Muhsin Yazıcı

Kategori -Bir eğitimci olarak diyorum ki

Eğitimci olarak diyorum ki:

Eğitimci olarak diyorum ki:

Çocuklarımız/öğrencilerimiz hata yaptığında genellikle anne/babalar-öğretmenler onları cezalandırma eğilimine girerler. Bu şekilde davranarak yaşamları boyunca karşılaşacakları bir şey ile başa çıkmayı öğretmen olanağını kaçırırız.

Bir kere hata yapıldığında geri çevrilmeyeceğini bilmeliyiz. Bu hatalardan ders alabiliriz ve çocuklarınızın hatalarını düzeltebiliriz. Buna karşın “ders alma” ve “düzeltme” işlemleri o kadar değerli olabilir ki, durum ve ilişkiler hata nedeniyle daha da iyi olabilir. Fakat hatadan alınabilecek ders yerine hataya odakladığımızda çocuk/öğrenci-anne/baba ve öğretmenler olarak öğrenme ve gelişme olanağını kaçırırız.

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Genellikle çocuklara nasihat verilir, nutuklar atılır ama onların ne düşündükleri çok az sorulur. Çocuklarınıza/öğrencilerinize düşüncelerini sorunuz. Eğer onların düşüncelerini önemserseniz çocuklarınızın/öğrencilerinizin kendilerine olan güvenleri artar ve ayrıca bu süreçte onlardan çok şeyler öğrenebilirsiniz. Çocuklarınızın da size yeni deneyimler kazandırabileceğini asla unutmayınız.

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Değerli anne-babalar, çocuklarınıza, tıpkı bir kanaryayı ya da muhabbet kuşunu tutar gibi davranınız. Bilindiği gibi, bu kuşları çok gevşek tutarsanız onları elinizden kaçırabilir, çok sıkı tutarsanız zarar verebilirsiniz.

Çocuklar da aynı şekilde aşırı serbest ya da aşırı baskılı ortamlardan olumsuz yönde etkilenir.

www.muhsinyazici.com

Bir eğitimci olarak diyorum ki;

Bir eğitimci olarak diyorum ki;

Öğretmen her şeyi bilmek zorunda mı?

Bilmiyorsa nasıl davranmalı?

İlkokuldayken öğretmene, su yüz derecede buhar olduğuna göre bulutların ısısının yüz dereceden yüksek olması gerekir, öyle değil mi? diye sormuştum.
Öğretmen:
– “Sırası gelince hepsini anlatacağım. Şimdi sus otur yerine”, dedi.
Öğretmen aslında sorunun yanıtını bilmiyordu. Ben tabii yutmadım. Her derste sormaya başladım.
– “Peki, sonra ne oldu?”
– “Bilgisizliğini yutmadığım için o yıl bütünlemeye bıraktı beni…”

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Öğretmen ve öğrenci gerçeği

Gösterdim, gördü anlamına gelmez.

Söyledim, duydu anlamına gelmez.

Duydu, doğru anladı anlamına gelmez.

Anladı, hak verdi anlamına gelmez.

Hak verdi, inandı anlamına gelmez.

İnandı, uyguladı anlamına gelmez.

Uyguladı, sürdürecek anlamına gelmez.

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

‘Niçin?’ ve ‘neden?’ sorularının yanıtlarını aramayı alışkanlık edinebilen insanlara büyük hazinelerin gelecekteki kâşifleri gözü ile bakabiliriz. Bu soruların yanıtları bulunduğu gün, her şey halledilmiş, talihin yüzü gülmüş, devlet kuşu başlarına konmuş olur.

Fakat bu büyük vaatlerle dolu küçücük sorular karşısında: ‘Ben bilmem’ diyerek dudak büken ve ümitsizce kollarını iki yanına sarkıtan bir insan artık düzelemez. O bütün ömrünce halinden, vaktinden ve talihinden şikayet etmeyi kendisine meslek edinecektir.

Ve O bütün ömrünce talihin gelip kapısını çalmasını ve yüzüne gülmesini bekleyecektir.

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Merak sahibi olan her insan, her gün yeni bir ‘niçin?’ ve ‘neden?’ sorularına yanıt arayacaktır.

‘Allah ne yazdı ise o olur!…’ sözüne kendinizi kaptırmayınız. Yazgı sizin istek ve çabalarınıza göre yazılıyor. Keşfediniz, bulunuz.

Böyle olursanız talihlisiniz demektir. Talih bu gibi insanların girişimlerine yardım eder.

Saadet ve başarı talihe bağlıdır.

Fakat talihi yaratan da insanın ta kendisidir.

‘Niçin?’ ve ‘neden?’lerin peşinde koşanlar talihlerine her zaman kavuşurlar..

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Çocuklarımızdaki/öğrencilerimizdeki merak ve araştırma duygusunu öldürmeyelim.

Edison doğru dürüst bir okula bile gitmemiştir. Gerçi bir okula gitmişti, fakat öğretmeni çocuğu, derslerini anlamayacak kadar kalın kafalı damgası ile evine geri göndermişti.

Kalın kafalı damgası vurulan bu genç adam, önce telgrafı icat etti ve 40 bin dolara sattı. Sonra ampulü buldu.

Edison bütün yaşamını bilimsel deneyler yaptığı odasında, doğa olaylarının ‘niçin’ini bulmakla, araştırmakla geçirmişti.

Edison belki de doğru olarak, birçoklarının dediği gibi talihin çocuğudur. Fakat, talih kuşu ona körü körüne konmadı, kuşu çağıran kendisi oldu.

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Çocuklarımızdaki merak ve araştırma duygusunu öldürmeyelim.

James Waltt meraklı bir çocuktu.

Bir gün teyzesi mutfakta çay kaynatıyordu. Küçük James, çaydanlığın karşısında derin derin düşünmeye başladı.

Arada sırada eliyle çaydanlığın kapağını bastırarak, buharın kuvvetini anlamaya çalışıyordu. Teyzesi onun bu haline çok kızmıştı, teyze tanım çok haksızrı! Fakat zavallı teyzecik ne bilsin ki, çaydanlık karşısındaki bu düşünüş, dünyada bir dönüm noktası olan bir kuvveti bulacaktır!…

Ve çok geçmeden buhar kuvveti dünyanın gidişini değiştirerek ortaya çıktı.

Buhar kuvvetini James Watt’ın meraklılığına borçluyuz

www.muhsinyazici.com

Eğitimci olarak diyorum ki;

Eğitimci olarak diyorum ki;

Dogmatik fikirlere maruz kalan kuşakların sorgulama yeteneği zamanla körelir; sorgulamaktan ve değiştirme gücünden vazgeçmiş insan yığınları yaratmak çürümüş düzenin bir avuç azınlık lehine sürmesinde en büyük desteği sağlar..

www.muhsinyazici.com

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.