Muhsin Yazıcı

Kategori -Bizden hatırlatması

Rus Ayısı, ABD Kel Kartalı ve İngiliz Aslanı ile yatağa girmek

Lozan görüşmeleri sırasında İngiliz delegasyon başkanı Lord Curzon’un İsmet Paşa’ya,

-“Tüm isteklerimizi reddettiniz, hepsini cebime koydum. Ülkeniz yanmış yıkılmış, toparlanmanız için paraya gereksiniminiz var. Yarın para diye bize geleceksiniz. O zaman cebime koyduğum isteklerimizi bir bir çıkarıp size kabul ettireceğiz” dediği bilinir.

İsmet Paşa’nın yanıtı da ilgi çekicidir.

-“Eğer gelirsek yaparsınız”

İsmet İnönü sonraki yıllarda,

-“Büyük devletlerle dostluk ayı ile yatağa girmektir. Bu dostluklar sırasında bu sözleri hiç unutmadım” demişti.

Yarı cahillik, cahillikten daha kötü

Eskiden, cahil bilmediğini bilir ve ölçüleri içinde tartışırdı. Son dönemde ise bilmediği halde, inatla kanaatlerinin gerçek olduğunu iddia eden bir yarı cahil nesil yetişti.

Bir Türk yazar, Rus arkadaşına sormuş: Sizde kime entelektüel denir?

Aldığı yanıt, “Sizde entelektüel olarak görülen birinin dedesi de entelektüel ise, biz ona entelektüel deriz” olmuş.

Bu hikaye, bende o zamana kadar hiç aklıma gelmeyen bir çağrışım yarattı. Demek ki, toplumsal değişim çok yavaş oluyor. Devamı…

Türkiye’nin “öfke” haritası açıklandı

Türkiye’yi ayağa kaldıran Emine Bulut cinayeti ile bir kez daha gündeme gelen şiddet ve şiddete neden olan etmenler, akademik bir çalışmanın konusu oldu.

Davranışı ifade eden ve “Öfke-Düşmanlık-Saldırganlık” şeklinde açıklanan hostiliteye ilişkin analizin çarpıcı sonuçları dikkat çekti. Türkiye’nin ruh sağlığı haritasına bakıldığında hostilite ortalaması 14.4 puan. Hostilitesi en yüksek bölge Güneydoğu Anadolu bölgesi olurken; en düşük bölge ise Trakya ve Orta Karadeniz bölgesi oldu. Devamı…

Bizden hatırlatması

Türkiye’den mehter bölüğü Tokyo’ya gelmiş.

Heyet başı Japonya’ya hayran kalmış, çevresine demiş ki;

-“Burada İslamiyetin bütün değerleri var. Temizlik var, dürüstlük var, çalışmak var. Bunları Müslüman yapalım…”

Heyetten bir kişi şu karşılığı vermiş:

-“Bunları Müslüman yapıncaya kadar, biz temizliği, dürüstlüğü alsak olmaz mı?”

Hemen gereken yapılmış, bu sözü söyleyen heyetten çıkarılmış.

Acı ama gerçek..!

Bu ay 35 şehitimiz oldu.

Bir tek şehit için bile ilan vermeyen kurum ve şirketler Mursi için şehit ilanları vermişler.

Her ölüm önemlidir, küçümsemem, ölene saygısızlığı kabul etmem ama güzel kardeşim, bu ülkenin gencecik evlatlarının, şehitlerinin de bir önemi, değeri yok mu?

Evlilik erkeklerin ömrünü uzatırken kadınlarınkini kısaltıyor

İngiltere’de yapılan bir araştırma, evliliğin erkeklerin ömrünü uzatırken, kadınların yaşamını kısalttığını ortaya koydu.

London School of Economics’te görev yapan davranış bilimleri uzmanı Paul Dolan’ın son araştırmasına göre, en mutlu ve en uzun yaşayan grubun “bekar ve çocuksuz kadınların” olduğu tespit edildi.

