Muhsin Yazıcı

Kategori -Adamın Biri Fıkraları

Dikkat çekici

 

Dikkat çekici

Aynı banka şubesi, aynı adam tarafından dördüncü kez soyulunca polisler veznedarı sorguya almışlar:

 

– “Adamın senin dikkatini çeken bir özelliği var mı?..” diye sormuşlar,

-“Olmaz mı?.. Var..!” diye yanıt vermiş veznedar sinirlenerek,

-“Her seferinde biraz daha şık geliyor şerefsiz..!”

www.muhsinyazici.com

Müthiş tesadüf

Müthiş tesadüf

Yorgun işadamı gece yarısı otele gelip tek kişilik bir oda istemiş, resepsiyon memuru giriş işlemlerini yaparken adamın gözü lobide kendisine bakıp gülümseyen harika kadına takılmış, görevliye:– “Bir dakika bekler misiniz?” diyerek koşmuş lobiye ve kısa bir müddet sonra kolunda o kadınla dönmüş resepsiyona -“İnanılmaz tesadüf.. Karıma rastladım, odayı çift kişilik yapalım lütfen” demiş nazikçe. Ertesi sabah otelden ayrılırken kendisine 3000 dolarlık fatura uzatılınca:– “Neee??.. Ama bir gece kaldım ben?” demiş müthiş şaşırarak. -“Haklısınız efendim” demiş kabul yeri görevlisi saygılı bir ifadeyle, -“Ama eşiniz hanımefendi beş kuruş vermeden tam 3 haftadır bu otelde kalıyordu!”www.muhsinyazici.com

Günahsızın günah çıkarması

Günahsızın günah çıkarması

Damın biri papaza günah çıkartmaya gitmiş:
“Papaz efendi, ben çok iyi bir adamım. Karıncayı bile incitmem. Bu kuru kuruya bir laf değildir; bak ayaklarıma…”
Papaz eğilip bakmış:
“Bunlar ne böyle yahu?”
“Papaz efendi, bunlar ufak çıngıraklar. Ben karıncayı bile incitmem dedim ya, yolda yürürken görmeden bir karıncayı ezmeyeyim diye ayaklarıma çıngırak bağladım.”
Papaz anlayamamış:
“Peki bu çıngıraklar ne oluyor?”
“Ben yürürken çıngıraklar çalıyor, çıngırakların sesini duyan karıncalar da kaçıyor.”
Papaz başlamış gülmeye:
“Aman evladım, sen bana niye geldin? Böyle bir adamın günahı olur mu? Ben çok iyi insan gördüm ama, böylesini hiç görmedim. Sen cennetliksin oğlum, cennetlik!..”

Adam içini çekmiş:
“Sağol papaz efendi ama pek dediğin gibi değilim. Benim de günahlarım var.”
Papaz başını sallamış:
“Olmaz evladım, olmaz! Böyle bir adamın günahı olmaz. Olsa olsa hataların vardır…”
Adam yine içini çekmiş:
“Sağ ol papaz efendi, madem sen öyle dedin, ben geçenlerde bir hata işledim, onun için sana geldim.”
“Anlat bakalım şu hatanı… Aslında hata filan değildir ya, sen evhamlısın… Bir dinleyeyim bakayım…”

