Muhsin Yazıcı

Kategori -Asker Fıkraları

Bölük komutanı

Bölük komutanı

Bölük komutanı “Ali Okulu’nu denetliyordu.

Hasan´a sordu:

– “Oğlum, dünya kaç parçadır?”

– “Beş parçadır komutanım.”

– “Say bakalım.”

– “Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.”

– “Sen nerelisin?”

– “Kayseriliyim, komutanım.”

– “Şu haritada Kayseri´yi göster bakalım.”

Hasan Kastamonu´yu işaret edince:

– “Oğlum, orası Kastamonu.”

– “Kayseri´nin bir mahallesi sayılır, komutanım.”

www.muhsinyazici.com 

Askerlik

Pazar fıkrası: Askerlik

Adam askere gitmemek için son sağlık muayenesinde ‘üç kağıt’ yapmak üzere doktorun odasına girer.

Doktor yavaşça kulağına:

-“Duvardaki harfleri sırayla okuyabiliyor musunuz?” diye fısıldadı.

-“Hangi harfleri?” diye sordu etrafa kör gibi boş boş bakınarak.

-“Güzeell” dedi,

-“İşitme testini de geçtiniz.. Çıkabilirsiniz.”

www.muhsinyazici.com

Bombacı köpek

Bombacı köpek

Askeri garnizona malzeme getiren TIR nizamiyede durdurulmuş.

Dev kamyonun altı ‘aynalarla’ taranmış, şoför mahallinde yapılacak ‘Bomba Kontrolü’ için oraya özel eğitimli bir kurt köpeği çıkarılmış, köpek TIR’ın yatak bölümüne girdiğinde koklamaları hızlanmış, sonunda hırlayarak yatağın içine dalıp battaniyenin altında müthiş debelenmelere başlamış.

Devamı…

Bir asker anısı

Bir asker anısı

Kendi başına buyruk bir asker, talimlerde:

– “Bölük dur” komutuna uymuyormuş.

Bu nedenle bu bölüğe komuta edenler: 

“Bölük dur, filan yerli sen de dur“ derlermiş.

Not: Bu olay bize bugün yönetim anlayışımızıda net anlatıyor.

www.muhsinyazici.com

Akıllı asker

Akıllı asker

Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç kız trende aynı kompartımanda yolculuk etmektedir.

Tren bir tünele girip kompartıman karardığı zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardından ŞIIIRRRAAAAKK! Diye bir tokat sesi duyulur.

Tünelden çıktıktan sonra yaşlı kadın:

Devamı…

Kahraman Manisalıyım

Kahraman Manisalıyım

Askerler sabah yoklamasında iken, komutan birine soruyor;
– Söyle bakalım nerelisin?
– Maraşlıyım komutanım..
Komutan sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor.

Ardından tekrar soruyor;
– Bir daha söyle bakalım nerelisin?
– Maraşlıyım komutanım…
Komutan bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor.

Ardından tekrar soruyor
– Ulan sana son defa soruyorum nerelisin?
– Kahramanmaraşlıyım komutanım…
– Hah şimdi oldu diyor komutan ve yanındakine soruyor;
Oğlum sen nerelisin?
– Kahraman Manisa’lıyım komutanım!

Gerekçe

Gerekçe

İki asker siperde sohbette birbirlerine sormuşlar:
 

‘Neden buradasın?’ diye.

-“Bekârım ve savaşmayı seviyorum” demiş biri,

-“Sen neden buradasın?”

Öteki: 

“Valla” demiş,

-“Ben de evliyim ve bu huzuru arıyorum.”

www.muhsinyazici.com

Asker ve Albay

Asker ve Albay

Albay, binbaşıya:

Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgâha götürürsün.

Binbaşı, yüzbaşıya:

Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgâhta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.

Yüzbaşı, teğmene:

Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgâhta gerekli bilgiyi verecektir.

Teğmen, başçavuşa:

Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgâhta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.

Başçavuş, askere:

Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.

Askerler kendi aralarında:

Yarın sabah bizim başçavuş Albayı tutuklayacakmış.

Fransız ordusu özellikler

Fransız ordusu özellikler

Fransa’nın 43 yıl sonra NATO’nun askeri kanadına geri dönüş yapması, İngiltere’de Fransız ordusu fıkraları tavan yaptı. İşte onlardan bazıları:
– Ellerini kaldırmış 100.000 Fransıza ne denir?
– Fransız ordusu
Fransa’da neden hep geniş meydanlar vardır?
– Alman orduları daha rahat yürüyüş yapsın diye.
– Fransızlar özgürlük heykelini neden Amerika Birlik Devletlerine verdi?
– Çünkü heykelin sadece tek kolu havadaydı
– Paris’teki Disnayland’de neden havai fişek şovu yapılmaz?
– Çünkü Fransızlar ateş altında olduklarını sanıp teslim olmaya çalıştıkları için.
– Yazılmış en kısa kitap nedir?
– Fransız savaş destanları
– Fransız askerlerine eğitimlerinde ilk olarak ne öğretilir?
– 10 dilde teslim oluyorum
Bir Fransız
General, İngiliz generale sormuş 
– Neden siz kırmızı pantolon giyiyorsunuz?
– Askerler yaralandığında kan izleri belli olup, askerleri korkutmasın diye
İşte o gün bugündür Fransız askerleri kahverengi pantolon giymeye başlamış.

