Muhsin Yazıcı

Kategori -Bilimsel Fıkralar

Araba tamiri

Araba tamiri

Bir hafta sonu, bir makine mühendisi, bir elektronik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi üç arkadaş arabayla, dağ evine pikniğe gitmek isterler. Giderlerken ıssız bir yerde arabaları bozulur. Hepsi de bunun nedeni hakkında kendi meslekii tecrübelerini de katarak yorum yapmaya başlarlar.
Makine mühendisi:
-Bunun mutlaka mekanik bir arızası vardıır. der.
Elektronik mühendisi:
– Yok yok bunun ateşlemesinde bir problem var, bujilerini temizleyelim. der.
Bilgisayar mühendisi ise şöyle konuşur:
-Çıkıp bidaha girelim belki düzelir !!!

Profesör

Günün fıkrası: Profesör

Adamın biri balona binmiş ve uçarken yolunu kaybedip bilmediği bir yerde bir çayıra doğru sürüklenmiş. Balonun aşağıda çok yaklaştığı bir sırada aşağıda birini görmüş ve sormuş:
– Kayboldum, nerede olduğu söyleyebilir misiniz? 
– Bir çayırın üzerinde uçmakta olan bir balonun içinde şu kadar yüksektesin! 
Balondaki şahıs bu cevap üzerine:
– Siz profesör olmalısınız.
– Evet, nereden anladınız? 
– Söylediğiniz her şey %100 doğru fakat verdiğiniz bilgiler hiç bir işe yaramıyor. 
Bunun üzerine aşağıdaki adam, yukarıya seslenir:
– Siz de işadamı olmalısınız.
– Evet, siz bunu nereden anladınız?
– Birincisi, kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi, nereye gitmek istediğinizi, amacınızı bilmiyorum ve tamamen kaybolmuş durumdasınız, buna rağmen size yardımcı olmamı bekliyorsunuz. İkinci olarak da, benimle karşılaşmadan önce hangi durum ve pozisyonda idiyseniz şimdi de aynı yerdesiniz buna rağmen beni suçluyorsunuz.

www.muhsinyaziic.com

Sarışın – Garson ve İntegral

Sarışın – Garson ve İntegral

İki erkek matematikçi bir bara gider. Birincisi ikincisine ortalama bir kişinin matematik hakkında çok az şey bildiğini söyler.
İkincisi buna katılmaz ve bir çok insanın yeterli miktarda matematikle başa çıkabileceğini iddia eder.
Birinci matematikçi tuvalete gider. Onun yokluğunda ikinci matematikçi garson kızı çağırır.
Ona bir kaç dakika sonra arkadaşı döndüğünde kendisini tekrar çağıracağını ve bir soru soracağını söyler.
Bütün yapacağı “iks küp bölü üç’ diye yanıt vermektir.
Kız tekrarlar:- `eks küp… ne?
‘ Matematikçi düzeltir `iks küp bölü üç’
Kız:- `Eks küp bölü üç?
-‘ Evet der matematikçi.
Kız tamam deyip, kendi kendine mırıldanarak uzaklaşır, -`iks küp bölü üç, iks küp…’
Birinci matematikçi döner ve ikincisi kendi görüşünün doğruluğunu kanıtlamak için iddiaya girmelerini teklif eder.
Sarışın garson kıza bir integral soracağını söyler, birincisi gülerek kabul eder.
İkinci adam garson kızı çağırır ve sorar
– `x karenin integrali nedir?’
Garson kız yanıtlar
-`x küp bölü üç’,
uzaklaşırken de ekler
– `artı bir sabit sayı’!
www.muhsinyaziic.com

Matematikçinin Metresi

Matematikçinin Metresi

Bir doktor, bir avukat ve bir matematikçi bir metres ya da bir eş edinmenin iyi ve kötü yanlarını tartışıyorlardı. Avukat der ki:
-Kesinlikle metres daha iyidir. Eğer bir karınız varsa ve boşanmak isterse, bir sürü yasal problem çıkar.
Doktor der:
– Bir karınızın olması daha iyidir çünkü eş bir tür güven duygusu verir ve stress düzeyinizi düşürür, bu da sağlığınız için yararlıdır.’
Matematikçi der;
– İkiniz de yanılıyorsunuz. Hem metresiniz hem de karınız olmalı ki karınız metresinizle ve metresiniz karınızla olduğunuzu düşündüğünde siz rahat rahat matematik çalışıyor olabilesiniz.
www.muhsinyaziic.com

Kaç Kişi

Günü fıkrası: Kaç Kişi

Bir matematikçi, bir biyolog, ve bir fizikçi sokak kahvesinde oturmuşlar yolun karşı tarafında ki binaya girip çıkanları gözlüyorlarmış.
Önce binaya iki kişinin girdiğini görmüşler. Bir sure geçmiş üç kişinin binadan ciktığını görmüşler.