ADAM başlamış anlatmaya:
“Geçen gün evde yalnız oturuyordum. Karım misafirliğe gitmişti. Kapı çalındı, açtım, komşunun kızı… Geldi oturdu karşıma, bacak bacak üzerine attı, içki istedi, verdim, kalk dans edelim, dedi, ettik ve sonunda beni baştan çıkardı… Bir hatadır ettim, şimdi ne olacak?”
Papaz adamı teselli etmiş:
“Üzülme evladım, herkesin başına böyle şeyler gelir. Sen o kadar iyi adamsın ki, bu hatan da affedilir.”
Adam çok sevinmiş, teşekkür etmiş ve “Kusura bakmayın papaz efendi” demiş:
“Bir hata daha ettim!”
“Hayrola oğlum, o da ne?”
“Geçenlerde trenle gidiyordum. Bizim kompartımanda karımın bir arkadaşı vardı. Yolcular indi, ikimiz kaldık. Meğer kadının bende gözü varmış, o da beni baştan çıkardı, bir hata da onunla işledim.”
Papazın yüzü asılmış:
“Oğlum iyisin, hoşsun ama, senin bu hataların giderek artıyor, dikkat et!”
ADAM tam çıkarken yine boynu bükük geri dönmüş:
“Papaz efendi, söylemeyi unuttum ya da cesaret edemedim, ben bir hata daha işledim.”
Papaz yüzünü buruşturmuş:
“Anlat bakalım! Bu seferki hatan yine o hatalardan mı?”
“Ah papaz efendi, sorma! Geçen akşam bir iki kadeh içip eve geliyordum. Yolda bir kadın gördüm, arabaya aldım. Karanlıkta kadın gözüme çok güzel gözüktü. O da bana yanaştı, derken yine aynı hatayı işledik. Bir de ne göreyim, kadın yetmişlik biri…”
Papaz fırlamış ayağa:
“Bana bak ulan! Ayağındaki o çıngırakları, sen al bilmem nerene tak! Karıncaları ezmeyeyim derken, hepimizi sıraya sokacaksın…”www.muhsinyazici.com

Gümrük memuru

Gümrük memuru

Adamın biri yılbaşı için ailece Avrupa’ya gitmiş.

Saatler sonra uçaktan indirilip pasaport kuyruğunda hayli bekletildik, bizi ailece oradan aldılar ve başka bir bölüme götürdüler, bavullarımız, karım, ben ve 2 çocuğumuzu yan yana dizdiler, Havaalanı güvenlik görevlisi:– “Bu çocuklar ve bavullar sizin mi?..” diye sordu, -“Evet” dedik, -“Pekiii” diye devam etti, -“Yanınızda uyuşturucu, silah ve patlayıcı madde var mı?..” Karım sakince:– “Memur bey..” dedi,– “Şayet bu saydığınız şeyler yanımızda olsaydı inanın onları şu anda tereddütsüz ardı ardına kullanırdım..!” Bizi hemen bavullarımıza bile bakmadan bıraktılar, dışarı çıktık..!

Dilenci fıkrası

Dilenci fıkrası

Adamın biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alırsın der.Dilenci “beyim ben hiç sigara içmem” der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.Dilenci “ben ağzıma içki koymam” der. Sen de o zaman bir altılı oynarsın.Dilenci “beyim ben hiç kumarda oynamam” deyince adam o zaman al bu parayı ve bizim eve gel der.Dilenci neden olduğunu sorar. Adam“Karım seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamın hali ne oluyor.”

Dilenci

DilenciAdamın birini melekler, hiç iyiliği yok diye, tam cehenneme götürecekken; adam bağırmış:

-“Yahu ben bir keresinde bir dilenciye 100.000 lira para vermiştim! Beni cennete atin !”
Gerçekten de defterlere bakmışlar, adam hâkli.
-“Bu adamın hakki cennet mi cehennem mi? Bir de bas meleke soralım.” demişler.

Bas melek de:

-“Verin adamın 100.000 lirasını, Atin Cehenneme”

Dilenci

Dilenci

Adamın biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alırsın der.
Dilenci “beyim ben hiç sigara içmem” der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.
Dilenci “ben ağzıma içki koymam” der. Sen de o zaman bir altılı oynarsın.
Dilenci “beyim ben hiç kumarda oynamam” deyince adam o zaman al bu parayı ve bizim eve gel der.
Dilenci neden olduğunu sorar. Adam
“Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamın hali ne oluyor.”

