Muhsin Yazıcı

Kategori -Çinli Fıkraları

Fil Ödevi

 Fil Ödevi

Her milletten ögrencilere hayvanlarla ilgili ödev vermisler ve Filler üzerine istediginiz sekilde bir seyler yazin demisler.

Herkes birsey yazmis… 
Fransizlar: Fillerde cinsel yasam, 

Çinliler: Fil pisirmenin bin yolu, 
Etiyoplalilar: Bir fille bin kisi nasil doyar, 
Ingilizler: Safaride fil avlama teknikleri, 
Almanlar: Filler ve fillerin Alman dil ve kültürüne etkileri, 
Iranlilar: Disi filler çarsafa nasil sokulur, 
Amerikalilar: Daha büyük ve görkemli fil nasil yetistirilir, 
Japonlar: Daha küçük ve daha ucuz fil nasil yetistirilir, 
Yahudiler: Filler en pahali ve en karli nasil satilir, 
Brezilyalilar: Fillerle karnavalda samba yapma metodlari, 
Ve Türkler: Ne olacak bu fillerin hali…

www.muhsinyazici.com

Çinli Ile Steven Spielberg

Çinli Ile Steven Spielberg

Çinli bir bara girer ve orada Steven Spielberg’i görür onun bir hayranı olduğu için yanına koşar ve imzalı bir fotograf ister. Spielberg beklenmedik bir sekilde Çinli’yi tokatlar şaşkın Çin’li sorar: 
– “Neden böyle yaptınız?” 
– Spielberg:

– “Siz II. Dünya Savaşında bizim Pearl Harbour limanını bombaladınız”

Çin’li daha da şaşkın: 
– “Ama onlar Japonlardı, ben ise Çin’liyim.!..”

Spielberg:

-” Çin’li, Japon, Koreli, Vietnamlı, hepsi aynı bok”

Bunun üzerine Çin’li de Spielberg’e bir tokat atar.

Bu defa şaşkın Spielberg sorar:

“Peki sen beni niye tokatladın?” 
– Çin’li:

-“Siz de Titanic’i batırdınız, Titanik’deki yolcular arasında benim atalarım vardı” 
-Spielberg:

-“Manyak mısın, Titanik’i batıran bir ‘Aysberg’di” 
-Çin’li:

-“Aysberg, Spielberg, Carlsberg, hepsi aynı bok”

www.muhsinyazici.com

Al Onu

Al Onu

Bir gün trende Nam-ı Kemal, Çinli ve Japon bir araya gelip hünerlerini ortaya koymaya karar verirler.
Japon
-Ben bu zarfa sevgilimin baş harfini yazdığımda herkes anama gittiğini anlar demiş.
Çinli
-Ben bu zarfa evimin nosunun son rakamını yazsam anama gittiğini anlar demiş.
Bunun üzerine Nam-ı Kemal.
-O bir şey mi ben bu zarfı kime göstersem anama gittiğini anlar demiş.
Herkes şaşırmış ve yapmasını istemiş.
Nam-ı Kemal de zarfı ”nah” işareti yaparak karşı vagondaki birine göstermiş.
Adamda Nam-ı Kemal dönüp;
-Al onu anana gönder

Oflu İle Çinli

Oflu İle Çinli

Çinli’nin biri of’da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle

– “İçinizde bana yan bakan delikanlı var mı?” diye sorar, tabi bizim sazan Temel,

– “Ben varım” diye atlar.

İkisi beraber dışarıya çıkar, aradan beş dakika geçer ve Temel gözü morarmış bir halde kahveden içeri girer, hemen ardından giren Çinli‘de kasıla kasıla temeli göstererek

– “Ona Yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der,  

Ertesi gün Çinli yine kahveye gelir, herkese meydan okur, Temel tekrar kalkar, dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırılmış diğer gözü morarmış bir vaziyette içeri girer.

Arkasından içeri giren Çinli yine Temeli göstererek

– Bu kez ona Ejderin yumruğu tekniğiyle vurdum der’

Üçüncü gün Çinlinin restini yine Temel görür, ikisi beraber dışarı çıkarlar, herkes Temeli beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girer.

Hemen arkasından kasıla kasıla kahveye giren Temel, eliyle Çinliyi işaret ederek

– Ona Toyota’nın krikosuyla vurdum’ der !…

Yanlış adam

Yanlış adam

Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paraları ile aldıkları şarabı sırayla içerek Kansas caddelerinde ilerlerken bir tabelaya rastlarlar:

Eleman Aranıyor.  

Zenci, tabelayı görünce heyecanlanır ve işe talip olmak üzere derhal dükkâna girer. Dükkândaki adam, kendisine iş soran zenciye aşağılayıcı bir bakış fırlatır ve onu dükkândan çıkartırken:

– “Biz burada zencileri istemiyoruz!” diye bağırır.

Zenci dostunun başarısız olması üzerine bu kez Çinli şansını denemeye karar verir.

Ancak sonuç hemen hemen aynıdır:

-“Sarılara iş yok, defol!”