Bekâret kemeri

 

Bekâret kemeri

Roma imparatorluğu zamanında sefere giden ordunun, komutanlarından biri karısına bekaret kemeri takmış  ve en yakın arkadaşına giderek demiş ki:

—”Senden başka güvenebileceğim bir kimsem yok al bu anahtar sende dursun..”
Eğer seferden dönmezsem bu anahtarla karıma taktığım bekaret kemerini açar ve karımı azat edersin..

Arkadaşıyla kucaklaşıp vedalaştıktan sonra atına atlayarak gitmiş komutan..
Ordu henüz Roma’dan ayrılalı 2 saat olmamıştı ki tozu dumana katan bir atlı yetişti kendilerine.. Komutanın arkadaşıydı.  Komutanı arayıp bulduktan sonra elindeki anahtarı ona doğru uzatarak dedi ki
—”Antonyus’ Sen bana yanlış anahtar vermişsin kardeşim.. ” 

 

Burası da bir deniz feneri

Burası da bir deniz feneri

Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş.
Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık fark etmiş.
Hemen karşı tarafa sinyal göndererek su mesajı geçmiş:
– “Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz”
Karşıdan anında cevap gelmiş:
– “Sen rotanı 30 derece batıya çevir!”
Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:
– “Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!”
Karşıdan cevap:
– “Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!”
Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış.
– “Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece batıya çevir!”
Yanıt:
– ” Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece doğuya çevir”
Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş:
– “Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız.”
Karşıdan yanıt gelmiş:
– “Burası da bir deniz feneri. Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın.”  

Vururum Komutanım

Vururum Komutanım

Günün birinde komutanla askeri konuşuyorlarmış.

Komutan:

— Asker demiş savaş esnasında bir düşman görürsen ne yaparsın demiş.

Asker:

— Vururum Komutanım demiş.

Komutan:

— Afferim Oğlum, demiş.

Komutan:

— Peki demiş bir düşman ordusu görürsen ne yarsin?

Asker:

— Vururum komutanım demiş.

Komutan:

— Hayır, oğlum, koşup karargâha haber verirsin demiş.

Komutan:

Peki demiş bir inek görürsen ne yaparsın demiş?

Asker:

— Vururum komutanım demiş.

Komutan:

— Hayır oğlum demiş, boynuzlarından tutup karargaha getirirsin demiş.

Komutan:

— Peki demiş savaş esnasında beni görürsen ne yaparsın demiş?

Asker:

— Vururum komutanım.

Komutan:

— Olur mu canim ben senin komutanınım demiş;

Asker:

— Koşup karargâha haber veririm demiş.

Komutan:

— Olur mu canim ben düşman ordusu değilim ki demiş.

Asker:

– Haaa…. Boynuzlarından tutup karargâha getiririm komutanım demiş.

www.muhsinyazici.com

Gerçek cesaret hangisi

Gerçek cesaret hangisi

Karacı, havacı ve denizci komutanlar kendi aralarında konuşurken konu cesaretten açılır. Komutanlar cesaret testi yapmaya karar verirler ve sıra karacıdan başlar.

Kara’ cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker :

– “Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.

Komutan diğerlerine dönerek

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine

– “Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş.

Komutan da diğeri gibi dönerek

– “İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.

Asker çakı gibi hazır ola geçmiş ve

-“Emret komutanım” demiş. Komutan

– “Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

– “Hadi be” demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek

– “İşte asıl cesaret bu” demiş.

www.muhsinyaziiccom

Çok yaşa!!

 

Çok yaşa!!

Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.
Diktatör arkasını dönüp:
-“Kim hapşırdı” demiş,
Askerler korkudan bir şey söyleyememiş.
Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.
Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş.
Diktatör:

-“Kim hapşırdı?

Deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdığını söyleyememiş.
Bunun üzerine diktatör ikinci sırayı kurşuna dizmiş.
Biraz sonra yine birisi hapşırmış.
Diktatör arkasını dönüp sormuş kim hapşırdı diye.
Bir asker ben hapşırdım demiş.
Diktatör general askere dönüp:
Çok yaşa demiş.  