Fizikçi:
– ‘ Ölçme hassas değildi’
Biyolog:
– ‘Üremişlerdir’
Matematikçi:
– ‘Şimdi içeri bir kişi daha girerse bina tam olarak boş olacaktır.’
www.muhsinyaziic.com

Matematikçi

Matematikçi

Yeni evli bir çift balaylarında Ürgüp-Göreme bölgesinde geziye çıkmaya karar verirler. Yeraltı şehirlerini gezerlerken birden önlerine bir yol ayrımı çıkar ve duvarlarda artık çıkış yönünü gösteren okların olmadığını fark ederler. Genç adam telaş içinde bağırmaya başlar:
“YARDIM EDIN KIMSE YOK MU?’
Bir süre adamın kendi sesinin yankısından başka bir ses duymazlar. 10-15 dakika sonra duydukları değişik bir ses şöyle demektedir:
“Merhabaaa! KAYBOLDUNUZ!’
Morali daha da bozulan adam çaresizlik içinde tepinmeye başlar. Genç kadın ise gayet sakin omuz silker ve:
“bu sesin sahibi mutlaka bir matematikçidir’ der.
Kadının sakinliği üzerine canı daha da sıkılan adam :
“Hadi canım sen de! Nereden çıkardın bunu?’ diye sorar. Kadın:
“Üç nedenim var’ der ve sayar:
“Bir, yanıtın gelmesi gereğinden uzun sürdü.
Iki, yanıtı doğru; kaybolduk.
Üç, bu yanıtın kimseye bir yararı yok!’
www.muhsinyaziic.com

Konserve

Konserve

Bilgin Çok bilgiç çılgın deneyi için biri mühendis, biri fizikçi ve biri matematikçi üç meslektaşını kaçırır. Her birini ayrı bir hücreye hapseder. Her hücrede kibrit, su ve konserve yiyecekler vardır, fakat konserve açacağı yoktur. Bir ay sonra deneyinin sonucunu öğrenmek için meslektaşlarını ziyaret ettiğinde, mühendisin hücresini boş bulur. Mühendis gizlice hücreye soktuğu “Swiss-Army’ çakısı ile konserve kutularından alüminyum kırıntıları kazımış. Daha sonra bunları kibritlerin uç kısımlarındaki ecza ile karıştırarak yaptığı patlayıcı ile hücre duvarını havaya uçurmuş ve böylece kaçmayı başarmıştır. Çok bilgiç 2. hücreye baktığında ise, fizikçiyi neşe içinde konserve bamya yerken bulur. Konservelerin belli bir açı ile duvara atıldıklarında açıldıklarını keşfeden fızıkçi hem iyi bir hentbolcu olmuş, hemde yeni bir Quantum Teorisi geliştirmiştir. Son hücreye baktığında, Çokbilgiç hücrenin bir köşesinde matematikçi dostunun cansız bedenini görür. Duvarlardan birinde ise şöyle yazmaktadır:
TEOREM: KONSERVELERİ AÇAMAZSAM ÖLECEĞİM.
İSPAT: FARZEDELİM Kİ BEN ÖLDÜM.
www.muhsinyaziic.com

2 Kere 2

2 Kere 2

Dünyanın en büyük zekalarının oluşturduğu bir topluluğa şu soru sorulur:
“2*2 nedir?’
Mühendis iyice eskimiş sürgülü hesap cetvelini çıkarır, şöyle bir sallar ve sonuçta:
“3.99′ diye ilan eder.
Fizikçi teknik notlarını karıştırır, problemi bilgisayarında kurar ve:
“yanıt 3.98 ile 4.02 arasındadır’ der.
Matematikçi dünyadan uzak, bir süre huşu içinde düşüncelere dalar, sonra da:
“yanıtın ne olduğunu bilmiyorum ama bir yanıtın varlığını kesinlikle söyleyebilirim’ der.
Filozof:
“Evet ama, 2*2 ile ne demek istiyorsunuz?’
Mantıkçı:
“Lütfen 2*2’yi daha detaylı tanımlayınız.’
Muhasebeci, bütün kapı ve pencereleri kapatıp, dikkatlice çevresini kolaçan ettikten sonra:
‘SİZ yanıtın ne olmasını isterdiniz?’ diye sorar.
www.muhsinyaziic.com

