Muhsin Yazıcı

Yazar -Muhsin Yazıcı

Ruh geldinse üç kere tıklat…

Avrupalı yer bilimciler Kızılderilelrin yaşadığı bölgede araştırma yapmaktadırlar. Dağlık bir bölgede yolculuk yapmak için Kızılderili bir rehberle yolculuğa çıkarlar. Bir zaman sonra Kızılderili rehber mola verir oturur. Yola çıkmak isteyen bilim insanlarına daha beklemeleri gerektiğini belirttiğinde nedeni sorulur. Kızılderili rehberin verdiği yanıt: “Biz hızlı yürüdük, ruhlarımız geride kaldı. Ruhlarımızın bize yetişmesi için bekliyoruz” der… Devamı…

İnsan sağlığı için obeziteden daha büyük tehdit

Yalnızlık, insan sağlığı için aşırı kilodan daha büyük tehdit oluşturuyor, bu faktörün insanlar üzerindeki etkisi de yıldan yıla büyüyor.

ABD’nin Brigham Young Üniversitesi bilim insanları, yalnızlığın ve sosyal izolasyonun insan sağlığı için obeziteden daha büyük tehdit oluşturduğunu, etkisinin de yıldan yıla büyüdüğünü tespit etti. Devamı…

Bizden hatırlatması

Atom Teorisi, Görelilik Teorisi, Hücre Teorisi neyse, Evrim Teorisi de odur. O kadar kesinlik kazanmıştır. Bu ve benzeri teoriler bilimsel kapsam olarak çürütülmeye açıktır, ama gelinen nokta, kazandıkları müktesebat olarak çürütülmeleri de olanaksıza yakındır.

Dini inançlarını bilimin önüne koyanların varacağı yer hiçliktir…

Dünya çapındaki tüm bilimsel araştırmaları indeksleyen Web of Science veri tabanına göre, Evrimsel Biyoloji kapsamında değerlendirilen sadece 2016 yılında 75.000’i aşan araştırma makalesi yayımlandı. evrin Teorisine karşı olduğunu ve bilimsel olmadığını söyleyenlerin kaçı bu kadar bilimsel araştırma yapıldığını biliyor?

Bizden hatırlatması

2013 yılında, Amerikan Illinois üniversitesinde yapılan bir araştırma, matematik bilen bireylerin, karar verme süreçlerinde daha isabetli hareket ettiğini bulmuş…

Matematiği kıt olan ülkelerde demokrasi de kıt oluyor. Analatik düşünme, soru sorma, tartışma, karşı çıkma zayıf oluyor.

Artık matematik, fiziki kimya, biyooji, mantık ve felsfe gibi bilim alanları dinin izin verdiği kadar gelişme alanı bulacaklar. Şimdilik “evrim teorisi” ile başladılar.

Günün Lal Lakı

Süleyman Şah Türbesini bırakıp kaç, Adaları Yunana teslim et, dibinde Kürdistan kurulsun, sen Lozan ihanettir demeye devam et. Ne tarih bilirsin ne Sevr Antlaşmasını, sen ancak sana söylenen lak laklara inanırsın.

Halil İnalcık Hoca: Osmanlı Alimi değil, Cumhuriyet Bilgini

Halil İnalcık Hoca: Osmanlı Alimi değil, Cumhuriyet Bilgini

Geçen yıl bugünlerde kaybetmiştik; 25 Temmuz 2016’da aramızdan ayrılmıştı. Oysa bu ilk ölüm yıldönümünde onu anarken karşılaştığım garip bir haber beni yıllar öncesine götürdü: Murat Bardakçı’nın yazdığına göre, “Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla” İnalcık’a “geleneksel ‘ulema kabri’ yapılmış” ve önümüzdeki salı günü de, Prof. İnalcık için Fatih Camii’nde mevlid okunacakmış.

Devamı…

24 Temmuz Lozan Antlaşamsı

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Leman gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalanmış barış antlaşması doğmakta olan Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusunun alındığı antlaşmadır.
Lozan Antlaşması’nı hezimet görenlerin dedeleri Ege’de Yunana silah sıkmayın, Yunanlıları ve İngilizleri kızdırmayın diyenlerdi.

Güne dair…

Evrende en büyük ziyan, sorgulama yeteneğinin yitirmiş beyindir.

Albert Einstein

Matematik, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, mantık, tarih, sosyoloji, coğrafya öğrenemk yerine “cihat” yapmayı öğrenince siz görün kafirler başınıza ne gelecek?

Ve Albert Einstein’e de haddini bildireceğiz…

Değişmezseniz geçmişin esiri olursunuz

Bazı kesim ve kişiler sürekli olarak şöyle bir anlayışı sürdürüyorlar: Cumhuriyet o kadar iyidir ki biz Cumhuriyet’in ilk döneminde yapılanlara sahip çıkarsak bütün problemleri hallederiz. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminden Tanzimat’a kadar çözüm hep “kadim”de arandı. “Atamız Fatih Sultan Mehmet gibi yaparsak biz bu işi çözeriz” dendi. “Atamız Sultan Süleyman gibi yaparsak biz bu işin içinden çıkarız” dendi.

Oysa çıkamazlardı.

Çünkü dünya değişmişti. Fatih’in, Sultan Süleyman’ın dünyası değildi o zamanki dünya. Bizdeki Cumhuriyet vurgusu da biraz buna benziyor. Çözümü “kadim”de arıyoruz. Oysa çözüm “kadim”de değil, gelecektedir.

Çünkü dünya değişiyor, anlayış ve politikalar da değişmeli.

Uşak’ta dünya insanlık tarihini heyecanlandıran gelişme

Uşak’ın Banaz ilçesinde bulunan fosillerin incelenmesi keşif sayılabilecek ‘Paleolitik’ yontma taş çağı olarak adlandırılan dönem insanı ‘Neandertal’ insanların 200 bin yıl önce su kenarlarında yaşadıklarını gün yüzüne çıkardı.

Uşak Kültür ve Turizm İl Müdürü Buğra İnal yaptığı açıklamada, Genel Müdürlüğün, Uşak Üniversitesi’nin ve Ankara Üniversitesi ile koordineli olarak çalışmanın yapıldığını, çalışmalar sırasında Paleolitik yontma taş çağına ait birçok eserin bulunduğunu söyledi. Devamı…

Hipokrat’ın araştırmalarını içeren 1500 yıllık el yazması bulundu

Mısır’daki Azize Katerina Manastırı’nda gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında, ünlü Yunan Hekim Hipokrat’ın araştırmalarını içeren 1500 yıllık el yazması bulundu.

Sina yarımadasının güney ucunda, Sina Dağı’nın eteklerinde yer alan Azize Katerina Manastırı, dünyanın en eski Hıristiyan manastırlarından biri olma özelliğini taşıyor. Bu yapıda gerçekleştirilen son restorasyon çalışmaları sırasında, ünlü Yunan Hekim Hipokrat’ın bir araştırmasından elde edilmiş tıbbi bir reçete içeren 1500 yıllık el yazması ortaya çıkarıldı. Devamı…

Memleketin durumuna dair fıkra: Dua

Vaktiyle bir kanaat önderini milletvekilleri ziyaret eder. Ziyaretin ardından vedalaşıp ayrıldıklarında çevresindekiler sorarlar:

-“Efendim, sizi ziyarete gelen milletvekillerine dua ediyor musunuz?”

Kanaat önderi:

-“Hayır”, der.

-“Milletvekillerine bakıp memleketim için dua ediyorum”, der.

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.