 

Tos-ba-ğa

Tos-ba-ğa

Komutan bir gün askerleri sıraya diziyor ve okuma bilenler ve bilmeyenleri ayırıyor. Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesini istiyor ve 1 hafta zaman veriyor. Okumayı öğrenenlere de benden 1 hafta izin diyor. 1 hafta sonra komutan askerleri bir kara tahta önüne topluyor ve tahtaya kaplumbağa yazıyor. Hadi okuyabilen var mı diyor; ama kimseden ses soluk yok.
Komutan hadi size bir şans daha diyor. Size yazdığım kelimenin resmini çizeceğim diyor ve kafasını, ayaklarını, kabuğunu falan çiziyor.

Bunun üzerine hemen askerlerden biri atlıyor.

-“Komutanım ben buldum okuyabilir miyim?” diyor.

Komutan:

-“Tabiî ki diyerek hadi oku bakim diyor ve (asker heceleyerek) tos-ba-ğa diyor.  

Paşa Ne Yapar Ne Eder Seni Kurtarır

Paşa Ne Yapar Ne Eder Seni Kurtarır

Osmanlı dönemini paşalarından birinin sadık bir adamı efendisi için çalışırken başını belaya sokar. Zaptiyeler onu yakalayıp kadı efendinin karşısına çıkarırdılar.

Gidiş idama doğrudur.

Zavallı:
-“Bre nedir ne oluyor” diye sordukça
-“Hiç telaşlanma derler” ….

Devamı…

Gök Gürültüsünden Ödüm Patlar

Gök Gürültüsünden Ödüm Patlar

İki asker çadırda uyuyorlardı. Birden bir gürültüyle yerlerinden fırladılar.
Biri diğerine sordu:

-“Bomba mıydı, yoksa gök gürültüsü mü?…”
-“Bombaydı galiba.””
-“Aman çok şükür. Gök gürültüsünden ödüm patlar da…”  

Aptal Amerikalı Asker

Aptal Amerikalı Asker

Amerikalı genç yabancı ülkeleri gezme ümidiyle askere yazılmaya karar verir. Aptal Amerikalı delikanlı koşa koşa askerlik kayıt dairesine kaydoldu ve muamelesini tamamladı.

Bu arada komutanlardan birine sordu:
-“Efendim ben yabancı ülkelere gezip dolaşmak istiyorum… Acaba beni deniz aşırı bir ülkeye gönderirler mi dersiniz? 

Komutan başını salladı:
-“Belki … Eğer Amerika yabancı bir ülke tarafından işgal edilirse….”  

Sanırım bahçe iyice bellendi

Sanırım bahçe iyice bellendi

İkinci Dünya Savaşı’nın iyice kızıştığı günlerden biriymiş.

Askerin birisi karısından mektup almış. 
Eşi:
-“İzlanda’da eli iş tutar erkek kalmadı. Hepsi askere gitti. İş yapacak kimse kalmadı. Ne yapayım kocacığım, artık bahçeyi kendim belleyeceğim.”
Askerde bunun üzerine derhal yanıt yazmış.
-“Sakın ha, bahçeyi kazayım deme, silahlar orada gömülü.”
Savaşta mektuplar açılıp incelendiği için, bir manga asker gelip evin bahçesinde kazmadık yer bırakmamışlar. Adam bir hafta sonra karısına
gönderdiği mektupta:
-“Sanırım bahçe iyice bellendi… Sebzeleri hemen ek karıcığım,”
diyormuş.

Adıyamanlı

Adıyamanlı

Adıyamanlının biri İzmir’de yedek subay okulunda askerlik yapmaktadır. Hafta sonları çarsı izinlerinde kız tavlamaya çalışır ancak başaramaz.

Ayni yerde askerlik yapan İzmirliler Adıyamanlı ile dalga geçerek sorarlar; 
-Adıyamanlı, bu hafta çarsıda ne yaptın. 
-Konak meydanında denizi seyrettim. 
-Yahu ne diye boklu denizi seyrettin. Kızlara takılsana. 
Ertesi hafta Adıyamanlı Karşıyaka’ya geçer ve yine kız tavlamayı başaramaz.

İzmirliler yine dalga geçerek

-“Boklu denizi seyredeceğine arkana donup apartmanlara baksaydın ya” derler. 
Bu sefer Adıyamanlı Karşıyaka’ya geçerek apartmanlara bakmaya baslar. O da ne bir bayan el sallıyor. Hemen gider ve bayanın dairesinin kapısını çalar. Karşısına orta yaşlı üzerinde seksi bir
gecelik bulunan bir bayan çıkar. 
Biraz sohbet ve tanışma faslından sonra bayan sorar: 
-Nerede askerlik yapıyorsun? 
-Gaziemir’de 
-Aaa benim oğlumda seninle ayni yerde askerlik yapıyor. Simdi kız arkadaşıyla sinemaya gitti. Birazdan gelirler. Sen haftaya gel birlikte olalım. Der. 
Adıyamanlı bölüğe döndüğünde yine İzmirliler etrafını sararak sorarlar? 
-Adıyamanlı bu hafta ne hallettin? 
-Bu hafta ne halt ettiğimi bende anlamadım ama haftaya kesin birinizin ………..