya, şekeri az tüketmeye, erken kalkmaya, daha az stresli olmaya da kendimizi motive edebiliriz. Devamı…