Asansör fıkrası

Asansör fıkrası

Köylü çocuk ve babası büyük şehre ilk defa gelmişler. Alışveriş merkezinde zemin kattaki iki gümüş renkli parlak duvarın ağır ağır açılıp kapanması ilgilerini çekmiş. -“Bu ne baba” diye sormuş oğlan. Hayatında hiç asansör görmemiş baba.-“Bilemiyorum oğlum” demiş.Onlar bu ilginç şeyi nefeslerini tutup izlerken tekerlekli sandalyeli yaşlı bir kadın sağa sola kayan gümüş renkli duvarlara doğru gitmiş ve bir düğmeye basmış. Duvarlar açılmış, yaşlı kadın yoğun ışıklı küçük bir odaya girmiş, duvarlar kapanmış.Oğlan ve babası kapının üzerindeki küçükten büyüğe doğru yanıp sönen ışıklı rakamları izlemişler. Son rakamdan sonra aynı sırayla bu sefer geriye doğru ışıklar teker teker yanmış. Sonunda duvar iki yana kayarak açılmış, dışarı 24 yaşlarında incecik muhteşem bir kadın çıkmış.Oğlum demiş adam kızdan gözlerini ayıramayarak,Koş… Koş anneni getir!

Tuvalet fıkrası

Tuvalet fıkrası

Adam birisi geç saatte zil zurna sarhoş eve geldi. Karısı uyuyordu. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına geldi ve kadını
uyandırdı.
– Karıcığım,
– Ne var?
– Sen ne mükemmel bir kadınsın be, bir tanesin.
– Ne oldu gene?
– Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayı ne zaman taktırdın?
Harika olmuş.
– Ne diyorsun sen ne lambası?
– Valla ne bileyim hayatım, tuvaletin kapısını açınca ışık yanıyor kapatınca sönüyor.
Bunu duyan kadın öfkeyle yerinden fırladı :
– Allah belanı versin pis sarhoş yinemi buzdolabına işedin!
www.muhsinyazici.com

Yalan Makinesi

Yalan Makinesi

Adamın birisi bir yalan makinesi satın alarak evine götürmüş. Evin başköşesine koymuş ve kim yalan söylerse makinenin öteceğini söylemiş. Akşam yemeğine oturmuşlar. Babası oğluna :
– Bugün okulda neler yaptın bakalım demiş.
Oğlu da:
– Her şey yolundaydı, okula gittik geldik işte demiş. Bunun üzerine makine biiiiippp diye öterek uyarmış Çocuk dayanamamış itiraf etmiş:
– Arkadaşlarla sinemaya gittik, o yüzden okulu astım demiş.
Babası sinirlenerek:
– Ben senin yaşındayken sinema nedir bilmezdim diye bağırınca, makine yine başlamış, biiiiiiiipppp diye ötmeye.
Bunun üzerine anne gülerek:
– Al işte senin oğlun ne olacak, babasının oğlu deyince, makine başlamış ötmeye: biiiiiiippppp biiiiippppp biiiiiiiippppppp
www.muhsinyazici.com

Diyet

Diyet

Adamın biri çok şişmanmış diyete girip zayıflamak istiyormuş.

Doktora gitmiş doktor saymaya başlamış kibrit kutusu büyüklüğünde peynir 2 zeytin bir dilim ekmek.

Ve saymasını bitirmiş dediklerimi aynen uygulayacaksın demiş.

Adam sormuş:

-Peki, ben bunları yemekten öncemi yoksa yemekten sonramı yiyeceğim? 

Ayna

Ayna

Köylü adamın biri iş icabı kasabaya inmiş.

Dönerken karısına hediye olsun diye de bir ayna satın almış.

Eve geldiğinde de daha önce hiç ayna görmeyen karısına aynayı vermiş.

Karısı aynaya bakınca ağlaya ağlaya anasının yanına koşmuş.

Ana ana bak oğlunun yaptığına bunca yıldan sonra üzerime kuma getirmiş diyerek aynayı anasına uzatmış.

Anası aynaya bakınca:

“Tüüü gözün kör olmasın damat bu karı hem yaşlı hem çirkin. 