Dolan, ‘Sonsuza Kadar Mutlu: Mükemmel Yaşam Efsanelerinden Kurtulmak’ adındaki kitabında, “Erkekseniz size evlenmenizi tavsiye ederim, ama kadınları için aynı şeyi söyleyemem” ifadelerini kullanıyor. Devamı…

Yalan propaganda çarkı dönmeye başladı

Peygamberimiz vefat ettiğinde din elde gitmemiş

Hz Ebu Bekir

Hz Ömer

Hz Osman

Hz Ali vefat ettiğinde din elden gitmemiş

Yüzbinlerce sahabe vefat etmiş din elden gitmemiş

Haçlı seferleri olmuş din elden gitmemiş

Fatih Sultan Mehmet ölmüş din elden gitmemiş.

İddia şu;

AKP İstanbul’u kazanamazsa din elden gidecekmiş.

Okyanusbilimi Uzmanı Profesör Cemal Saydam: “Kanal İstanbul Projesini Rafa Kaldırın Demiyorum, Unutun Diyorum”

Okyanusbilimi uzmanı Prof.Dr. Cemal Saydam, hükümetin çılgın projelerinden ‘Kanal İstanbul’u masaya yatırdı. Dünyada sadece İstanbul boğazlarında görülen özellikleri sıralayan Saydam, “Projeyi rafa kaldırın demiyorum, unutun diyorum” diye sesleniyor. Saydam’ın bilimsel analizlerini okurken çok şey öğreneceksiniz..


Kanal İstanbul ile ilgili olarak benden görüş soranlara öncelikle ben bir soru yöneltiyorum.
Diyelim ki İstanbul Boğazı’nda, Arnavutköy’de bir yere oturdunuz ve Boğaz’ın o eşsiz manzarasını seyrediyorsunuz. Derler ya “Denize bakarken bir şey düşünmezsiniz” diye. İşte o anlardan biridir gözleriniz önünde oluşan ve alır sizi götürür başka diyarlara. Devamı…

Gönüllü kölelik üzerine söylev

Zavallı sefil insanlar, akılsız halklar, başlarına gelen kötülüklere karşı inatla duyarsız kalan, karşılarına çıkan iyilikleri göremeyecek kadar kör uluslar!

Alın terinizin ürünü en değerli zenginliklerinizin göz göre göre elinizden alınmasına, tarlalarınızın yağmalanmasına, evlerinizden ata mirası değerli eşyaların soyulup çalınmasına seyirci kalırsınız! Devamı…

Bilinsin istedik

Türkiye kendini geri bırakmak üzere dizayn edilmiş bir devlettir.

Türk sisteminde kişiler, kurumlardan güçlüdürler. Kişisel çıkarlar, kamu yararına kıyasla, önce gelir.

Amerikalı yatırımcı Warren Buffet’in bir sözü vardı:

“Amerika, refah düzeyini, hukuk, piyasa ekonomisi ve liyakate verdiği öneme borçludur.”

Bu sözü ters çevirerek Türkiye’nin durumu özetlenebilir:

“Türkiye, gerilik düzeyini hukuksuzluğuna, merkezden emirle yönetilen ekonomisine ve liyakate önem vermemesine borçludur.”

İnsanlığın yükselen sesi

İnsanlığın yükselen sesi, bu kez Yeni Zelanda’dan geldi.
Başbakan Jacinda Ardern, yaşanan terör felaketinin ardından felaketin masum kurbanlarına koştu.
İki camiye giren terörist silahlarıyla 50 Müslüman’ı öldürmüş, daha çoğunu yaralamıştı.