Son olarak bizim Temel girer dükkâna. Dükkân sahibi Temeli görünce gülümser ve:

-“Tamam dostum, yarın saat yedide gel ve işe başla.” diyerek Temel’in omzunu sıvazlar.

Üç arkadaş, sevinç içinde evlerine dönerler.

Temel, sabah uyanmakta güçlük çekeceği için Çinliden kendisini uyandırmasını rica eder ve heyecanla uykuya dalar.

Zenci ve Çinli, ırkçı dükkân sahibine bir oyun oynamaya karar verirler ve Temel uyurken, yüzünü kömürle simsiyah yaparlar!

Ertesi sabah Çinli, Temeli tam zamanında uyandırır ve işe yollar.

Dükkân sahibi karsısındaki siyah suratlı adamı görünce öfkeyle bağırır:

-“Defol buradan! Sana daha dün söyledim zencilere iş yok diye!”

Üzüntüyle dükkândan ayrılan Temel, rastladığı bir aynada kendini görünce şaşırır ve şöyle der:

-“Uyyyy! Aptal Çinli, yanlus adamı uyandırmuş daaa!”

Toyota takozu

Toyota takozu

Bir gün bir Çinli kahveye girmiş.

Demiş ki:

— Var mı benle dövüşecek.

Temel

— Var demiş;dışarıya çıkmışlar Çinli dayak yemiş geliyor.Kahvedekiler şaşırmış.

— Nasıl dövdün demişler.

Temel;

— Çok kolay oldu Toyota’nın takozuyla!

Çinli bayan

Çinli bayan

Bir İngiliz bir Çinli bayan ile evlenir ve Londra’ya yerleşir.

Çinli kadın İngilizce konusunda oldukça zayıftır. Tarzan’ca da olsa eşi ile anlaşabilmektedir.

Sorun kadın alışverişe yalnız çıktığında ayyuka çıkmaktadır. Yine bir gün bayan kasaba domuz butu almaya gider.

Ama bir türlü derdini anlatamaz en sonunda eteğini sıyırarak kendi poposunu gösterir ve kasap bayanın ne anlatmak istediğini kavrayarak bayana istediğini verir.

Ertesi gün bu kez kasaba tavukgöğsü almaya gider ve bu kez de gömleğinin düğmelerini açarak göğüslerini gösterir ve istediğini alır.

Üçüncü gün bu Çin’li bayan sosis almak ister ve yanına kocasını alarak kasaba gider…

Ne mi olur?…

Aşağıya bakın: .. .. ..

Yanlış adam

Yanlış adam

Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paraları ile aldıkları şarabı sırayla içerek Kansas caddelerinde ilerlerken bir tabelaya rastlarlar:

Eleman Aranıyor.  

Zenci, tabelayı görünce heyecanlanır ve işe talip olmak üzere derhal dükkâna girer.

Dükkândaki adam, kendisine iş soran zenciye aşağılayıcı bir bakış fırlatır ve onu dükkândan çıkartırken:

– “Biz burada zencileri istemiyoruz!” diye bağırır.

Zenci dostunun başarısız olması üzerine bu kez Çinli şansını denemeye karar verir.

Ancak sonuç hemen hemen aynıdır:

-“Sarılara iş yok, defol!”

Son olarak bizim Temel girer dükkâna. Dükkân sahibi Temeli görünce gülümser ve:

-“Tamam dostum, yarın saat yedide gel ve işe başla.” diyerek Temel’in omzunu sıvazlar.

Üç arkadaş, sevinç içinde evlerine dönerler.

Temel, sabah uyanmakta güçlük çekeceği için Çinliden kendisini uyandırmasını rica eder ve heyecanla uykuya dalar.

Zenci ve Çinli, ırkçı dükkân sahibine bir oyun oynamaya karar verirler ve Temel uyurken, yüzünü kömürle simsiyah yaparlar!

Ertesi sabah Çinli, Temeli tam zamanında uyandırır ve işe yollar.

Dükkân sahibi karsısındaki siyah suratlı adamı görünce öfkeyle bağırır:

-“Defol buradan! Sana daha dün söyledim zencilere iş yok diye!”

Üzüntüyle dükkândan ayrılan Temel, rastladığı bir aynada kendini görünce şaşırır ve şöyle der:

-“Uyyyy! Aptal Çinli, yanlus adamı uyandırmuş daaa!”

Çinli misin?

Çinli misin?

Adamın biri yılbaşına bir bara girir, gecenin geç saatlerine doğru sürekli yanında dikilip duran Çinli adamın omzuna dokunup:

– “Kung-fu, karate, ju-jitsu gibi dövüş sanatlarını biliyor musun?” diye sorar.

-“Kavgadan anlamam” dedi,

-“Çinli olduğum için bunları bana soruyorsun değil mi?” diye de bozuk attı.

-“Yok” der adam:

– “Deminden beri benim biramı içip duruyorsun, ‘Bas git şuradan kimden otlanırsan otlan çekik gözlü serseri!’ diye şarlayacağım da gerekirse seni rahatlıkla dövebileceğimden emin olmak için sormuştum..!”

www.muhsinyazici.com