Ağır kaldırmak yasak

Ağır kaldırmak yasak

Adamın biri iki elini duvara dayayarak işiyormuş.Yanındaki çocuğun dikkatini çekmiş ve sormuş

—“Ağabey neden böyle işiyorsun?”

—“Doktor ağır bir şey kaldırmayacaksın dedi de.”

Otostop

Otostop

Adam, karanlık ve fırtınalı bir gecede, yol kenarında otostop çekmektedir. Fırtına o kadar şiddetlidir ki, bir metre ilerisini zor görür.

Birden, yaklaşan bir otomobil fark eder, otomobil bizimkinin önünde durur. Eleman kendini arabaya atar ve hemen kapıyı kapatır, sürücüye döndüğü anda irkilir.

Direksiyonda kimse yoktur! Araba yavaşça hareket etmeye başlar. Adam şoktadır, yola bakar ve ileride bir dönemeç görür.

Dua etmeye başlar…

Viraja girmek üzereyken, direksiyonda bir elin belirdiğini ve arabanın virajı döndüğünü görür. Kafayı sıyırmak üzeredir, sonraki birkaç virajda da aynı el arabayı yönlendirir!Adam donup kalmıştır…

Cesaretini toplamaya çalışır ve kendini arabadan dışarı atıp, en yakın kasabaya doğru koşmaya başlar.Kasabaya girdiğinde hala şoktadır. Bir bara dalar ve iki kadeh tekila isteyip, ağlayarak olanları oradakilere anlatmaya başlar.Ortalığı bir sessizlik kaplar…

Bir saat kadar sonra, aynı bara iki kişi girer. Girenlerden biri bizim elemanı görür görmez yanındakine döner ve şöyle der:

“Bak Pepe, biz arabayı iterken binen herif buydu işte!”

Zil zurna sarhoş

Zil zurna sarhoş

Bir gün zil zurna sarhoş bir vatandaş karakola alınır.Komiserin karşısına çıkarılır.

Komiser sarhoşu görünce gidin şunu ayıltın der.

Sarhoş durur mu hemen atlar.

-Durun ya ben bu kadar kafayı bulmak için ne kadar para verdim biliyor musunuz? Der. 

İddia

İddia

İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış. Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş.

En sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için.

Adam gitmiş karakola. Komiser hemen lafa dalmış.

—Anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. Üstelik bir işin bile yok.

—Ben herkesle iddiaya girerim komiserim. Ve her iddiayı da kazanırım.

—Oğlum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılır mı?

— Size kanıtlayabilirim komiserim.

—Nasıl kanıtlayacaksın.

—Sizinle bir iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmeyeceğimi anlarsınız. 100 dolarına bahse girerim ki ben sol gözümü ısırırım.Komiser düşünmüş. Bir insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda olamayacağına karar verip iddiaya girmiş. Adam bunun üzerine takma olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten sonra.

— Tamam, ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş.Adam peki demiş.

— 500 dolarına iddiaya girerim ki. Sağ gözümü de ısırırım.Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bir daha girmiş iddiaya.

Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. Komiser yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş.

Adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. Komiser hemen kabul etmiş. Nedir iddia demiş?

—Benim şeyimin uzunluğu buradaki herkesin şeylerinin toplam uzunluğundan daha fazladır demiş. Komiser şöyle bir etrafına bakmış. Yaklaşık on kişi var. Her birininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. Tamam demiş girmiş iddiaya.

Adam indirmiş donunu bir bakmışlar ki küçücük bir şey. Komiser hani uzundu lan demiş.

Adam çekin komiserim. Çekerseniz uzar demiş. Komiser adamın şeyini çekmeye başlamış. Çekiyormuş çekiyormuş uzamıyormuş.

O sırada adam bir arkadaşına telefon etmiş.

—Alooo Ali oğlum komiserin eline verdim 100.000$’ı hazırla.

Ağustos böceği

Ağustos böceği

Yaz zamanı karınca gece gündüz ağır çalışırken ağustos böceği vur patlasın çal oynasın şarkı türkü söyleyip takılmış.