Sandıkların Sayısı

Sandıkların Sayısı

Bir matematik dersi sırasında okutman aniden duraksayıp önündeki masaya bir süre dikkatle bakar. Sonra öğrencilerine dönüp 6 küme kâğıt getirdiğini sandığını fakat ne şekilde sayarsa saysın masada sadece 5 küme olduğunu söyler. Bir süre daha sessiz kalıp sonra da şu hikâyeyi anlatır:
‘“Gençken Polonya’da büyük matematikçi Waclaw Sierpinski ile tanışmıştım. O zamanlarda bile oldukça yaşlı ve unutkandı. Bir seferinde herhangi bir nedenle yeni bir eve taşınmaları gerekmişti. Karısı matematikçinin hafızasına fazla güvenmediği için, bütün eşyaları ile birlikte sokağa çıktıklarında şöyle demiş:
– Şimdi ben taksi çağırmaya gideceğim, bu arada sen de 10 sandığımızın başında bekle. Karışı gitmiş ve matematikçiyi hafifçe dalmış, kendi kendine mırıldanır halde bırakmış. Birkaç dakika sonra karısı taksiyle birlikte döndüğünde, Bay Sierpinski (belki de gözünde küçük bir pırıldamayla) demiş ki:
– On sandığımız olduğunu söylemiştin amaa ben sadece 9 tane saydım.
– Hayır, ON tane var!
– Hayır, say bak: 0,1,2,…
www.muhsinyaziic.com 

Profesör

Profesör

Adamın biri balona binmiş ve uçarken yolunu kaybedip bilmediği bir yerde bir çayıra doğru sürüklenmiş. Balonun aşağıda çok yaklaştığı bir sırada aşağıda birini görmüş ve sormuş:
– Kayboldum, nerede olduğu söyleyebilir misiniz?
– Bir çayırın üzerinde uçmakta olan bir balonun içinde şu kadar yüksektesin!
Balondaki şahıs bu cevap üzerine:
– Siz profesör olmalısınız.
– Evet, nereden anladınız?
– Söylediğiniz her şey %100 doğru fakat verdiğiniz bilgiler hiç bir işe yaramıyor.
Bunun üzerine aşağıdaki adam, yukarıya seslenir:
– Siz de işadamı olmalısınız.
– Evet, siz bunu nereden anladınız?
– Birincisi, kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi, nereye gitmek istediğinizi, amacınızı bilmiyorum ve tamamen kaybolmuş durumdasınız, buna rağmen size yardımcı olmamı bekliyorsunuz. İkinci olarak da, benimle karşılaşmadan önce hangi durum ve pozisyonda idiyseniz şimdi de aynı yerdesiniz buna rağmen beni suçluyorsunuz.
www.muhsinyaziic.com

Araba tamiri

Araba tamiri

Bir hafta sonu, bir makine mühendisi, bir elektronik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi üç arkadaş arabayla, dağ evine pikniğe gitmek isterler. Giderlerken ıssız bir yerde arabaları bozulur. Hepsi de bunun nedeni hakkında kendi meslekii tecrübelerini de katarak yorum yapmaya başlarlar.
Makine mühendisi:
-Bunun mutlaka mekanik bir arızası vardıır. der.
Elektronik mühendisi:
– Yok yok bunun ateşlemesinde bir problem var, bujilerini temizleyelim. der.
Bilgisayar mühendisi ise şöyle konuşur:
-Çıkıp bidaha girelim belki düzelir !!!
www.muhsinyaziic.com 

