Muhsin Yazıcı

Kategori -Basın Özgürlüğü

AP’den Türkiye’de ifade özgürlüğü özel oturumu: En büyük basın hapishanesi

“Türkiye, AB’den uzaklaşmak için elinden geleni yapıyor.”

Avrupa Parlamentosu (AP) Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla, dün Avrupa Komisyonu ile birlikte “Türkiye’de ifade özgürlüğü medyanın durumu” konulu ve özel gündemli bir oturum gerçekleştirdi. AGİT İfade ve Basın Özgürlüğü Bölümü Direktörü Frane Maroeviç, Türkiye’nin yer aldığı bölgedeki “en büyük gazeteci hapishanesine” dönüştüğünü söyleyerek, bu tablo içinde 24 Haziran’da yapılacak seçimlerin çok daha kritik hale geldiğini, seçimlerin yakından izleneceğini söyledi. Devamı…

Eli kalem tutan hep eziyet gördü

Eli kalem tutan hep eziyet gördü

Türkiye, muhalif gazeteci, yazar, çizer, edebiyatçı için hep yasaklar, gözaltılar, tutuklamalar ülkesi oldu. ‘Aydın avı’ 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile tekrar hız kazandı. Cumhuriyet Kitap, 19. yüzyılın ortalarından bugüne bu baskılardan payını almış yazar, yayıncı ve gazetecilerin dökümünü çıkardı.

Devamı…

1. Basın özgürlüğü Ve Basının Sorumluluğu

1. Basın özgürlüğü Ve Basının Sorumluluğu

1. 1. Basın Özgürlüğü ve İletişim Hakkı

1. 1. 1. Basın Özgürlüğü

Demokrat rejimlerde kişi özgürlüğü, iletişim özgürlüğü ve serbest Pazar ekonomisi vazgeçilmez temel unsurlardır. Basın özgürlüğünün sınırı, kişi özgürlüğünün sınırıdır. Basın özgürlüğü, kişi özgürlüğünün sınırlarına tecavüz edemez. Çoğu ülkenin anayasalarında iletişim özgürlüğüne yer verilmiştir. “Ancak” ile başlayan bir takım kısıtlamalar da eksik değildir. Devamı…

G-9: “Türkiye’de ifade Özgürlüğü Ağır İhlal Altında

G-9: “Türkiye’de ifade Özgürlüğü Ağır İhlal Altında Gazeteci Örgütleri Platformu, 1 Mayıs’ta gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi ve dövülmesi, uluslararası hukuk çerçevesinde suç unsuru taşımayan bazı internet sitelerine erişimin engellenmesinin Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün çok ağır ihlal altında olduğunu gösterdiğini belirtti.