Hikâyemiz gereği tabi kış gelmiş, karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken bir gün kapısı çalmış. Bakmış ağustos böceği.

Tamam demiş, yaz boyunca saz çaldın şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın.

Ağustos böceği de:

– “Yo. Yanlış anladın’’ demiş. Biz yaz boyunca saz çalınca, ayıptır söylemesi biraz para yaptık da. Hatta meşhur da oldum, şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oralardan istediğin bir şeyler vardır, diye sormaya geldim” demiş.

Karınca bir bakmış ağustos böceğinin hiç öyle aç bir hali yok.

Üzerinde bir kürk var, arkada da kocaman bir limuzin, önünde şoförü ile onu bekliyor.

-“Yok, bir şey istemiyorum” demiş.

-“Ama Fransa’ya uğrayacaksın değil mi?”

—“Evet”

-“iyi o zaman” demiş, karınca

-“Paris’e gidince orada La Fontaine diye biri var, onun yüzüne bir tükür benim için, oldu mu?”

Falcı

Falcı

Adamın biri falcıya gitmiş.

Falcı adama ileride milyonlarca insanın ölümüne sebep olacağını söylemiş.

Adam pişmanlıkla dışarı çıkmış ve insanlara acıyarak intihar etmeye karar vermiş.

Tren rayının üstüne yatmış ama o da ne! Küçük bir çocuk da kendini raya atmış, intihar edecek.  

Adam hemen gidip çocuğu kurtarıyor ve çocuğun ismini soruyor.

Çocuk yanıt veriyor:

-“Adolf efendim “

Ve tanrı kadını yarattı

Ve tanrı kadını yarattı

Tanrı önce yer küresini yaratır.

Bakar ve der:

— “Güzel”Sonra atmosferi yaratır.

Kenardan bakar ve yine:

— “Güzel”Daha sonra toprakları, dağları ve denizleri yaratır.

Bakar ve der:

— “Güzel”

Erkeği yaratır, bir baştan sona seyreder:

— “Güzel”

Sonra kadını yaratır ve bir hayli baktıktan sonra der:

— “Önemli değil, boyanır ve süslenir…”

Hasta adam

Hasta adam

Adam ölüm döşeğinde…

Üç oğlu başucunda nemli gözlerle beklemektedir.

Büyük olan doktor oğluna döner.

-“Bak yavrum bunca yıl okudun doktor oldun, hastalarına iyi bak, onların vebalini alma, paragöz olma”

Ortanca avukat oğluna döner.

-“Bak oğlum girdiğin davalarda adil ol. Müvekkillerinin haklarını iyi savun”

Bir baltaya sap olamamış küçük oğluna döner.

-“Sende iki elden fazla okeye dönme eşşoğlu eşeğin evladı!”

Bademli kurabiye

Bademli kurabiye

Lunaparkta bir yarışma: Tüfekle turnayı gözünden vuran hediye kazanıyor.Bir adam geliyor. Dili dönmez sarhoş bir durumda olduğu her halinden belli:

—“Deneyebilir miyim?” Diye sorar.

İşletmeci: Kardeşim git işine, gerçek kurşun, sarhoşsun, elinden kaza çıkacak. Fakat adamın ısrarlarına dayanamaz. Bir de ne görsün, atış tam isabet.

Adama nesli tükenmekte olan bir tosbağa hediye verir.

Biraz sonra adam bir daha gelir. Bu kez daha sarhoş ama yine isabet ettirmeyi başarır. Al sana bir tosbağa daha.Üçüncü kez gelir, ayakta duramaz ama yine isabet ettirir kurşunu.

İşletmeci tosbağaları kalmadığından adamın eline büyük oyuncak ayı tutuşturur.

Sarhoş şaşkın şaşkın bakar ve sorar:Bademli kurabiyelerinden kalmadı mı?