Tez Danışmanı

Tez Danışmanı

Bay Tilki bir gün ormanda dolaşırken Bay Tavşan’a rastladı. Bay Tavşan bir şeyler yazmakla meşguldü.
– Kolay gelsin, Bay Tavşan. Ne yazıyorsuunuz?
– Doktora tezimin 1. bölümünü yazıyorum..
– 1. bölümde teziniz ne?
– Tavşanlar tilkileri nasıl parçalar? – Yapmayın! Bu hiç de doğru değil. Bu biir bilim adamına yakışmayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kökten yanlış.
– Yaa..! Öyle mi? dedi Bay Tavşan, ‘Pekii, gel de deneysel kanıtı gör öyleyse.’
Bay Tavşan önde Bay Tilki arkada çalılığın arkasına doğru ilerlediler. Bir süre sonra Bay Tavşan yüzünde gülümsemeyle çalılıktan çıkıp geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Bir zaman geçti. Bay Kurt’un yolu Bay Tavşan’ın bulunduğu yere düştü. Bay Kurt sordu:
– Kolay gelsin, Bay Tavşan. Ne yazıyorsuunuz?
– Doktora tezimin 2. bölümünü yazıyorum..
– 2. bölümde teziniz ne?
– Tavşanlar kurtları nasıl parçalar? – Yapmayın! Bu doğru değil. Bu bir bilim adamına yakışmayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kökten yanlış.
– Yaa..! dedi Bay Tavşan,’Gel de sana deeneysel kanıt göstereyim.’
Bay Tavşan öönde Bay Kurt arkada çalılığın arkasına doğru ilerlediler. Bir süre sonra Bay Tavşan yüzünde gülümsemeyle çalılıktan çıkıp geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Biz de neler olduğunu merak ettik, tabii. Çalılığın arkasına dolanıp baktık ki Majesteleri Aslan, Ormanın Kralı, haşmetle oturuyor ve etrafında parçalanmış kurt ve tilki.
Kıssadan Hisse:
Tezinizin ne olduğu hiç önemli değildir; önemli olan tez danışmanınızın kim olduğudur.
www.muhsinyaziic.com

Temel Konferansta

Temel Konferansta

Bir gün bütün ülkelerin bilim adamlarının davet edildiği bir uzay konferansı için Türkiye’den de bir bilim adamının da yollanması için davetiye gönderilmiş. Düşünmüşler düşünmüşler kimi yollayalım diye. En sonunda Temeli göndermeye karar vermişler. Temel konferansa gitmiş. Konferans başlamış:Rus bilim adamı hemen ilk uzaya biz gittik diye böbürlenmiş, Amerikalı bilim adamı aya ilk ayak basan biziz diye böbürlenmiş sırayla tüm ülkelerin bilim adamları konuşmuş.Bir ara Amerikalı bilim adamı Temele dönmüş siz ne yaptınız ne çalışmalarınız var diye sormuş, salonda derin bir sessizlik olmuş ve bütün başlar Temele çevrilmiş. Temel şöyle bir etrafına bakmış ayağa kalmış ve göğsünü kabartarak:-“Biz Güneşe gidecağüz” demiş. Birden bir uğultu ve kıpırdanmalar başlamış ve hemen Rus sormuş ama mümkün değil henüz güneşe erimeden ulaşacak bir uzaygemisi yapılmadı demiş. Temel yine göğsünü kabartarak biz onu da düşündük akşam serinluğunda gidecağuz demiş.www.muhsinyaziic.com 

Sağır oldu

Sağır oldu

Bir bilim adamı çekirgeler üzerine araştırma yapıyormuş.Çekirgenin birinci ayağını koparmış.Çekirgeye zıpla demiş. Çekirge zıplamış.Raporunda çekirgenin birinci ayağını kopardım, çekirgeye zıpla dedim zıpladı diye yazmış.

Çekirgenin ikinci ve üçüncü ayağını koparmış. Çekirgeye zıpla demiş, çekirge yine zıplamış.Raporunda çekirgenin ikinci ve üçüncü ayağını kopardım, çekirge yine zıpladı diye yazmış.Bilim adamı çekirgenin dördüncü ayağını da koparmış. Çekirgeye zıpla demiş, çekirge zıplamamış.Raporuna: Çekirgenin dördüncü ayağını kopardım. Çekirgeye zıpla dedim.Sonuç:-“Çekirge sağır oldu.”www.muhsinyaziic.com

Varsayım Teorisi

Varsayım Teorisi

Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir matematikçi yanlarında sadece bir kutu konserve ile çölün ortasında kalırlar. Bir kutu konserveleri vardır olmasına ama, bu konserveyi açacak bir aletleri yoktur. Fizikçi evirir, çevirir, ama fizik bilgisi ile kutuyu açamaz ve kimyacıya devreder. Kimyacı da düşünür, uğraşır, nihayetinde son çare olarak matematikçiye verir. Matematikçi uzun uzun konserve kutusuna bakar ve şöyle der: -“varsayalım açık”www.muhsinyaziic.com