ANKARA (ANKA)-Gazeteci Örgütleri Platformu, 1 Mayıs’ta gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi ve dövülmesi, uluslararası hukuk çerçevesinde suç unsuru taşımayan bazı internet sitelerine erişimin engellenmesinin Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün çok ağır ihlal altında olduğunu gösterdiğini açıkladı.
Dönem Sözcülüğü Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın yaptığı Gazeteci Örgütleri Platformu (G-9) tarafından yapılan yazılı açıklamada, 3 Mayıs gününün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993 yılında ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ olarak kabul edildiği anımsatıldı.
Açıklamada, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19’uncu maddesinin ‘herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olduğu, bu hakkın, hiçbir müdahale olmaksızın düşünce sahibi olma özgürlüğünü, bilgi ve kanaatleri herhangi bir iletişim aracıyla ve sınır tanımaksızın araştırma, elde etme ve yayma hakkını içerdiği’ düzenlemesini getirdiği belirtildi.
Açıklamada şöyle denildi:
‘Ne yazık ki, 1 Mayıs gösterilerinde gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi ve dövülmesi, uluslararası hukuk çerçevesinde suç unsuru taşımayan bazı internet sitelerine erişimin engellenmesi gibi son birkaç örnek bile ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünün çok ağır ihlal altında olduğunu göstermektedir. Gazeteci Hrant Dink’in düşüncelerinden dolayı katledilmesi, gazetecilerin can güvenliğini sağlama zafiyetini bir kez daha ortaya koymuştur.’
Yayımlanan raporlarda geçen yıl 300’e yakın gazeteci ve aydın hakkında dava açıldığının yer aldığı belirtilen açıklamada, “sadece bu yılın ilk 3 ayında 12 gazeteci ve aydın hakkında yeni davalar açıldığı ifade edilmektedir’ denildi.
NE DARBE NE ŞERİAT
G-9 açıklamasında şu görüşlere yer verildi:
‘Böyle bir ortamda, bir başka üzücü gelişme ise ülkemizin, bu yıl Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü, askeri darbe ve şeriat tehditleri arasında sıkışmış olarak anıyor olmasıdır. Askeri darbelerin yarattığı siyasal, sosyal ve ekonomik sonuçların nasıl şeriat söylemlerinin yükselmesine yol açtığını derinden hissettiğimiz bir dönemde, çözümün halkın meydanlarda seslendirdiği demokraside olduğuna inancımızı hala sımsıkı koruyoruz. Kısa vadede siyasi iktidarın, basın özgürlüğü ve sendikal haklar konusunda yasal iyileştirmeler yapacağına inanmamakla birlikte, gazetecilerin görev yapmasının önüne engeller çıkarmamasını, eleştirilere tahammüllü olmasını, yayın kuruluşlarını tehdit eden ve hedef gösteren söylemlerden kaçınmasını, basın emekçilerinin örgütlenme hakkını kullanmasını teşvik etmesini beklemek en doğal hakkımızdır.’
Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Muhabirleri Derneği Genel Başkanı Hıdır Eraslan da yaptığı yazılı açıklamada, ‘Basın özgürlüğüne, basın mensuplarına özgü bir hak olduğu için değil, demokratik toplumların ve demokratikleşmenin yanı sıra ülke yönetimiyle milletimiz arasında çok önemli bir köprü görevi gören basınımız ve Cumhuriyetimizin kökleşmesinde çok önemli olduğu için sahip çıkılması ve doğru kullanılması gerektiğine inanıyorum’ dedi.
(İG/KEN/VÖ)
3.5.2007

Biz Hep Barış İstedik, Halen Barış Özlemindeyiz!

Biz Hep Barış İstedik, Halen Barış Özlemindeyiz! Değerli Basın Mensupları,

İnsanlık ailesinin yaşadığı en büyük yıkımlardan biri olan 2. Dünya Savaşının başlamasının üzerinden tam 68 yıl geçmiş bulunuyor. Bugün, 1 Eylül’ün Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Barış Günü ilan edilmesinin 23. yıldönümü. O günden bu yana dünyanın birçok coğrafyasının çatışmalara ve savaşlara tanıklık etmekte olduğunu göz önünde tutarsak, 1946 sonrasını Barış dönemi olarak adlandıranların fazlasıyla yanıldığını anlarız. Devamı…

İfade Özgürlüğü En Temel İnsan Haklarındandır; İhlal Edilmesi Çağcıl Ülkelerde Mümkün Değildir!

İfade Özgürlüğü En Temel İnsan Haklarındandır; İhlal Edilmesi Çağcıl Ülkelerde Mümkün Değildir! Değerli Basın Mensupları,
2007 yılının ilk altı aylık İfade Özgürlüğü Raporunu açıklamak üzere sizlerle bir aradayız. 1999–2004 yılları arasında AB’ye adaylık süreci kapsamında yapılan olumlu yasal değişiklikler, 2004’den sonra yerini önce bir durgunluğa ve sonra da “kaşıkla verilen hakların kepçeyle geri alınması”na bıraktı. Sistemin anti-demokratik, tekçi, militarist karakteri farklı düşüncelerin ifade edilmesine olanak tanımamakta; muhalif görüşlere tahammülsüzlük sergilenmekte ve haksız cezalar verilmektedir.
Devamı…

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.