Büyülü göl

Büyülü göl

Adamın biri ormanda yürüyormuş. Birden uzaktan gelen garip sesler işitmiş:

“Çan Lin Wang, Wung Çon Li…”

Sesin geldiği yöne doğru yürümeye başlamış.

Birkaç saniye sonra sesler yine duyulmuş:“Po Mang Fu, Wong Ton Çi…”.

Bu arada adam açık bir alana gelmiş, bir de bakmış ki mistik görünümlü bir göl var.

Az ötede de bir Çinli duruyor. Hemen yanına gitmiş ve bu tuhaf seslerin ne olduğunu sormuş.

“Ha” demiş Çinli,

-“Bu göl büyülü. Eğer bir taş sektirirsen sana atalarının isimlerini söylüyor. Bak şimdi.” ve bir taş sektirmiş.

Büyülü ses yine duyulmuş:

“Wu Lang Çing, Hung Wong Lu…”

Çinli adama:

-“Haydi sen de dene” demiş.

Zenci bir taş almış ve sektirmiş ve ses duyulmuş:

— Şem Pan Ze

Ablak suratlı bir adam

Ablak suratlı bir adam

Adamın biri trende giderken çok sıkışmış. Trenin tuvaletine gitmiş çok kalabalık olduğunu görüp tekrar kompartımanına dönmüş.

Ne yapsam ne yapsam diye düşünmüş ve aklına bir fikir gelmiş.

Poposunu trenin camında çıkarmış ve büyük abdestini yapmaya başlamış.

Bu sırada orda bir polis bekliyormuş ve telsize eğilerek:

– Komiserim trende şüpheli bir şahıs var, demişKomiser:

“Tarif et.” 

Polis:

-“Ablak suratlı bir adam trenden kafasını uzatmış komiserim. Gözleri şişman olduğundan gözükmüyor, burnu içine gömülmüş, ağzında da purosu var…”

İmza

İmza

Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider.

Fakat adamı evde bulamaz.

Öfkesinden kapıya büyük harflerle:

– “EŞEK” diye yazıp döner.Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır:

-“Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım.” 

Cin

Cin

Adamın teki bir bara girer, yaslanır bara ve elini vurarak—“Bana 3 viski” der.”Barmen viskileri verir adam arka arkaya tak tak tak götürür viskileri, hadi bana iyi günler der bardan çıkmaya hazırlanır.—“Hop kardeşim nereye. Diye seslenen barmene;”—“Param yok. Diye yanıt verir ve barmeni şöyle bir süzüp”—“Ama sana bir teklifim var, bak şimdi cebimde 20 santim boyunda bir piyanist var eğer istersen sana ne istersen çalar biz de ödeşiriz” der.Şaşıran barmen merak ederek -“Göster bakalım” der, adam cebinden çıkartır, gerçekten de 20 santim boyunda bir adamcık, geçer piyanonun başına, barmeni iyice eğlendirir. Barmenin çok hoşuna gider bu ve bu piyanisti nereden bulduğunu sorar adama.Bunun üzerine adam ona piyanisti veren “cin”i çağırır. Barmen bir bakar cinin ahı gitmiş vahı kalmış, yaşlı, eğilmiş, bembeyaz sakallı bir dede.Bastonuna dayanmış zar zor ayakta duruyor.—“Dile benden ne dilersen” demiş cin ve barmen yanıt vermiş:—“Yıllardır bu barda sigara, içki ciğerlerim mahvoldu bana iki yeni ciğer ver” demiş.Kulağını daha da barmene yaklaştıran cin “Ha?” diye sormuş, barmen bağırmış—“iki yeni ciğer!”-“Ha peki” demiş cin ve parmaklarını şıklatmış, hop barmenin arkasında zebella gibi iri yarı, palabıyıklı, kılıçlı cengâver.—“Yahu ben yeni ciğer dedim. Yeniçeri demedim ki!” diye isyan etmiş barmen.Adam da gülmüş:—“Hah sanki ben de 20 santimlik piyanist istedim!”