Kadın başbakan, başını örttü, ölenlerin evlerine koştu, yakınlarına sarıldı, dertlerinin ortağı oldu. İlk meclis toplantısında da Kuran okuttu.
İnsanlığın yükselen sesini bu kez Yeni Zelanda’dan duyduk.  Devamı…

Prof. Dr. Murat Erdoğan Yeni bir nefret kültürünün içindeyiz

Prof. Dr. Murat Erdoğan, Yeni Zelanda’da iki ayrı camiye düzenlenen ve 49 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının dünyada aşırı sağın yükselişi ile bağlantılı olduğunu söylerken görüntülerin internette yayımlanmasıyla korku ve dehşet etkisinin artırılmasının amaçlandığını belirtti.

Türk-Alman Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Erdoğan, saldırıyı Cumhuriyet’e değerlendirdi. Motivasyona, hazırlığa, kullanılan silahlara, silah üzerindeki yazılara dikkat çeken Erdoğan, “Apaçık bir İslamofobik saldırı, daha netini dünya hiç görmedi. Devamı…

Ben yaptım oldu anlayışı sürüyor

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Lise sona geliyor, ‘Neyi seçsem’ diye düşünebiliyor. Bunu yeniden yapılandırmamız lazım. Hemen önümüzdeki yıl, 9’uncu sınıflardan itibaren bu başlayacak. Bununla ilgili modelimizi de yaklaşık bir ay içinde Türkiye ile paylaşmış olacağız.”

Sayın bakanım, taslağı tartışmaya açıyoruz demeniz gerekmiyor muydu?

Bundan önceki eğitim reformları da “biz yaptık oldu” idi.

Fark ne?

Önerileri alıp taslak oluşturabilirsiniz.

Tartışmaya açmak başka bir şey…

Yaşar Kemal’in emekçilere sesleniş konuşmasından..

Memleket uçurumun ucunda. Bütün kötülüklerin başı, zenginlerin gittikçe zenginleşmesi, fukaraların gittikçe fukaralaşmasıdır. Bunu da yapan işte rey verip de (…) getirdiğin zenginlerin partisidir.

Onlar binlerce dönüm toprağa sahip, senin bir mezarlık toprağın da yok. Onların kat kat apartmanları var, sen derme çatma bir kulübeyi bile bulamazsın. Onlar kuş tüyü yatakta yatarlar, sen kuru yeri bile bulamazsın. Devamı…

Gördüm dediğini göreceksin, duydum dediğini duyacaksın!

François Georgeon’un Osmanlı-Türk Modernleşmesi adlı kitabında, Ahmet Ağaoğlu’ndan yapılan ilginç bir alıntı. Tektaş Ağaoğlu’nun dedesi, Demokrat Parti döneminde bakanlık yapan yazar Samet Ağaoğlu’nun babası olan Ahmet Ağaoğlu Cumhuriyetin kuruluşunda görev almış, Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapmış önemli bir aydın, yazar ve siyasetçi idi. 1927’de İstanbul’da yayımlanmış ve Doğu’da toplum ile devleti tahlil ettiği Üç Medeniyet adlı kitabında şu hikâyeyi anlatıyor: Devamı…

İşte siz! Yok ediyorsunuz…

Benim derdim tek tek insanlar değil, benim derdim yaşadığımız dünyada insanı atom parçalarına ayıran mevcut sistemlerin ta kendisi.

Çoğu insan mevcut sisteme bir çift laf edemezken kendiyle aynı yaşamı paylaşan insana demediği laf kalmıyor.

Kendine yabancılaşan insan herkese kuşku ve öfkeyle bakar, kini ve öfkesini ezen ve sömüren yerine yine yoksul, emekçi halka kusar… Devamı…

Bizden hatırlatması

Amazon, Google ve Volkswagen’nin YILLIK ARGE harcaması: 55 Milyar Dolar.

Bu 3 şirketin Araştırmaya 3 yıl boyunca harcadığı para: Türkiye’nin tüm halka açık şirketlerini satın alır…

Bizde AR-GE kültürü, bilinci yok. Biz sadece al – satla meşgulüz. Biraz da yol – tünel yaparız o kadar.

 

WordPress sürümünü güncellemeniz ve SLL güvenlik hatalarını gidermeniz gerekiyor.